SORULAR VE CEVAPLARLA DİYABET VE YAŞAM

  • 0 yorum
  • 1075 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 658
    • Diyabet Rehberim
SORULAR VE CEVAPLARLA DİYABET VE YAŞAM
« : 18 Mart 2018, 04:16:28 »


Ayak bakımı dışında kişisel olarak başka hangi bakımlara
ihtiyaç vardır?


Kan şekeri kontrolü ve genel sağlık açısından diş bakımı da önemlidir. Diş
sağlığı bozuk kişilerin kan şekerini kontrol etmek zordur. Ayrıca düzenli uyku
uyumak diyabetli bireyler için önemlidir. Düzensiz uyku hem sağlığı hem de
kan şekeri kontrolünü olumsuz yönde etkiler.

Adet döneminde kan şekeri düzeyinde bir sıkıntı olur mu?
İnsülin dozlarını nasıl ayarlamak gerekir?


Bazı Tip 1 diyabetli geç kızlarda, adet dönemlerinde değişen hormon
(östrojen ve progesteron) düzeylerine göre insülin ihtiyacında ve buna
bağlı olarak kan şekeri değerlerinde değişiklik gözlenebilir. Özellikle adet
kanamasından 2-3 gün öncesi kan şekeri değerlerinde yükselme, adet
kanaması sonrasında da düşmeler görülebilir. Bu süreç her genç kız için
farklı olabilir. İdeal olarak bir günlük tutarak kan şekeri ölçümlerini adet
öncesi hafta, adet döneminde ve adet sonrasında kaydetmek, değişen ihtiyacı
ortaya koymak açısından önemli bir bilgi kaynağı olacaktır. Adet dönemlerine
göre insülin ihtiyacındaki değişimin bir düzeni var mı bu sayede görülebilir,
eğer varsa buna göre insülin dozları ayarlanabilir.

Diyabetlilerin ayaklarındaki yaralar neden geç iyileşir?

Ayakların bakımı ve korunması diyabetli bireyler için çok önemlidir. Kan
şekerlerinin yüksek ve kontrolsüz seyri dokuları besleyen hem büyük hem de
küçük damarların bozulmasına, sinirlerin fonksiyonlarını yitirmesine neden
olur. Sinir hücrelerinin hasar görmesi ayakları koruyan ağrı, sıcak soğuk
duyularının kaybolmasına, terlemenin kaybolmasına neden olur. Diyabetin
kontrolsüz seyri, yol açtığı damar hasarı nedeniyle dolaşım bozukluğuna,
ayakların beslenmesinin bozulmasına, sinir hasarı ile de ayakları koruyan
duyuların kaybolmasına yol açarak, sıkan bir ayakkabının vurması veya
ayağa bir nesnenin batması, ayakta yaraların oluşmasına zemin hazırlar.
Sinir hücreleri iyi beslenemediği için de bu yaralar kolay iyileşemez. İyi kan
şekeri kontrolü bu sinir hasarının ve damar sorunlarının ortaya çıkışının
engellenmesindeki en güçlü ve etkili yöntemdir.

Diyabet ruh sağlığını etkiler mi?

Diyabet ile birlikte yaşamını sürdürmeyi kabul edip, bunun gereklerini
yerine getirenler için diyabetin ruh sağlığına doğrudan olumsuz bir etkisi yoktur.

Diyabetle baş etmenin zorlukları nelerdir?
Aile üyeleri nasıl destek olabilir?


Diyabet tedavisinin günlük hayatın içinde yapılabilir hale gelmesini
sağlamak önemlidir. Aile bireyleri bu süreçte yeni yaşam düzeninin
oluşturulmasında destek olabilirler. Aile üyeleri engelleyici değil, günlük
hayatın diyabet ile de değişmeden devamı için destekleyici olmalıdırlar. Ciddi
hipoglisemilerde onlar en önemli emniyet noktalarıdır.

Tip 1 diyabetli iki bireyin birbirleri ile evlenmesi sakıncalı olabilir mi?

Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet kadar kalıtsal değildir. Hem annesi hem de
babası Tip 2 diyabetli olan her 3 kişiden 2’sinde Tip 2 diyabet gelişir. Eğer
sadece anne veya baba Tip 2 diyabetli ise diyabet gelişme riski 1/3’tür. Oysa
annesi, babası veya ailesindeki diğer bireylerden herhangi biri Tip 1 diyabetli
ise, Tip 1 diyabet gelişme riski 1/20-25 kişidir.

Diyabetli olarak normal ve başarılı bir ömür sürmek mümkün müdür?

Evet, mümkündür. Önemli olan diyabeti unutmadan hayatı diyabet ile
sürdürmektir. Dünya tarihi Tip 1 diyabet ile yaşamlarını sürdüren birçok ünlü
ile doludur. Başarılı oskar ödüllü aktrist Halle Berry, Formula 1 yarışçısı
Charlie Kimball, NBA basketbol oyuncusu Adam Morison bunlardan sadece
bazılarıdır.

Diyabetliler kan, ilik veya organ gibi bağışlarda bulunabilirler mi?

Kan şekeri kontrolü iyi olan, kan bağışı için başka bir engeli olmayan Tip 1
diyabetli bireyler bağışta bulunabilirler. Ancak, Tip 1 diyabetlilerin kemik iliği
vermeleri uygun değildir.

Tip 1 diyabetliler hipoglisemi anlarında neler yaşıyorlar?
Öncesi ve sonrasında neler hissediyorlar?


Kan şekerinin düştüğü hissedildiğinde, bireyler bazen kan şekerini
ölçmek dahi istemeyebilmektedir. Bu nedenle, kan şekeri daha da
düşebilmektedir. Ancak kan şekerinin düştüğü ölçülerek saptandıysa ve
bilinç yerindeyse hipoglisemi tedavisini uygulamak daha kolay olmaktadır.
Hipoglisemi tedavisinden sonra, kaçamakların çok olabileceği anlar
yaşanabilmektedir. Genellikle bireyler ani açlık hissetmekte ve hızlı
bir şekilde şekerli yiyecekler tüketebilmekte ve çoğunlukla bu konuda
kendilerini durduramayabilmektedirler. Bazı zamanlarda hipoglisemiden
sonra yenilenler ya da yapılanlar hatırlanamayabilmektedir. Eğer yanlarında
biri varsa hatırlama konusunda onlardan destek alabilmektedirler.

ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınavlarda engelli sınıfında
girebilmek için nasıl bir yol izlenmelidir? ‘Engelli sınıfında
girmenin olumlu/olumsuz yanları nelerdir?


Sınav başvurusu yaparken ÖSYM’nin başvuru ekranında “Engelli Sınıfında
Girmek İstiyorum” kısmını işaretlemek gerekmektedir. Söz konusu kısım
işaretlendiğinde hemen yanındaki ‘insülinini yanında bulundurabilir’
kısmının da işaretlenmesi gerekmektedir. Bu işlemler başvuru aşamasında
yapılırsa sınava girilecek okulda engelliler için hazırlanmış sınıfta sınava
girilebilir.

Engelli sınıfında sınava girmek oldukça fayda sağlamaktadır. Çünkü,
ara öğün, kan şekeri ölçüm cihazı, insülin ya da insülin pompası gibi Tip
1 diyabetin tedavisi ile ilgili malzemeler sınava alınabilmekte ve hatta sınav
esnasında tuvalete gidebilme izni çıkabilmektedir.

Eğer “Engelli Sınıfında Girmek İstiyorum” kısmı işaretlenmediyse geç
kalınmadan bulunulan ildeki ÖSYM bürosuna gidilmelidir. ÖSYM bürosunda
yetkili bir kişiyle görüşüp; sınav başvurusu yaparken “Engelli Sınıfında
Girmek İstiyorum” kısmının işaretlenmesi gerektiğinin bilinmediğini ve
engelli sınıfında girmek istendiğini belirten bir dilekçe yazılmalıdır. Buna ek
olarak dilekçe ile birlikte, adayın Tip 1 diyabetli olduğunu gösteren bir rapor
ve doktor tarafından imzalanmış bir reçete sunulmalıdır.

Bu reçetede; “kaç yıldır Tip 1 diyabetli olduğu, sınav esnasında yanında insülin pompası,
kan şekeri ölçüm cihazı, ara ya da ana öğünü olmalıdır” gibi sınav esnasında
ihtiyaç duyacağı malzemeler yazılmalıdır. Tüm bu belgeler ÖSYM bürosuna
teslim edildiğinde, belgelerin onaylı kopyasının alınması önemlidir. Aynı
belgelerin Ankara’da bulunan ÖSYM’ye de gönderilmesi, herhangi bir sorunla
karşılaşma olasılığını azaltabilir.

Yurt dışı seyahatlerinde nelere dikkat edilmelidir?

Güvenlik kontrollerinde el bagajı olarak taşınan çantada; insülin, iğne ucu
ya da meyve suları olması sorun yaratabilmektedir. Bu sorunun üstesinden
gelebilmek için, bireyin diyabetli olduğuna dair onaylı bir raporunu yanında
bulundurması gerekmektedir. Yurtdışı güvenlik geçişleri için de aynı raporun
İngilizce olarak yazılmış hali olmalıdır.

İnsülin pompası kullanan bireyler de pompa raporunun Türkçe
ve/veya İngilizce formatını yanlarında bulundurmalıdır. Özellikle x-ray cihaz
geçişlerinde güvenlik görevlileri elle kontrol yapabilmektedirler. Bu esnada
birey telaşlanmadan Tip 1 diyabetli olduğunu ve insülin pompası kullandığını
söylemelidir. İstenmesi halinde rapor belgelenmelidir.

Erasmus öğrencisi olarak yurt dışına giden Tip 1diyabetlilerin
dikkat etmesi gereken mevzuatlar nelerdir?


AT / 11 belgesi, SSK’lı olan her bireyin SGK genel Müdürlüğü, Yurt Dışı
İşlemleri Bürosundan alabileceği bir belgedir. Bu belge, bireylerin Türkiye ile
Sosyal Güvenlik Anlaşması olan ülkelerde eğitim/staj için bulundukları süre
içerisinde Türkiye’deki sağlık güvencelerinin devamlılığını ifade eder. Ayrıca
bu ülkelerin sağlık politikaları kapsamında, ülkelerdeki sağlık hizmetlerinden
yararlanılabilmeyi sağlar (diş tedavisi hariç). Türkiye ile Sosyal Güvenlik
Anlaşması olan ülkeler; İngiltere, Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre,
Fransa, Azerbeycan, Kanada, İsveç, Norveç ve Danimarka’dır.

AT / 11 belgesinin alımı ve AT / 11 belgesini alabilmek için istenilen belgeler:
AT /11 belgesi illerdeki SGK Kurumu Başkanlıklarından temin
edilebilmektedir.

Bu belgeyi alabilmek için;

1) Öğrenci SGK çalışanı çocuğu ise aşağıdaki belgeler, bağlı bulunulan
SGK şubesine verilmelidir:

• Kimin SGK’sı kullanılıyorsa, o kişiye ait vizite kağıdı ve diyabetli bireyin
adına vizite kağıdı,
• Yurtdışında kalınacak süreyi kapsayan hesap fişi,
• Gidilecek Üniversiteden gelen kabul mektubu,
• Diyabetli öğrencinin Üniversitesinden alınan ve Erasmus öğrencisi
olduğunu bildiren belge,
• Çalışanın kimlik fotokopisi,
• Diyabetli bireyin kimlik fotokopisi.

2) Emekli yakını ise aşağıdaki belgeler, bağlı bulunulan SGK şubesine
verilmelidir:

• Aktif durumda olan öğrenci sağlık karnesi,
• Emekli maaşının yattığı bankadan alınmış belge,
• Diyabetli öğrencinin Üniversitesinden alınan ve Erasmus öğrencisi
olduğunu bildiren belge,
• Çalışanın kimlik fotokopisi,
• Diyabetli bireyin kimlik fotokopisi.

Tip 1 diyabetli bireyler H sınıfı ehliyet alıp ÖTV’siz araç alabilir mi?
Hayır, alamazlar. Özel tertibatlı olarak imal, tadil ve teçhiz edilmiş
motosiklet veya otomobil türünden araçları kullanacak engelli bireyler H
sınıfı ehliyet alabilirler. ÖTV’siz araç alımı konusunda ise engelli bireyler
için iki tür uygulama vardır. Bunlardan birincisi kendisi araç kullanabilecek
durumda olanlar için, ikincisi de başkasının kullanması için alınacak araçlar
içindir.

• Silindir hacmi 1600 cc’den az olmak şartıyla, binek otomobilleri ve
esas itibarıyla insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar.
• 2800 cc’den düşük olmak kaydıyla eşya taşımaya mahsus motorlu
taşıtlar.
• Motosikletler (mopedler dahil) ve bir yardımcı motoru bulunan
tekerlekli taşıtlar.

Usulüne uygun olarak alınmış sağlık kurulu raporundaki engel oranı %90
ve üzerinde olanlardan “H” sınıfı sürücü belgesine gerek olmaksızın araçları
başkası kullanması şartıyla, %40’tan fazla 90’dan az rapor oranı olanlar
için ise “H” sınıfı sürücü belgeleri olmaları şartıyla bu araçları alabilirler. Bu
kişilerin alacakları sıfır araçlardan ÖTV alınmamaktadır. KDV de ÖTV dahil
hesaplandığı için KDV’leri de daha düşük olmaktadır.

Engel oranı %90 veya daha fazla olduğuna dair alınacak sağlık kurulu
raporunun aslı veya noter onaylı örneğinin, araçların ilk iktisabının yapılacağı
motorlu araç ticareti yapan yetkili satıcı veya bayi tarafından vergi dairesine
verilecek ÖTV beyannamesine eklenmesi yeterlidir.

Diyabetli bireyler ehliyet alabilir mi?

Mevzuat gereği iki farklı uygulama söz konusudur. Metabolik kontrolü kötü
olan (retinopati, nefropati, nöropati gibi kronik komplikasyonları gelişmiş
olanlara ve sık hipoglisemi yaşayanlara ve bu durumları sağlık kurulu raporu
ile tespit edilenlere) diyabetli bireylere sürücü belgesi verilmemektedir.
Metabolik kontrollü iyi olan diyabetli bireylere ise belirli aralıklarla muayene
olması koşuluyla sürücü belgesi verilmektedir.

Diyabetli bireyler engelli raporu alabilir mi? Nasıl bir yol
izlemeleri gerekir.


Diyabetli bireyler için Sağlık Uygulama Tebliği’nde belirtildiği şekilde
engelli raporu alabilirler.

a. Diyet ve oral antidiyabetiklerle kan şekeri kontrol altına alınan,
komplikasyonu olmayan Tip 2 diyabetli bireyler, %20 engelli raporu
alabilirler.

b. Komplikasyonu olmayan, açlık kan şekerini 200 mg’ın altında
tutulabilen, ketonu negatif olan ve sık hipoglisemi yaşamayan Tip 1
diyabetli bireyler %30 engelli raporu alabilirler.

c. Açlık kan şekeri sürekli olarak 200 mg’ın üzerinde olan, komplikasyonu
olan ve ketonu pozitif olan Tip 1 diyabetli bireyler %40 engelli raporu
alabilirler.

Engelli raporu alabilmek için; diyabetli olunduğunu gösteren rapor, en
son yaptırılan tahlil sonuçları, 5 adet fotoğraf ve kimlik ile birlikte devlet
hastanelerinin heyet raporu bölümüne başvuru yapılabilir. Bu başvurunun
ardından bir rapor verilmektedir. Sonrasında; dahiliye, genel cerrahi, fizik
tedavi, psikiyatri, kulak-burun-boğaz, göz ve nöroloji polikliniklerine gidilerek
muayene olunmalı ve istenen testler varsa yaptırılmalıdır. Poliklinikten
alınan rapor kaşeletilerek onaylatılmalıdır. Son olarak toplanan rapor sağlık
kurulu heyetinin karşısına çıkılmaktadır. Belirtilen gün ve saatte ise rapor
sonuçlarının alındığı bölümden engelli raporu alınabilemektedir.

Diyabetli erkekler askere gidebilir mi? İzlenecek yol nedir?

Tip 1 ya da Tip 2 diyabetli erkek bireyler, askere alma mevzuatına göre
askere alınmamaktadırlar. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin konuyla ilgili mevzuatına
http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=3.5.8611092&
sourceXmlSearch=&MevzuatIliski=0 linkinden ulaşılabilir. Ancak bu kararın
alınabilmesi için diyabetli bireylerin, aşağıdaki evrakları tamamlandıktan
sonra askerlik şubesine gitmeleri ve diyabetli olduklarını ve GATA’ya sevk
istendiklerini söylemeleri gereklidir.

• 2 adet diploma ve ya öğrenim belgesi fotokopisi,
• 2 adet kimlik fotokopisi (kimlik eski ise yeniletilmelidir),
• 3 adet resmi kurumdan alınan sağlık raporu fotokopisi,
• 15 adet fotoğraf (askerlik şubesi 3 adet, GATA 12 adet almaktadır).

Askerlik şubesinin vereceği evrak ile birlikte aile hekimine gidilerek bu
defa askeri hastaneye sevk yaptırılmalıdır. Askeri hastaneye gidildiğinde
endokrin bölümünde tanıların doğrulanması ve komplikasyonlar açısından
değerlendirme yapılabilmesi için muayene olunmalıdır. Doktorun
yönlendirmesine göre hastaneye yatış yapılmakta ve ortalama 2-3 gün
hastanede kan şekeri takip edilmektedir. Takip süreci tamamlandıktan
sonra heyete çıkılmaktadır. Heyet, diyabetli bireyin askerlik yapamayacağını
bildirerek evraka parmak bastırmaktadır. Diyabete bağlı komplikasyon
yoksa; “barışta askerliğe elverişli değil, seferberlikte askerlik yapabilir”,
komplikasyon var ise; “barışta askerliğe elverişli değil, seferberlikte
askerlik yapamaz” raporu alınabilmektedir. Bu rapor ilgili askerlik şubelerine
verilmelidir.

Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap