İnsülin Pompası Şeker Ölçümleri ve Kayıt Tutma

  • 0 yorum
  • 698 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 627
    • Diyabet Rehberim
İnsülin Pompası Şeker Ölçümleri ve Kayıt Tutma

Şeker Ölçümleri ve Kayıt Tutma

Pompa kullanan diyabetlilerin günde 4-6 kez kan şekeri ölçümü yapmaları gerekir. Bu ölçümlerin amacı:

1.   Kan şekeri izlemi ve yüksekliklerin erken fark edilerek gerekiyor ise düzeltme dozu yapılabilmesi
2.   Gıdalardan   gelen   karbohidratlara   karşılık   yeterli   insülin   uygulanıp uygulanmadığının belirlenmesi
3.   Bazal insülin gereksiniminin yeterince karşılanıp karşılanmadığının denetlenmesi
4.   Şeker   ölçümlerindeki   sapmaların   (hipo-hiperglisemi)   erken   fark   edilerek kötüleşmeden kontrol altına alınabilmesi
5.   Pompada çok kısa etkili insülin kullanılması nedeni ile pompa ile ilgili bir sorun varlığında şeker yüksekliğinin erken saptanarak ketozis ve ketoasidozun önlenebilmesi

Şeker ölçümleri ne zaman yapılmalı

1.   Her öğünden önce
2.   Öğünlerden 2 ve/veya 3 saat sonra
3.   Yatmadan önce
4.   Gece 03:00’de (haftada bir gün)
5.   Kan şekerinde sapmadan (hipo- ve hiperglisemi) şüphelenildiğinde
6.   Uzun yolculuklardan (özellikle araba kullanılacak ise) önce
7.   İnfüzyon setinin değiştirilmesinden sonraki 3-4 saatte

Kayıtların önemi

Kayıt tutmanın en önemli yanı kan şekeri kontrolündeki sorunların hızla çözümlenmesi için gerekli ayrıntıları sağlaması ve insülin gereksiniminin hesaplanmasını kolaylaştırmasıdır. Kayıtlar ayrıca kan şekeri izleminde daha önce fark edilmeyen bazı sorunların da saptanmasına yardımcı olur. Bazal-bolus insülin gereksinimlerinin hesaplanması, kan şekeri düştüğünde ya da yükseldiğinde nedeninin iyi anlaşılması, doğru karar verme, kan şekeri kontrolünün iyileştirilmesi iyi bir kayıt sistemine bağlıdır. Günlük kayıtlar, kan şekerinin düzenlenmesinde rol oynayan faktörleri birbiri ile ilişki içinde değerlendirme ve şeker ölçümlerinde gözlenen sapmaların nedenini doğru anlamayı sağlar. Bunun yanı sıra zaman zaman hepimizin yaptığı ufak tefek hataları da fark etmeyi kolaylaştırır.

Diyabet izleminde tutulan kayıtlar yalnız şeker ölçümlerini içermez. Zira tek başına şeker ölçümü, zamana karşı not edilse bile kan şekerini etkileyen diğer faktörleri (örneğin öğün zamanları ve içeriği, egzersiz, uygulanan insülin dozları vb) içermediği sürece değerlendirmede işe yaramayabilir.

Kayıt tutarken iki yoldan birisi izlenebilir. Birinci yol özgül bir amaca odaklanmış kayıt tutmaktır: örneğin, şeker ölçümlerinin genel eğilimini çıkararak sorun olup olmadığını anlamaya çalışmak, ya da kan şekerini nasıl etkileyeceği kestirilemeyen yaşantıların şeker üstündeki etkilerini anlayıp ileride kullanılacak deneyimler kazanmak amacıyla kayıt tutulabilir. Bu gibi durumlarda tüm ayrıntıları içermeyen, doğrudan amaca yönelik ayrıntıları kapsayan kayıt tutulur.

Kan şekeri izlemine ilişkin genel bir değerlendirme için şeker ölçümleri, KH sayımı (rakamsal olarak) ve bolus insülin dozlarını zamana karşı birkaç gün kaydederek genel eğilim konusunda fikir edinmek ve şeker düzeyinde hedeften sapma varsa anlamak mümkündür. Eğer kan şekeri kontrolünde bir sorun varsa nedenini anlamak için ayrıntılı kayıtlara gereksinim duyulacaktır.
Kan şekerini nasıl etkileyeceği kestirilemeyen durumlarda ise söz konusu etkinlikten birkaç saat öncesinden başlayarak etkinlik süresince ve gerekiyor ise sonrasında diğer ayrıntıları da içeren şeker ölçüm, insülin dozu, öğün içeriği vb gibi ayrıntıları kaydetmek yeterli olur. Bu türden özgül amaca yönelik kayıt örneklerini açıklama kutusunda bulabilirsiniz.

Özgül durumlara ilişkin kayıtların ayrıntısı, süresi ya da içeriği amaca göre değişmektedir. Örneğin genel izlem için gün boyu yalnız şeker ölçüm, karbohidrat sayımı ve bolus insülin kaydı yeterli olurken, diğer durumlarda özel bir etkinlik ve etkinlik civarındaki kısa bir süre boyunca kan şekerini etkileyebilecek tüm ayrıntıları kaydetmek gerekir.

Örnek 1 :1 İlk basketbol antremanının şeker ölçümlerini nasıl etkileyeceğini anlamak için:
1.   Antremandan önceki ilk üç saat içinde öğün alınmış ya da bolus insülin uygulanmış ise kaydedilir,
2.   Antreman öncesi kan şekeri,
3.   Antreman sırasında saatlik şeker ölçümleri,
4.   Antreman için ek karbohidrat alındı ise içeriği ve zamanlaması,
5.   Antremandan çıkışta kan şekeri ölçümü,
6.   Egzersizden sonraki saatlerde de kan şekeri üzerine etkiler sürdüğünden günün geri kalanındaki gelişmeler kaydedilir.

Elde edilen bilgilere dayanarak sonraki antremanlarda nelere dikkat etmek ya da nasıl bir yol izlemek gerektiği konusunda fikir edinmek ve deneyim kazanmak mümkün olur.

Örnek 2 :Pompa ile gidilen ilk piknikte:

1.   Şeker ölçümleri (saat kaydedilerek)
2.   Alınan gıdaların içerik, miktar ve KH sayımı (saat kaydedilerek)
3.   Gıdalara karşılık uygulanan bolus dozları (saat kaydedilerek)
4.   Piknikte yapılan etkinlikler kaydedilir (saat kaydedilerek)

Bu bilgilerin ışığında piknik gibi gıda alımının zamana yayıldığı aynı zamanda fizik aktivitenin de işin içine katıldığı karmaşık durumlarda kan şekerini nasıl kontrol edebileceğimize ilişkin deneyim kazanmak mümkündür.

Örnek 3 : İlk kez yenilen ve kan şekerine etkisi kestirilemeyen bir yemekte:

1.   Yemeğin içeriği,
2.   Önceki ve sonraki şeker ölçümleri,
3.   Öğün civarındaki üç saat içinde başka gıda alındı,bolus insülin uygulaması ya da egzersiz yapıldı ise not edilir.

Kayıtlardan sağlanan bilgiler ışığında söz konusu yemeğin kan şekerine etkisini öğrenmek ve ileride benzer bir yemek sırasında nasıl bir yol izlemek gerektiğine ilişkin deneyim kazanmak mümkün olur.

Örnek 4 :Kan şekerinde ciddi sapma olduğunda (ciddi hipo ya da hiperglisemi) her şey normale dönene kadar:

1.   Şeker ölçümleri (saat kaydedilerek)
2.   Öğün içeriği, miktarı, KH sayımı (saat kaydedilerek)
3.   Uygulanan boluslar (saat kaydedilerek)
4.   Gözlemleri not etmek gerekir.

Örneğin pompa çalışmamış ve şeker yükselmiş, hatta ketonüri ortaya çıkmış ise bu durumun fark edildiği andan başlayarak sorun çözümlenene dek tüm ayrıntıları ölçümlerle zamansal ilişki içinde kaydetmekte yarar vardır.

Kayıt tutarken izlenecek ikinci yol ise tüm ayrıntıların gün boyu kaydedilmesidir. Zaman zaman bu türden gün boyu tutulan ayrıntılı kayıtlara gereksinim duyulur. Ayrıntılı kayıtlar:

1.   Zamana karşı şeker ölçümlerinin yanı sıra,
2.   Yemek kayıtları (öğün zamanı ve içeriği, KH miktarı),
3.   Karbohidrat ve düzeltme bolusu için uygulanan insülin dozları,
4.   Egzersiz yapıldıysa zamana karşı süresi ve özelliklerini de  kapsamalıdır. 

Ayrıca gün içinde kan şekerini etkileyebileceği düşünülen diğer yaşantılar da gene zamana karşı (örneğin saat 14:00’de ehliyet sınavı vardı, sabah gazeteci ile kavga ettim vb) not edilmelidir.

Bu türden ayrıntılı kayıtları her gün tutmak mümkün değildir. Ancak belirli zamanlarda ayrıntılı kayıt tutulmasında yarar vardır. Zira bu türden ayrıntılı kayıtlar bir yandan genel eğilimleri, bazal bolus insülin dozlarının yeterli olup olmadığını, dozlarda değişiklik gerekip gerekmediğini, değişiklik yapmak gerekiyor ise sorunun nereden ileri geldiğini saptamaya yarar. Diğer yandan diyabetliye şeker kontrolünde daha önce farkına varmadığı ve dikkat etmesi gereken başka noktalara işaret etmesi bakımından yol gösterici olur.

Özellikle pompa kullanılmaya başlandığındaki ilk günlerde ve sonrasındaki ilk aylarda sık sık (önce hergün, sonra birkaç günde bir, zamanla haftada, iki haftada bir vb) ayrıntılı kayıt tutmak kişiye ne zaman ne yapması gerektiği konusunda yol gösterici olur, deneyim kazandırır, kan şekeri kontrolünü iyileştirir.

Uzun süreden beri pompa kullanan deneyimli hastalarda da her şey iyi gittiğinde bile en az bir ya da iki haftada bir gün böyle ayrıntılı kayıtlar tutulması kan şekeri düzenlenmesinin iyileştirilebilmesi için gereken bazal bolus doz değişikliklerini zamanında yapmayı sağlar. Bunun dışında yaşam biçiminde köklü değişiklikler yapıldığında özellikle bazal insülin gereksiniminin değişmesi söz konusu olabilir. Pompa ayarlarının gözden geçirildiği dönemlerde yeni pompa ayarları belirlenene dek birkaç gün ayrıntılı kayıt tutmak gerekir.

Kayıtlar diyabetlinin kendisi tarafından incelendiğinde deneyim kazandırıcı olur, sorunları saptamayı kolaylaştırır, kan şekeri düzenlenmesinin iyileştirilmesine katkıda bulunur. Bunun yanı sıra kayıtların sağlık personeli ile paylaşılabilmesi güvenilir öneriler oluşturmada işlevsel rol oynar.

Özgül amaca yönelik şeker ölçüm kayıtlar ne zaman tutulur?

1.   Kan şekeri kontrolünün nasıl gittiği konusunda fikir edinmek için,
2.   Kan şekerine etkisi kestirilemeyen yaşantılara ilişkin (yeni ve bilinmeyen bir gıda alımı, sportif aktivite, piknik, uzun yolculuk, vb) bilgi edinmek ve kan şekeri kontrolünde deneyim kazanmak için,
3.   Kan şekerinde ciddi sapmaların (dışarıdan yardım, sağlık merkezine başvuru ya da hastaneye yatmayı gerektiren ciddi hipo-hiperglisemiler) seyrini sağlıklı izlemek için özgül amaca yönelik kayıt tutulur.

Ayrıntılı şeker kayıtları ne zaman tutulur?

1.   Pompa kullanılmaya başlandığı dönemde (önce her gün, sonra birkaç günde bir) deneyim kazanılana dek,
2.   Şeker kontrolünde sorun saptanmış ve kaynağı anlaşılmaya çalışılıyor ise birkaç günlük,
3.   Pompa ayarlarının gözden geçirildiği dönemlerde yeni ayarlar belirleninceye dek birkaç gün,
4.   Yaşam biçiminde köklü değişiklikler yapılması nedeni ile insülin gereksiniminde değişiklik bekleniyor ise birkaç gün ayrıntılı kayıt tutulur.

Kayıtların içeriği

1.   Kan şekeri ölçümleri ve hipoglisemi
2.   Yemek kayıtları
3.   Bazal ve bolus insülin dozları
4.   Egzersiz (şiddeti ve süresi)
5.   Kan şekerini etkileyebilecek yaşantılar

Kayıtların zamana karşı tutulması kan şekerini etkileyen faktörler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesine olanak verir. Kan şekeri ölçümleri grafik biçiminde  de kaydedilebilir ve günlük şeker izlemini değerlendirmeyi kolaylaştırır. Hipoglisemi sırasında kan şekerini ölçmek mümkün olmadıysa bile hipoglisemi geçirildiğini not etmek ve değerlendirmede göz önünde bulundurmak gerekir.

Karbohidrat bolusları ve düzeltme için kullanılan bolusları ayrı ayrı belirtmekte yarar vardır. Yemek kayıtları tutulurken tüm gıdalar (KH içermese de) miktarlarıyla kaydedilmelidir. Egzersiz kayıtlarında da egzersizin zamanı, süresi ve şiddeti belirtilmelidir. Egzersiz sırasında insülin dozu azaltılmış (geçici bazal kullanılmış) ya da fazladan karbohidrat alınmış ise bunun da not edilmesi gerekir. Egzersiz şiddetini belirlerken normal günlük aktiviteyle karşılaştırarak görece değerlendirmek gerekir.

Ayrıca aynı düzeyde egzersizin şiddetinin aynı kişide zaman içinde değişebileceğini akılda tutarak değerlendirme yapılmalıdır. Örneğin tatil sonrası sezon başlangıcında basketbol antremanlarına başlandığında, ilk antremanlar yorucu iken, bir süre sonra başlangıçtaki kadar yorucu olmayacaktır. Egzersiz şiddeti farklı olmasa da ilk antremanları şiddetli (5 üstünden 4-5), sonrakileri orta şiddette (5 üstünden 3) kabul etmek gerekir. Daha önce de belirtildiği gibi diyabetlinin kan şekerini etkilediğini düşündüğü günlük olaylar (sınav, hastalık, ağrı, üzüntü, öfke gibi stres yaratan olay ve duygu durumları vb) zamana karşı not edilmelidir.

Ayrıntılı kayıt sırasında hipoglisemi ya da hipoglisemi nedeniyle fazladan karbohidrat alınmış ise bunlar da not edilmelidir. Böylece hipoglisemi sırasında alınan karbohidratlı gıdaların kalitesi, uygunluğu, miktarının yeterli ya da fazla olup olmadığı da değerlendirilebilir. Ayrıntılı kayıt ve karbohidrat sayım kayıtları için düzenlenmiş form örnekleri bölüm sonunda sunulmuştur.
 
Kayıtları değerlendirirken dikkat edilecek noktalar:

2.   Şeker düşüklükleri
3.   Şeker yükseklikleri
4.   Şeker düşüklüklerini izleyen yükseklikler (aşırı tedaviden kaynaklanabilir)
5.   Yükseklikleri izleyen düşüklükler (aşırı düzeltmeden kaynaklanabilir)
6.   Belirli gıdaların alımından sonra gözlenen şeker yükseklikleri ya da düşüklükleri
7.   Egzersiz sonrası şeker düşüklüğü ya da yüksekliği
8.   Kan şekeri düzeninde günlük farklılıklar (hafta içi-hafta sonu vb)


Şeker düşüklüklerini değerlendirirken en son ne zaman bolus (KH ya da düzeltme için) uygulandığı, egzersizle ilişkisi, yemeklerden ne kadar sonra ortaya çıktığı değerlendirilmelidir. Şeker yüksekliğini izleyen düşüklükler düzeltme dozunun fazla gelmesinden kaynaklanır. Egzersizle ilişkili düşüklüklerde ilerideki günlerde egzersiz sırasındaki tutumu değiştirmek gerekebilir. Örneğin bazal insülin dozunu düşürmek, daha fazla karbohidrat almak gibi. Yemek sonrası düşüklükler karbohidrat bolusunun fazla gelmesinden kaynaklanabilir.

Şeker yükseklikleri de önceki ölçümler, yemeklerle ve egzersizle ilişkisi, stresli olaylarla ilişkisi yönünden gözden geçirilmelidir. Şeker yüksekliği belirli yemeklerden sonra ortaya çıkıyorsa yemekten ne kadar sonra gözlendiği önemlidir. İlk üç saat içinde gözlenen yükseklikler karbohidrat sayımındaki hatalardan, karbohidrat boluslarının yetersizliğinden kaynaklanabilir. Yemekten sonra daha geç dönemde ortaya çıkan şeker yükseklikleri alınan gıdanın yağlı olmasından kaynaklanıyor olabilir.

Bu durumda bolus uygulamasını değiştirmek gerekebilir (örneğin normal bolus yerine çift dalga bolusu kullanmak vb). Şeker düşüklüğünün ardından yükseklik gözlenmesi, hipogliseminin uygun tedavi edilmemesinden (gereğinden fazla karbohidrat alınmasından) kaynaklanır. Egzersiz sonrası ortaya çıkan yükseklikler de egzersize karşı karbohidrat alımının fazla ya da uygunsuz olmasından kaynaklanabilir.

Kan şekerinin uzun süreli izlemi

Kan şekeri ölçümleri belirli bir andaki kan şekeri düzeyi konusunda bilgi verir. Daha uzun süreli değerlendirme için HbA1c kullanılır. HbA1c dolaşımda bulunan şeker bağlı hemoglobin yüzdesidir. Sağlıklı kişilerde olağan koşullarda dolaşımdaki hemoglobinin
% 4-6’sı şeker bağlıdır.
 
HbA1c ölçümünün sonuçları ne anlama gelir?

HbA1c sonuçları son 2-3 ay içindeki ortalama kan şekeri konusunda bilgi verir. Genel olarak:

•   % 6= ortalama kan şekerinin 120 mg/dl
•   % 7= ortalama kan şekerinin 150 mg/dl
•   % 8= ortalama kan şekerinin 180 mg/dl
•   % 9= ortalama kan şekerinin 210 mg/dl olduğunu gösterir.

Çalışmalar, HbA1c’nin % 6,5 altında olması, ortalama kan şekerinin de 150 mg/dl’nin altında kalmasının kötü kontrollü diyabette gözlenen uzun dönem komplikasyon riskini azalttığını göstermektedir. Bu nedenle hedef HbA1c’yi % 6,5’un altına düşürmek olmalıdır.

HbA1c'nin normal düzeyi nedir?

HbA1cnin normal  düzeyleri laboratuvardan laboratuvara değişmekle birlikte genellikle
% 4-6 arasındadır. Bilinmesi gereken nokta laboratuvar normallerinin üst sınırı (örneğin % 6 ise) ortalama olarak 120 mg/dl kan şekerine karşılık gelir. HbA1c’de her
% 1’lik artış ise kan şekeri ortalamasında 30 mg/dl artışa karşılık gelecektir.

Diyabet kontrolünün derecesi nasıl değerlendirilir?
Diyabet kontrolünü değerlendirmek için eldeki tüm veriler (kan şekeri ölçümleri, kayıtlar, HbA1c) kullanılmakla birlikte, uzun süreli izlem bakımından en önemli veri HbA1c’dir. HbA1c’nin yılda en az 4 kez ölçülmesi ve sonuçlarına göre gereken düzenlemelerin doktorunuz ya da sizi izleyen sağlık personeli ile tartışılması gerekir. Yukarıda belirtildiği gibi amaç HbA1c’yi % 6,5’in altına indirmek olmalıdır. Gerekli bilgi, beceri ve istek varsa pompa tedavisi ile bu amaca ulaşmak zor değildir.


Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap