Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10
1
Evet, yüzümüzde yaşayan hayvanlar var. Bu mikro organizmaları göremiyoruz, ama varlar.

Sekiz bacaklı bu mikroskobik canlıların en yakın akrabaları ise örümcekler ve keneler. Bütün ömürlerini yüzümüzde geçirir ve orada ölürler. Çoğunlukla da zararsızdırlar.





Yüzde yaşayan iki tür kurtçuk var: Demodex folliculorum ve Demodex brevis. Birincisi gözeneklerimizde ve kıl köklerinde, ikincisi ise derinin daha alt tabakalarındaki yağ bezelerinde yaşar. Vücudumuzun diğer bölgelerine göre yüzümde daha fazla gözenek ve yağ bezesi vardır. Orayı yurt edinmelerinin nedeni de bu olabilir. Fakat genital bölgede ve göğüslerde de rastlanır onlara.

Uzmanlar her yüzde yüzlerce adet bu kurtçuklardan bulunduğuna inanıyor. Fakat neyle beslendikleri henüz bilinmiyor. Bazıları ölü deriyle, bazıları ise yüzdeki bakterilerle beslendiklerini öne sürüyor. Gece gözeneklerden çıkarak çiftleşip tekrar geri döndükleri düşünülüyor.

Demodex’lerin anüsü olmadığından ölünceye kadar atık maddeleri vücutlarında tuttukları ve ölümleriyle birlikte yüzde çözündükleri sanılıyor.

Bilinen ve görülen bir zararları olmamakla birlikte, rozase (gülleme) adı verilen ve sızılı kırmızı yanaklara neden olan bir cilt hastalığına sahip olan insanlarda 10-20 kat daha fazla sayıda bu türden kurtçuklara rastlandığı belirtiliyor. Ancak bu durum, bu rahatsızlığa doğrudan kurtçukların neden olduğu anlamına gelmiyor. Asıl nedenin ciltte yaşanan değişim olduğu tahmin ediliyor. Bu kurtçuklar öldüğünde vücutlarındaki bakterilerin salınması da rozase semptomlarının ağırlaşmasına neden olabiliyor.

Ayrıca bağışıklık sisteminin zayıf olması ile bu kurtçukların sayısı arasında da bir bağ olduğu tahmin ediliyor. AIDS ve kanser hastalarının yüzlerinde daha fazla sayıda kurtçuğa rastlanıyor.

Fakat bunların parazit olmadığı, insanda herhangi bir zarara yol açmadığına inanılıyor. Hatta ciltteki ölü deriyi ve bakterileri temizleme gibi yararları da olabilir.

Peki, yüzünüzü bu canlılardan temizlemek istiyorsanız onlardan kurtulabilir misiniz? Demodex kurtçuklarını temizleyen tedaviler olmakla birlikte bunların sonsuza dek koruyucu özellikleri bulunmuyor. Altı hafta kadar sonra yeniden ortaya çıkabiliyorlar. Bunun nedeni ise insanlarla ve yatakla kontak halinde olmak.

Uzmanlar insanların bu kurtçukları 20 bin yıldır taşıdığına, kurt ve köpeklerden insana geçmiş olabileceğine inanıyor.

Ayrıca dünyanın farklı bölgelerindeki insanların yüzlerinde yaşayan kurtçukların farklı özellikler gösterdiği ve DNA’larında farklılıklar görüldüğü tespit edildi. Uzmanlar, atalarımızın dünya üzerindeki göç hareketlerini anlamamızda bunun bize yardımcı olacağına inanıyor.

Aynı şekilde bağışıklık sistemimizin geçirdiği evrimi anlamamızda da bu canlılar yardımcı olabilir.

Demodex insanın ne kadar farklı türden canlılara ev sahipliği ettiğinin göstergesi olarak da görülüyor. Bu kurtçuklar da bağırsaklarımızda yaşayan diğer mikroorganizmalar gibi ömür boyunca bizimle birlikte oluyor. Yani insan vücudu büyük bir ekosistemi içinde barındırıyor.

Kaynak :BBC News-Türkçe

Etiketler:demodeks nedir,demodeks testi,demodeks nedir hakkındaki tüm sorular,insanda demodeks tedavisi,demodeks uyuzu,demodex bitkisel tedavi,demodex tedavisinde kullanılan ilaçlar,demodex temizleme

2
Bebeklerde Mesane Ekstrofisi (Mesanesi Dışarıda Doğan ) Nedir,Tedaviler

Mesane Ekstrofisi Nedir?

Ekstrofi-epispadias kompleksi pek çok çeşidi olan ciddi bir doğumsal anormalliktir. Doğumdan hemen sonra gözlenebilen, mesane ve ilgili yapıların vücudun içi yerine, karın duvarındaki bir açıklıktan dışarı çıkmış olmasıdurumudur. Problemi oluşturan yapıların hangileri olduğuna bağlı olarak çeşitlilik gösterir ve en siddetli olanı üretra, mesane ve bağırsakların dahil olduğu kloakal ekstrofidir. Klasik mesane ekstrofisinde anormallik karın duvarı, mesane, cinsel organ ve idrar kanalı ile alakalıdır. En hafifi ise idrar kanalında bir açıklık olan epispadiastır.

Mesane ekstrofisinin gerçek sebebi henüz aydınlatılamamıştır. Belirleyici bir risk faktörü ya da bu duruma sebep olacak ajanların varlığı saptanamamıştır. Ekstrofi-epispadias kompleksli hastaların çocuklarında da bu problemin görülme sıklığı 70’de 1’dir. İkizlerde de ekstrofi gözlenmesi, genetik etkinin bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Ancak tek yumurta ikizlerinde birlikte görülme oranı % 100’den az olduğundan risk faktörleri arasında çevreseletkenlerin de olduğunu belirtir.

Klasik mesane ekstrofisi 100.000 canlı doğumdan yaklaşık 4’ünde oluşur. Erkek epispadias vakası 117.000’de 1, kız epispadias vakası ise 484.000’de 1 görülür. Kloakal ekstrofi ise 200.000-400.000 doğumda bir görülen bir hastalıktır.

Tanısı nasıl konulur, tanısı doğum öncesinde mümkün müdür?

Doğum öncesi yapılan tekrarlayan ultrasonografik incelemelerde sürekli mesanenin boş izlenmesi ekstrofi şüphesi yaratır. Yine ultrasonografide gebeliğin ilerlemesi ile birlikte fetusun karın alt bölgesinde büyüyen bir alt abdominal kitle izlenir. Nadiren fetal ultrasonografide penisin küçük, skrotumun öne doğru yer değiştirdiği, göbek kordonunun daha aşağıda olduğu, iliak kemiklerde ayrıklık olduğu fark edilebilir.

Genellikle tanı doğum sonrası tipik görüntüsü ile konur. Böbrek ve üreterlere ait ek patolojileri belirlemek için İVP denilen renkli film çekilir. Direkt üriner sistem grafilerinde kalça kemiklerinin ayrık olduğu gözlenir.

Cerrrahide amaçlar nelerdir?

Bu doğumsal bozukluğun tedavisi cerrahidir. Mesanenin ve karın ön duvarının kapatılması, kozmetik olarak kabul edilebilir ve fonksiyone bir penisin oluşturulması, böbrek fonksiyonların korunması ve idrar kaçırmanın önlenmesi gibi hedeflerle bu cerrahi planlanır.

Cerrahi tedavi seçenekleri nelerdir?

Günümüzde mesane ekstrofisinde iki seçenek vardır. Birincisi klasik 3 aşamalı operasyondur. İlk önce mesane, karın duvarı ve arka üretra kapatılmakta, ikinci aşamada mesane boynu yeniden şekillendirilmekte ve idrarın geriye kaçışını önlemeye yönelik antireflü operasyonları uygulanmakta ve son aşamada ise penisin tekrar oluşturulması yapılmaktadır. Ancak bu yöntem son yıllarda önemli modifikasyonlara uğramıştır. Bunlar; yenidoğan döneminde  mesane, arka üretra ve karın duvarın kapatılması ile birlikte endikasyonu varsa iliak kemiklerin yaklaştırılması, 6 ay-1 yaşında penisin tekrar oluşturulması ve şayet çocuğun yeterli mesane kapasitesi varsa 4-5 yaşları arasında antireflü operasyonu ile birlikte mesane boynunun yeniden şekillendirilmesidir.

İkinci seçenek ise total rekonstruksiyondur. Son yıllarda bu defektin total rekonstruksiyonuna ilişkin yüreklendirici raporlar da yayınlanmıştır. Bazı yazarlar mesanenin kapatılması ile birlikte penisin tekrar oluşturulmasını yenidoğan döneminde önermektedir.  Bazıları yenidoğanda mesanenin kapatılmasını tek başına veya mesane boynunun yeniden şekillendirilmesi ile birlikte uygulamakta ve penisin tekrar oluşturulmasını daha ileri yaşlarda önermektedir. Kimi yazar ise mesanenin kapatılması, üreterleri mesaneye yeniden ağızlaştırmak olan üreteral reimplantasyon, penisin tekrar oluşturulması ve mesane boynunun yeniden şekillendirilmesinin hepsinin yeni doğan döneminde tavsiye etmektedir. Benim de uyguladığım ve eğitimini ABD’de Prof. Dr. Bradley P. Kropp’tan aldığım yöntem bu tekniktir ve uygun vakalarda oldukça işe yaramaktadır.

Her iki yöntemde de eğer çocuk doğduktan sonra ilk 3-5 gün içerisinde opere edilmemişse, çocuk ortopedi cerrahı tarafından kalça kemiklerini yaklaştırma ve halka şeklini vermek amacıyla, kalça kemiklerine kesi yapılıp bu kemikler dışarıdan bir sabitleyiciye bağlanmakta ve bu kemiklerin daha da yaklaşması için vidaları belirli aralarla sıkılmaktadır. Ayrıca bacakları sabitleyen ve gergin tutan başka enstrümanlar da kullanılabilir.

Bu bebekler doğduktan sonra nelere dikkat etmelidir?

Ameliyata kadar geçecek süre içinde mesane yüzeyinin travmalardan ve enfeksiyondan korunması gerekir. Doğumdan sonra göbek kordonunun plastik klemp yerine 2/0 ipek ile bağlanması mesane mukozasında oluşabilecek travmayı azaltır. Mesane üzeri idrar akımına izin verecek şekilde plastik bir sargıyla kapatılmalıdır.

Ameliyat hazırlığı nasıl yapılmaktadır?

Ameliyat bebek doğduktan kısa bir süre sonra planlanır. Hastanın kan sayımı, kanda böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri kontrol edilir. Akciğer grafisi çekilir. Ameliyat sabahı veya bir gece öncesinde hastanın hastaneye yatışı yapılır. Planlanan operasyon saatine göre hastanın 4-6 saat aç ve susuz kalması istenir. Bu süre içinde hastaya damar yolu açılarak gerekli sıvılar verilir. Anestezi uzmanı cerrahi öncesi hastayı muayene eder, tetkiklerini kontrol eder ve genel anestezi için uygunluğunu onaylar. İşlem öncesinde verilen antibiyotik tedavisine ameliyat sonrasında bir süre daha devam edilir.

Ameliyat aşamaları

İlk kapama: Bebek doğduktan hemen sonra mesane kapama ameliyatı yapılır. Bu ameliyat sırasında kalça kemikleri yaklaştırılarak halka şeklindeki normal şekline getirilir. (bu ameliyat çoğunlukla ortopedik cerrah ile birlikte yapılır. Mesanenin kapanması ile birlikte ön alt karın duvarı ve mesane boynu kapanır, göbek oluşturulur. Kalça kemiklerinin ayrılmaması için ameliyat sonrası bebek askıya alınır. Bu ameliyat 4-6 saat süren bir ameliyattır. Bebek ameliyat sonrası yoğun bakımda en az 48 saat kalır. Genellikle 4 haftayı hastanede geçirir. İdrar yollarına yerleştirilen tüpler 4 hafta sonra çıkarılır. Bu süre boyunca bebeğe antibiyotik verilir. Zaman içinde mesanenin biraz daha büyümesi ve idrar biriktirecek hacmin artması beklenir.

Epispadias onarımı: Diş genital yapının penis ve üretranın onarımı genellikle 6-12 ay arasında yapılır. Ameliyatın zamanı ve yöntemi mesanenin büyüklüğüne ve penisin şekline göre değişir. Bu aşamada düzleşmiş penis kapatılarak ütretra normal peniste olması gereken ön tarafa getirilir.

Kontinans (idrar tutma- biriktirme) ameliyatları: Bu ameliyatta idrar sızıntısı veya kaçakları önlenir. Daha sonra mesane kapasitesi azsa mesane genişletici ameliyatlar yapılır. Bu ameliyatta zamanlama tamamen mesanenin kapasitesine ve çocuğun gelişim durumuna bağlıdır. Ameliyat sonrası çocuk kuru kalmak istemeli ve bu nedenle işeme programına uyum sağlamalıdır.

Cerrahi İşlem ne kadar sürmektedir?

Cerrahi genel anestezi altında yapılır ve toplamda 4-6 saat sürer. Bebek ameliyat sonrası yoğun bakımda en az 24-48 saat kalır. Yoğun bakım sonrası ise odalarına alınırlar ve bu çocuklar yaklaşık 15 günü hastanede geçirmektedirler.

Ameliyat sonrası erken dönemde takip nasıl olmaktadır?

Bebek ameliyattan 6 saat sonra ağızdan beslenebilir. Drenaj tüpü iki üç gün içinde çıkarılır. Karından çıkan idrar sondası ve idrar kanallarındaki silikon kateterlerin açıklıkları aralıklı yıkamalarla kontrol edilir. Yedinci günde dikişler alınır. Hastaneden taburcu olmadan önce ultrasonografi ile üst üriner sistem kontrol edilir.

Ameliyat sonrası geç dönemde takip nasıl olmaktadır?

Çocuğun mesanesi endoskopik ve ürodinamik testler ile belli aralıklarla kontrol edilmektedir. Gerektiğinde ek medikal ve cerrahi müdahaleler planlanabilir. Taburculuk sonrası 6 hafta sonra tekrar kontrole çağrılan hastanın idrar kültürü ve üriner ultrasonografisi yapılır.

Komplikasyonları nelerdir ve nasıl tedavi edilir?

Üriner enfeksiyon operasyon sonrası dönemde sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Ateşli idrar yolu enfeksiyonlarının uygun antibiyotiklerle hastaneye yatırılarak tedavi edilmesi gerekebilir. Takipte üriner enfeksiyon gelişmesini önlemek için baskılayıcı düşük dozda antibiyotik tedavisi verilir.

İdrar torbasını tam boşaltamayan opere vakalarda temiz aralıklı sonda takılması önerilir. Hastanın idrar torbasında biriken idrar karnın alt kısmında şişlik olarak kendini belli eder. Bu durumda derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Sonda yerleştirilmesi ile idrar boşaltılır.

Böbrek fonksiyonlarının ve böbreklerde genişleme olup olmadığının da kontrol edilmesi gerekir.

Mesane kapatılmasının önemli komplikasyonlarından biri de mesanenin fıtıklaşması ve dikiş hattının açılmasıdır. Böyle bir durum, cerrahi başarıyı olumsuz etkileyen ve hastanın sağlığını tehdit eden acil bir sorundur. Aile, zaman kaybetmeden doktoruna ulaşmalıdır. Hastanın tekrar operasyona alınması gerekecektir.

Mesanede ve böbreklerde taş oluşumu uzun dönemde ekstrofi hastalarında görülecek diğer sorunlardır. Günümüzde endoskopik yöntemlerle taş tedavisi çoğunlukla mümkündür.

**Etiketler :mesane ekstrofisi pdf,mesane ekstrofisinin sebebi nedir,ekstrofi vezika,mesanesi dışarıda doğan bebekler,epispadias ameliyatı sonrası,epispadias nedir,ekstrofi-epispadias kompleksi,kloakal ekstrofi

3
Kız Çocuklarında Yumurtalık Kistleri

Kız çocuklarında ve ergenlerde yumurtalıklarda kist saptanması son derece nadirdir.

2000 yılında ABD’de 0-14 yaş arası kız çocuklarında adneksiyal kitle görülme sıklığı; 0-10 yaş arası 1/1.000.000 ve 10-14 yaş arası 8/1.000.000 olarak saptanmıştır.

1. Yenidoğan döneminde ve 1 yaşına kadar görülen yumurtalık kistleri:

İlk olarak anne babanın bilmesi gereken doğum sonrası 1 yaşına kadar karın içinde bir kitle saptanırsa ilk 2 tanıdan biri mutlaka yumurtalık kaynaklı kistik yapı olmalıdır! Bunun sebebi anneden geçen ve normal olarak hipofiz bezinden salgılanan, yumurtanın gelişmesini sağlayan FSH hormonudur. Anneden geçen FSH hormonu ile yumurtalıklarda kistik yapılar tetiklenebilir. Ama bu kistler iyi huyludur ve müdahale gerektirmez. Bazen (çok ama çok nadiren) yumurtalığın kendi etrafında dönmesine bizim “torsiyone over” dediğimiz çocukta şiddetli karın ağrısı ile giden tabloya sebep olabilirler.

2.Çocuklukta Yumurtalık Kistleri:

 Çocuklarda da yumurtalık kisti oluşabilir. Bunun da sebebi aslında sizsiniz. Sizden geçen hormonların kızınızın yumurtalığını uyarması sonucu iyi huylu kistlerin ortaya çıkabilir. Bu kistler genellikle ince cidarlı içi sıvı dolu “basit kist” olarak değerlendirdiğimiz, fazla da kaile almadığımız kistlerdir. Peki sorun çıkartırlar mı? Evet bazen. Çıkarabilecekleri en önemli problem kistin yumurtalık ile beraber kendi etrafında dönerek “torsiyone” olması sonucu şiddetli ağrı ile karakterize, aile açısından korkutucu bir tablonun ortaya çıkmasıdır. Bu durum nadirde olsa gerçekleşebilir. Ortaya çıkan ağrı o kadar şiddetlidir ki, aile ne yapacağını şaşırır, acil ameliyatlar yapılır, yumurtalık alınır! Kötü senaryo budur. Ama  korkmamanızı, yapılabiliyorsa laparoskopik girişim ile yumurtalığı asla alınmayarak sadece normal konumuna döndürülerek cerrahinin sonlandırılması gerektiğini de söyleyeyim. Peki başka ne olabilir. Kistin kendisi hormonal açıdan aktif olabilir ve salgıladığı hormonlar kızınızda erken gelişime, bunun sonucunda uzun vadede boy kısalığına neden olabilecek bir dizi olayı tetikleyebilir. Dolayısıyla hormon düzeylerine göre pediatrik endokrinologlarla konuşularak ameliyat kararı alınabilir. Ama bir kez daha vurguluyorum asla yumurtalığı alınmaz.

Çocuklarda Over Kistleri

Over Kistler | Kist kabaca, içi su dolu küçük bir topa benzetilebilir. Kız çocuklarında adet görene dek olgunlaşmamış kistler vardır ancak çocuk adet görmeye başlayınca olgun kistler oluşur. Aslında çocukların yumurtalıklarında her zaman kistler vardır, hatta anne karnındayken bile. Bu kistler oluşur ve kaybolur. Eğer kaybolmaz ya da birleşirlerse kistik hastalıklar oluşur. Çocuklarda overin kistik hastalıkları en sık ergenlik yaşlarında görülse de her yaşta (yenidoğan döneminde bile) görülebilir. Kistler kanser değildir, çok çok nadiren kansere dönüşür ama daha önemlisi kendi etrafında dönerek gangren olabilir (over torsiyonu), patlayabilir ve kist içine kanama olabilir.

Çocuklarda görülen başlıca over kistler şunlardır:

1. Folikül Kistleri:

**  Over içerisinde yer alan folüküllerin rüptüre olmaması nedeniyle oluşurlar.

**  Genellikle 3-12 cm çapında ince duvarlı kistlerdir, içleri berrak sarımsı bir sıvıyla doludur.

**  Daha çok puberte sonrası görülseler de yenidoğan ve 2 yaşından küçük çocuklarda karşılaşılan over kistlerinin %84’ü folikül kistleridir.

**  Genellikle asemptomatiktirler ve spontan rezolüsyona uğrayabilirler.

**  Büyük çaplı olanlarda (>5 cm) torsiyon, kanama ve rüptürasyon olabileceği için ve 2-3 ay takipte gerileme olmayan hastalarda operasyon planlanabilir.

**  Cerrahi tedavide mümkün olduğunca overi koruyacak şekilde kist çıkartılmalıdır veya over dokusu çok azalmışsa ooferektomi (overin alınması) yapılabilir.

**  Hormon salgılayan kistlerde medroksiprogesteron kullanılabilir.

2. Basit kistler:

**  Folikül kistlerinden histolojik olarak ayrılabilir, tedavi seçenekleri folikül kistleri ile aynıdır.

**  Yenidoğanlardaki basit over kistlerin ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyonu yapılabilir, ancak nüks olasılığı yüksektir.

3. Korpus luteum kistleri:

**  Puberteden önce (adet görmeden önce) yumurtlama olayı olmadığından görülmezler. İki taraflı ve çok büyük boyutlarda olabilirler.

**  Dışları sarı içleri kanlı görünümdedirler.

**  Hem östrojen hem progesteron salgılayabilirler, folikül kistlerine göre daha semptomatiktirler.

**  Başlıca semptomlar; adet görememe, düzensiz adet, ara kanamaları, rüptür ve torsiyondur.

**  Kendiliğinden kaybolma özellikleri vardır, bu nedenle birkaç adet dönemi takip edilmeleri uygundur.

**  Cerrahi tedavinin laparoskopik yapılması uygundur. Over dokusu kistle birlikte kısmi (wedge rezeksiyon) veya tamamen (ooferektomi)

4. Paraovaryan kistleri:

**  İntrauterin dönemde genital organların gelişmesi sırasında atık olarak kalan epooforon denilen yapılardan meydana gelirler.

**  Over ve uterus arasında yer alan mezosalfinks denilen yaprakçıklar arasında yerleşim gösterirler.

**  Overle ilgileri yoktur, yalnızca komşuluk nedeniyle ilişkileri vardır.

**  Genelde puberte sonrası görülürler, yenidoğanlarda çok çok nadirdirler.

**  Ultrasonografi ile folikül kistlerinden ayrılmaları olanaksızdır.

**  Tedavisi cerrahidir, over ve fallop tüplere zarar vermeden çıkartılmalıdır.

5. Benign Kistik Teratom (Dermoid kistler):

**  Kız çocuklarında en sık görülen over tümörü teratomdur, bu teratomların %40-60’ını dermoid kistler oluşturur.

**  Ektoderm, endoderm ve mezoderm elemanlarından oluşmuşturlar. Bu dokular iyi diferansiyasyon gösterdiklerinden malign (kötü huylu) olma potansiyelleri yoktur.

**  Hastaların %40-50’sinde direkt grafilerde kalsifikasyonlar vardır.

**  Klinik olarak karın ağrısı, ağrılı işeme ve kabızlık yapabildikleri gibi ayrıca tümörün rüptürü veya torsiyonuna bağlı akut karında yapabilir.

**  Diğer patolojilere göre daha fazla torsiyone olurlar.

**  Tedavi: Laparosopi öncelikle tercih edilmelidir ve over dokusu mümkün olduğunca korunarak kist eksize edilmelidir.

**  Ameliyat sırasında kistten ziyade solid (katı) görünüm varsa ya da tümör yüzeyinde nekroz alanları varsa, barsaklara ve omentuma yapışıklık varsa maligniteden şüphelenilmelidir ve operasyon sırasında acil olarak biyopsi yapılmalıdır (frozen biyopsi). Sonuca göre cerrahi tedaviye devam edilir.

Sıkça sorulan sorular:

Hamileyken çocuğumda kist olduğunu anlayabilir miyim? Önlemek için ne yapmalıyım?
Hayır anlayamazsınız, önlemek için özel birşey yapmanıza gerek yoktur. Düzenli kontrollerinize devam edin.

Anne karnındaki kız bebekte genellikle hiç bir bulgu vermez. Bu nedenle hamileyken anlayamazsınız. Eğer çok büyük ve diğer organlara baskı yapıp onların gelişmesini engellerse kadın doğumcunuz ultrason kontrollerinde bunu tanır.

Hamileyken çocuğumda saptanan kistin akibeti nasıl olacak?

28. Haftaya kadar olan bebeğe ait hormonların düzeyi bu haftadan sonra anneye ait hormonlar tarafından baskılanır, bu nedenle daha önce saptanmış kistler bu haftadan sonra azalarak kaybolma eğilimi içerisine girerler.

Bebek doğduktan sonra anneye ait bu baskılayıcı hormonların ortadan çekilmesiyle bebeğin kendi hormonları tekrar yükselmeye başlar ve 1-2 yaşına kadar da öyle kalır.

Ancak hormonlardaki bu yükselmeye bebeğin overleri tepki vermez ve anne karnında saptanan basit over kistlerinin birçoğu bebek doğduktan sonra 15 gün-6 ay arasında (ortalama 2,6 ay) kendiliğinden kaybolur.

Bebekken over kistini anlayabilir miyim? Önlemek için ne yapmalıyım?

Hayır anlayamazsınız, önlemek için özel birşey yapmanıza gerek yoktur. Düzenli olarak çocuk cerrahı tarafından takiplerinize devam edin.

Bebeklik döneminde de çoğu zaman bulgu vermez, başka bir nedenden dolayı doktora başvuran bebeklerde rastgele saptanır.

Ergenlik döneminde anlayabilir miyim? Önlemek için ne yapmalıyım?

Ergenlik döneminde ise kız çocuğunuzda özellikle kasığa vuran ağrı ve adet düzensizlikleri varsa yumurtalığında kist olabilir, buradan anlayabilirsiniz. Önlemek için özel birşey yapmanıza gerek yok, doktorunuza başvurun.

Ultrasonda çocuğumun yumurtalığında kist çıktı şimdi ne olacak? * Hangi boyuttaki kistler ameliyat ediliyor? * Hangi boyutta kistler tehlikeli? * Çocuğum kist ameliyatı olacak yumurtalığını alacaklar mı?

Hangi yaşta olursa olsun bir yumurtalık kistinin tedavisine kistin büyüklüğü ve durumuna göre karar verilir.

Bebeklik çağında 4 santimetreden daha büyük kistler

Ergenlik çağında ise 5-8 santimetreden daha büyük kistler

İçi çok odacıklı kistler (bunlara “kompleks kist” denir, tek odacıklı ise “basit kist” denir ve masumdur, “basit kistler” ultrasonla takip edilir, bir anormallik olmazsa sadece takip edilir)

Kist sapından kendi etrafında dönmüşse, patlamışsa ve kist içine kanama olmuşsa ameliyat edilir. Kist veya yumurtalık kendi etrafında dönmüşse acilen ameliyat edilir, diğerlerinde acele ama acil olmadan ameliyat edilmeleri uygundur.

Yukarıda sayılanların dışındaki kistler düzenli olarak ultrasonografi ile takip edilirler, bu takipler esnasında:

Kistin büyüyüp büyümediğine

Yapısının değişip değişmediğine

Diğer kistlerle birleşip birleşmediğine bakılır

Anneden geçen hormonların etkisiyle yenidoğan döneminde oluşan kistler bebek doğduktan sonra anneden geçen bu hormonların etkisi zaman içerisinde ortadan kalktığından, büyüklüğü 4 santimetre ve altında ise kendiliğinden kaybolması olasılığı çok yüksektir. Bu hastalar düzenli olarak ultrasonografi ile izlenirler.

Ergenlik döneminde ise ameliyat edilecek kadar büyük olmayan kistler genellikle iki ya da üç adet döneminin geçmesi beklenerek eğer küçülmemişse ameliyat edilebilir. Çünkü, adet dönemlerinden sonra kistlerin küçülme ya da kaybolma olasılıkları vardır. Kisti küçültmek için özel hiç birşey yapılmaz.

Kısaca over kisti saptanan çocuklarda erken cerrahi gereken durumlar:

Kist çapı 5 cm’den büyükse

Solid komponent varsa (yani kist katı özellikteyse), septalı ise, içinde debris veya pıhtı varsa bu kistlere torsiyon, rüptür ve malignansi özelliklerinden dolayı cerrahi müdahale gerekebilir.

**Etiketler: erkek bebeklerde yumurtalık kisti,yenidoğanda over kisti,bebeklerde kist ameliyatı,bebeklerde kist neden olur,bekarlarda yumurtalık kisti,bebeklerde folikül kisti,yumurtalık kisti bebeğe zarar verirmi,bebeklerde görülen kistler

4
Bebeklerde Ve Çocuklarda Kasık Fıtığı (İnguinal Herni) Nasıl Anlaşılır? Tedavi Yöntemleri

Kasık Fıtığı Nedir?

Çocuk Cerrahisi ameliyatları arasında en sık yapılan ameliyatlardan birisi kasık fıtığı (inguinal herni) ameliyatıdır. Normalde anne karnındaki bebeğin gelişimi esnasında testis  böbreğe komşu bir alanda gelişmeye başlar ve birtakım faktörlerin etkisi ile doğum öncesi dönemde torba (skrotum) içerisinde yer alır. Testisin inişine etki eden faktörlerden birisi de karın zarının bir uzantısı olan ve karın içerisinden kasığa kadar uzanan processus vaginalis denilen bir yapıdır. Bu yapının testisin inişinden sonra kapanması gerekir. İşte bu karın zarının kapanmayıp açık kalması sonucu karın içinde yer alan yapıların (bağırsaklar, omentum, kız çocuklarında yumurtalık ve tüpler gibi) kasık kanalına girmesi sonucu kasık fıtığı oluşur. Kız çocuklarında over (yumurtalık) karın içinde kalır ancak  rahmin karın içinde sabit durmasına yardımcı bağlardan birisi kasık kanalından geçerek labiuma yapışır. Processus vaginalis dediğimiz karın zarı uzantısı normalde %10-20 oranında açıktır. Ancak kasık fıtığının görülme oranı %1-2 civarındadır. Her açık processus vaginalisin kasık fıtığı geliştireceği şeklinde bir kural yoktur. Günün birinde hiçbir neden olmaksızın ya da herhangibir nedenle (ıkınma, öksürme, ağlama, yüksekten atlama vb) karın içi organlar kasık kanalı içine girerek fıtık oluşturur. Erkek çocuklarda ve sağ tarafta daha sık görülür. %10 oranında her iki tarafta da görülebilir. Çocuklarda görülen bu tip kasık fıtığı indirek herni olarak isimlendirilir. Erişkinlerde görülen direk herni ise çocuklarda çok nadir görülür.

Erkek Çocuklarda Görülme Oranı Çok Daha Yüksek

Her 100 çocuktan ortalama ikisinde kasık fıtığı görünmektedir. Kasık fıtığına %80-90 gibi bir oranda erkek çocuklarında rastlanmaktadır. Kasık fıtığı tek sağ ya da tek sol tarafta olabileceği gibi %10 gibi bir oranda her iki tarafta da saptanabilmektedir. Prematüre bebeklerde görülme sıklığı normal kilolu bebeklere göre üç kat daha fazladır. Bu rahatsızlıkların üçte birinin tanısı ilk 6 ay içerisinde konulmaktadır. Ancak tanının sonraki yaşlarda da konulması mümkündür.

Kasık Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

Kasık fıtığı kasık bölgesinde ağrısız bir şişlik ya da kabartı ile kendini gösterir. Bu şişlik kasık bölgesine sınırlı olabileceği gibi erkek çocuklarda skrotuma, kız çocuklarında ise labiuma kadar inebilir. Bu şişliğin nedeni fıtık kesesi içine giren karın içi organlarıdır ve ağlama, öksürme gibi karın içi basıncın arttığı durumlarda bu şişlik daha belirgin olur. Karın içi organların normal yerine dönmesi ile şişlik kendiliğinden kaybolabileceği gibi üzerine bastırmakla da çoğu kez kaybolur. Ancak ağlama, ıkınma, öksürme gibi durumlarda tekrar belirginleşir. Bu durum sık sık tekrarlayabilir.

Kasık Fıtığının Tanısı Nasıl Konur?

Bebek ve çocuklardaki kasık fıtıklarında durumu ilk farkeden çoğu kez annedir. Kasık bölgesinde bir şişlik gören anne ilk gördüğü anda ya da tekrarlayan şişlik durumunda çocuğunu bu bulgu ile doktora getirir. Doktor muayenesinde kasıktaki şişlik elle yukarı ve dışa doğru bastırınca kayboluyorsa fıtık tanısı konur. Fakat bazen bebek ya da çocuk muayeneye getirildiğinde şişlik kaybolmuş olabilir. Bu durumda çocuk cerrahisi  uzmanı  dikkatli bir muayene ile fıtık tanısını koyar. Tanı konulduğu anda ileri herhangi bir tetkike gerek yoktur. Ancak tanının konulamadığı ya da kasık fıtığını kasıkta şişlik bulgusu veren hidrosel ve diğer durumlardan  ayırt edebilmek için ultrasonografik inceleme gerekebilir.

Kasık Fıtığının Ayırıcı Tanısında Hangi Hastalıklar Vardır?

Kasık fıtığını kasık bölgesinde şişlik belirtisi  veren lenf bezi büyümeleri, abse ve dermoid kist gibi durumlardan ayırt etmek gerekir. Özellikle muayenede testisin normal yerinde bulunduğuna dikkat etmelidir. Bazen normal yerine inmeyen testis ile kasık fıtığı karıştırılabilir.

Boğulmuş Fıtık Nedir?

Kasık fıtığı olan çocukların % 10'unda fıtık kesesi içine girmiş olan organlar burada sıkışır ve karın içine geri dönemezler. Bu duruma fıtık boğulması (inkarserasyon) denir. Fıtık boğulması ağrılı bir durumdur. Çocuk huzursuzdur, ağlar, ilerleyen saatlerde kusabilir. Kasık bölgesi hassaslaşır, kızarır, hatta morarabilir. Bu durumda çocuğunuzun acilen çocuk cerrahisi uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekir. Kasıkta sıkışan organ çocuk cerrahisi uzmanı tarafından  elle usulüne uygun olarak bastırılarak karın içine geri döndürülmeye çalışılır (fıtık redüksiyonu). Eğer sıkışan organ geri döndürülemez ise kan dolaşımı bozulur ve gangren olabilir (strangülasyon). Bu durumda acil ameliyat gerekir. Eğer kese içeriği redükte olursa ameliyat 48 saat sonra yapılır. Bu süre beklemenin nedeni kese duvarındaki ödemin çözülmesi ve ameliyatın daha güvenli yapılması amacıyladır. Çocuk ne kadar küçükse fıtığın boğulma riski de o kadar artar. Boğulmuş fıtıkların büyük çoğunluğu 1 yaşın altındaki çocuklarda görülür.

Kasık Fıtığı Ne Zaman ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kasık fıtığı tanısı konulduğunda mümkün olan en kısa süre içinde (acil değil) ameliyat planlanmalıdır. Ameliyat çocuk hastaneye yatırılmadan günübirlik koşullarda yapılır. Yenidoğan bir bebekte dahi fıtık saptanmışsa beklenmeden bebeğin sağlık koşulları uygun ise ameliyatı uygun bir zamanda planlanarak gerçekleştirilir. İnkarserasyon ya da strangulasyon gibi ciddi komplikasyonlar gelişme ihtimali nedeni ile fıtık tanısı konulduğunda ameliyat planlanır. Beklemekle ya da fıtık bağı gibi uygulamalarla fıtığın düzelmesi mümkün değildir. İnkarsere herni ya da strangüle herni nedeni ile yapılan acil ameliyatlar sonrası komplikasyon oranı normal şartlar altında yapılan fıtık ameliyatlarına nazaran çok daha yüksektir. Bu nedenle özellikle küçük bebeklarde tanı konduğu anda ameliyat planlanmalıdır. Ameliyat genel anestezi altında kasık bölgesinde küçük (1.5-2cm) bir  kesi ile yapılır. Fıtık kesesi (açık olan processus vaginalis) bağlanır ve kesilir. Cilt emilebilir dikişlerle estetik olarak kapatılır. Ameliyat bölgesi kapatılırken o bölgeye bebek ya da çocuğun ağrı duymaması için lokal anestetik madde enjekte edilir, ayrıca makattan ağrı kesici fitil konulur. Bu şekilde ameliyat sonrası dönemin ağrısız geçmesi sağlanır. Çocuk ameliyattan iki saat sonra ağızdan  beslenmeye başlanır ve aynı gün hastaneden taburcu edilir.

Ameliyat Sonrası Dönem

Ameliyat sonrasında hemen her çocuk en kısa sürede ayağa kalkar ve  günlük yaşamına geri döner. Ağrı duymaması için bebeklere ağrı kesici fitil, daha büyük çocuklara ağrı kesici şurup verilir. Ameliyattan sonraki üçüncü günde kontrole çağırıp, pansumanı açılıp  ameliyat bölgesi kontrol edilir.  Herhangibir olumsuz gelişme yoksa banyo dahil her türlü aktivitesine izin verilir. Ameliyat bölgesinde kanama, anormal şişlik, kızarıklık ve morarma olursa; karın ağrısı ya da karında şişlik ve dışkı yapamama gibi durumlar gelişirse çocuğunuzu vakit geçirmeden  doktorunuza getirmeniz uygundur.  Kasık fıtığı ameliyatları çocuk cerrahisi ya da çocuk ürolojisi uzmanları tarafından yapıldığında son derece güvenli ve komplikasyon oranı son derece düşük ameliyattır.

Çocuklarda Fıtık Tekrarlar Mı?

Sağ ve sol olmak üzere iki kasık kanalımız mevcuttur,  bu iki kanal birbirinden bağımsız olarak fıtık oluşturabilir. Dolayısıyla tek taraflı ameliyatlardan sonra öbür kasıkta fıtık olma ihtimali her zaman vardır. Bu tekrarlama değil yeni bir fıtıktır. Eğer çocuk bir tarafından fıtık geliştirdiyse diğer tarafından da olma riski daha fazladır. Bu riske sahip bebeklerde biz hastanemizde aynı operasyonda çocuğa herhangi bir risk oluşturmadan kapalı yöntemle fıtık deliğini kullanarak diğer taraftaki deliğin açık olup olmadığını da kontrol edebiliyoruz ve eğer açıksa aynı operasyonda o taraf fıtığını da onarıp çocuğun ileride yeniden ameliyat olması ve anestezi alması riskini ortadan kaldırıyoruz.

Su fıtığı (Hidrosel) Nedir?

Normalde doğum sonrası kapanması gereken processus vaginalisin kapanmayıp sadece karın içi  sıvısının geçebileceği kadar bir açıklıkta olması sonucu su fıtığı (hidrosel) gelişir. Hidrosel, testisle  sınırlı kalmışsa buna testiküler hidrosel, spermatik kord boyunca kistik bir yapı şeklinde sınırlı ise kord hidroseli ya da kordon kisti olarak tanımlanmaktadır. Eğer hidrosel karın boşluğu ile ilişkili ise komünike hidrosel olarak tanımlanır. Bu durumda şişlik çocuk uyanık ve hareketli iken artar; çocuk uyuyup sakin yatınca azalır veya kaybolur. Hidrosel inguinal bölgede veya skrotumda ağrısız, içi su dolu bir şişlikle kendini belli eder.  Muayenede hassas olmayan, su dolu bir kistik yapı olarak hissedilir.

Processus vaginalisin kendiliğinden kapanması 2 yaşına kadar gecikebileceğinden komünike hidroselin cerrahi tedavisi için 1.5-2 yaşına kadar beklenir. Kordon kisti ya da testiküler hidrosel ise kitlenin büyüklüğüne göre daha erken ameliyat edilebilir. Hidroselin cerrahi tedavisi de indirek kasık fıtığının tedavisi gibidir.

KASIK FITIĞI VE HİDROSELİN ARASINDAKİ FARK

Testis torbaya indikten sonra,kapanması gerektiği halde kapanmayarak,devam eden açıklığın çapı önemli.çünkü bu çap,hidrosel yada kasık fıtığının oluşumunu belirliyor.nasıl mı?

Eğer açıklık herhangi bir organ veya organ kısmının girişine izin verecek ölçüde geniş ise kasık fıtığı oluşuyor.eğer sadece sıvı geçişine izin verecek kadar dar ise hidrosel olarak ortaya çıkıyor.

İşte hidroseli olan bebeklerin testislerinin büyük ve şiş görülmesinin nedeni ,kapanmayan bu kanaldan geçen sıvıyla dolu olması.bu sıvı genellikle testisi de çevreleyecek şekilde torbaya dolduruyor.

Ancak çok sık görülmese de uzmanların kord hidroseli (kordon kisti) olarak adlandırdıkları bir durum daha var.bu durum da sıvı torbaya kadar ilerlemeden,testisin daha yukarısın da bir kist şeklinde sonlanıyor.

ASLINDA SANILANIN AKSİNE HİDROSEL OLDUKÇA SIK RASTLANAN BİR DURUM.

Uzmanlar klinik olarak yeni doğan erkek bebeklerin yaklaşık % 60ında torba da az veya çok sıvı saptandığını belirtiyorlar.ancak anne babalar genellikle bunun büyük bir şişlik ve torbalar da gözle görülür bir büyüklük olduğu zaman farkedebiliyor.kız bebeklerde hidrosel çok ender görülüyor.

HİDROSEL NASIL FARKEDİLEBİLİR?

Anne babaları şüphelendiren ilk bulgu;bebeğin torbasındaki şişlik olur.ancak yürüme dönemindeki çocuklar da sabah yatak tan kalkınca daha az,akşam saatlerinde daha fazla şişlik gözlemek mümkün.hidrosel,testisi de içinde alan sıvı dolu kesenin görülmesi ve bir uzman tarafından muayenesi ile kolaylıkla tespit edilebiliyor.ancak çok gergin bir kese olduğunda testisin torbada farkedilmesi güç olabilir,bunun için basit bir yöntemle;bir el feneri ile torbaya ışık tutulduğunda,bu şişliğin her tarafı aydınlanıyorsa rahatlıkla hidrosel tanısı konuyor.

KORD HİDROSELİ NEDİR?

Kord hidroselinin teşhisi daha güç diğer adıyla (kordon kisti)kasık kanalına yerleştiğinde kasık fıtığından özellikle boğulmuş kasık fıtığına çok benzer ve ayırt edilmesi gerekiyor.

Kasık kanalında uzun süre var olan şişlik ve kusma,huzursuzluk ve kaka yapamama şikayetleri bulunmadığı bulgular da kord hidroseli düşünülebilir.

Özellikle muayene de testis çekildiğin de bu kitlenin de birlik de aynı yöne hareket etmesi,teşhis de yardımcı olur.anne babaların önemle dikkat etmesi ve özen göstermesi gereken nokta,tanı için mutlaka bir çocuk cerrahına baş vurması gerekir.

HİDROSELİN TEDAVİSİ

Yeni doğan erkek bebek de görülen hidrosel yüksek bir olasılıkla kendiliğinden kayboluyor.

Bu dönem ilk altı aydır,ancak kendiliğinden kaybolma ihtimalinin 1,5 yaşa kadar sürdüğü düşünülüyor.işte bu yüzden bebek 18 aylık olana kadar takip edilir,şayet hidrosel geçmediyse,cerrahi müdahale planlanır.

ÇOCUK HİDROSELİNDE LAPAROSKOPİK AMELİYATIN YERİ

Son yıllar da güncel olan laparoskopik cerrahi uygulaması çocuklardaki kasık fıtığı ve hidrosel tedavilerinde de deneniyor.ancak bu yöntemin rahatlık ve kolaylık üstünlüğü karşısın da aşağıdaki sebeplerden ötürü,uygulanması tartışılmaktadır:

1-laparoskopik ameliyatlar da kullanılan açıklıklar potansiyel fıtık olarak değerlendirilip,kapatma gereği hala tartışma konusu

2-diğer taraf dan günümüzde laparoskopik cerrahi yi en iyi eller de bile ameliyat sonrası % 20 civarında tekrarlama riski vardır.

3-ayrıca döl yolu ve testis damarları gibi yapıların zedelenme olasılığı açık ameliyattan daha fazladır.

Çocuklardaki kasık fıtıkların da başarılı sonuçları,çok az komplikasyonu ve zor saptanabilir küçük bir izi kalması ile açık ameliyat standart yöntemidir.laparoskopi cerrahi daha pahalı bir tedavi yöntemi olması yanında, ameliyat süresi,tedavi başarısı bıraktığı iz olarak günümüz de standart tedaviye (açık ameliyata) bir üstünlük sağlayabilmiş değil.

Kasık Fıtığı (İnguinal Herni) Sorular ve Cevapları

1-Kasık fıtığı olan çocuğumu ameliyat ettirmezsem ne olur?

Kasık fıtığı olupta ameliyat edilmeyen çocuklarda aşağıda sayacağım çok ciddi komplikasyonlar olabilir.Bunlar sırası ile:

a-Fıtık boğulması : Burada açık olan fıtık kanalından geçen karın içi organlarının kan akımları damarlarının sıkışmasından dolayı azalarak bu organlarda gangren gelişebilir.

b-Kısırlık :Kasık kanalında bulunan testise ait damar,sinir,sperm kanalının kasıktan çıkan organlar tarafından sıkışması sonucu testisin zarar görmesine bağlı meydana gelir.

2-Kasık fıtığı olan çocuğumu kaç yaşında ameliyat ettireyim?

Kasık fığı yarı acil bir durumdur şartların uygun olduğu en kısa zamanda ameliyat edilmelidir.Fakat boğulmuş fıtıklar şartlara bakılmaksızın en kısa zamanda ameliyat edilmelidir.

3-Boğulmuş fıtık ne demektir?

Boğulmuş fıtık yada tıbbi adı ile İnkansere İnguinal Herni kasık kanalından dişarı çıkmış karın içi organların karın içine tekrar girememesi ve kan dolaşımının bozulmasına yol açan bir durumdur.

4-Karın içindeki organlar kasık kanalından dışarı çıkıpta tekrar karın içine girmez ise ne olur?

Bu organların dolaşımı bozulur ve gangren olabilirler.Overlerin ve testislerin dolaşımı bozularak kısırlığa sebep olabilir. Bağırsalarda tıkanıklık olabilir.

5-Kasık fıtığı kendiliğnden geçer mi?

Kasık fıtığı kendiliğinden geçmez.Mutlaka ameliyat olmalıdır.

6-Diğer fıtıklar kendiliğinden geçer mi?

Göbek fıtığı %95 oranında 4 yaşına kadar kendiliğinden geçer.Fakat kasık fıtığı kendiliğinden geçmez.

7-Fitik ameliyatı zor mudur, kaç gün hastanede yatarız?

Çocuk kasık fıtığı ameliyatları uzman ellerde yapılırsa kolay ve yüz güldürücü bir ameliyattır.Günübirlik bir ameliyattır.Ameliyat olduğu gün taburcu edilir.

8-Ameliyattan sonra çok iz kalır mı?

Ameliyat insizyonu kasık çizgilerinin hemen üzerinden yapılırsa ve estetik dikiş (subkutan dikiş)konursa ameliyat izi önemsenmeyecek kadar az olur.

9-Kasık fıtığı ailesel mıdır?

Ailesellik taşıyabilir.Kasık fıtığı görülenlerın çocuklarında fıtık görülme oranı daha yüksektir.

10-Çocuklarda kasık fıtığı ameliyatında yama (greft) konur mu?

Çocuk fıtıklarında çoğunlukla greft (yama) gerekmez.


**Etiketler :bebeklerde kasık fıtığı nasıl anlaşılır,bebeklerde kasık fıtığı ameliyatı ne kadar sürer,bebeklerde kasık fıtığı ağrı yaparmı,bebeklerde kasık fıtığı ameliyatı ve sünnet,bebeklerde kasık fıtığı ameliyatı izle,bebeklerde kasık fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme süreci,bebeklerde kasık fıtığı ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli,bebeklerde kasık fıtığı kendiliğinden geçer mi


5
İlaç Prospektüs Bilgileri / ZYLET Oftalmik Süspansiyon Steril
« Son İleti Gönderen: Sağlıklı Yaşam 26 Eylül 2018, 06:05:55 »
Zylet Oftalmik Süspansiyon Kullanma Talimatı

Duyu Organları » Göze Uygulanan İlaçlar » Antienflamatuar ve Antienfektif İlaçlar » Kortikosteroid ile Antienfektif Kombinasyonları

KULLANMA TALİMATI

ZYLET oftalmik süspansiyon Steril

Göze uygulanır.

Etkin maddeler: Her bir mililitresinde 5 mg loteprednol etabonat (%0.5) ve 3 mg tobramisin (%0.3) vardır.

Yardımcı maddeler: Koruyucu olarak benzalkonyum klorür %0.01; edetat disodyum, gliserin, povidon, tiloksapol ve pH ayarı için sülfürik asit ve/veya sodyum hidroksit, saf su

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

• Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.
• Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
• Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
• Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.
• Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışındayüksek veya düşükdoz kullanmayınız.

Bu Kullanma Talimatında:

1. ZYLET nedir ve ne için kullanılır?
2. ZYLET kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler
3. ZYLET nasıl kullanılır?
4. Olası yan etkiler nelerdir?
5. ZYLET'in saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. ZYLET nedir ve ne için kullanılır?

ZYLET etkin madde olarak her ml'sinde 5 mg loteprednol etabonat ve 3 mg tobramisin içeren bir göz damlasıdır. Loteprednol etabonat, kortikosteroidler adı verilen ve vücuttaki iltihabi durumların tedavisinde kullanılan bir ilaç grubunda yer alır. Tobramisin bir antibiyotiktir ve bakterilerin yol açtığı enfeksiyonların tedavisinde kullanılır.

ZYLET 5 ml'lik beyaz, düşük yoğunluklu polietilen (LDPE) şişelerde kullanılma sunulmaktadır.

ZYLET, gözünüzde meydana gelen, duyarlı bakterilerin neden olduğu yüzeysel enfeksiyonların veya enfeksiyon riskine yol açan iltihabi durumların tedavisi için, göze damlatılarak kullanılır.

Doktorunuz ZYLET'i size, gözünüzdeki bakteriyel konjonktiviti tedavi etmek amacıyla reçete etmiş olabilir.
Bakteriyel konjonktivit, gözün ön yüzeyini ve göz kapaklarının iç yüzeylerini kaplayan konjonktiva isimli bölümde bakterilerin neden olduğu bir enfeksiyon durumudur.

Hastalık, etkilenen gözde kızarıklık, göz kapaklarında ödem (şişlik), iltihabi akıntı, çapaklanma ve bazen ağrı gibi belirtiler ile ortaya çıkar.

2. ZYLET'i kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

ZYLET'i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ

Eğer,

• ZYLET'in içerdiği maddelerden herhangi birine veya diğer kortikosteroidlere (vücuttaki iltihabi durumların tedavisinde kullanılan ilaçlara) karşı alerjik iseniz ya da alerjik olma şüpheniz varsa
• Gözün ve göz kapağının iç kısmını kaplayan zar tabakasını (konjonktiva) ve/veya gözün saydam tabakasını (korneayı) tutan herpes simplex isimli virüse veya diğer virüslere bağlı enfeksiyonunuz varsa
• Gözünüzde mantar veya tüberküloz enfeksiyonları varsa.ZYLET, göze şırınga ile uygulanmamalıdır; sadece damlatılarak uygulanır.

ZYLET'i aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ

Uzun süreli kortikosteroid kullanımı görme siniri hasarına, görme keskinliğinde ve görme alanında bozukluklara ve katarakta neden olabilir. Göz tansiyonunuz yüksek ise dikkatli kullanılmalıdır; bu durumda kullanmadan önce doktorunuza danışınız.

Tobramisine karşı alerji gelişebilir. Bu durumda ilacı kesiniz. Tobramisinin ait olduğu aminoglikozid grubundan diğer antibiyotiklere karşı alerjiniz var ise, tobramisine karşı da alerjik olabilirsiniz.

Uzun süreli kortikosteroid kullanımı vücudun bağışıklık yanıtını baskılayabilir, hastalığın seyrini uzatabilir, enfeksiyonu maskeleyebilir; virüslere, bakterilere ve mantarlara bağlı çeşitli enfeksiyonları alevlendirebilir. Bu tür enfeksiyonlar ortaya çıktığında, uygun tedavinin başlatılması için doktorunuza danışınız.

Daha önceden Herpes simpleks virüsünün neden olduğu bir göz enfeksiyonu geçirdiyseniz, kortikosteroid içeren bir ilaç kullanılırken dikkatli olunmalıdır; doktorunuza danışınız.

Katarakt cerrahisinden sonra kortikosteroid kullanımı iyileşmeyi geciktirebilir.
Ürün 10 gün ya da daha fazla süreyle kullanılmış ise, zor olmasına rağmen çocuklarda ve işbirliği kurulması zor hastalarda dahi, göz tansiyonu ölçülmelidir.

Gözünüzdeki rahatsızlık nedeniyle tobramisin kullanırken, aynı zamanda ağızdan veya enjekte edilerek aminoglikozid antibiyotikler alıyor iseniz, kandaki ilaç düzeyinin izlenmesi gerekebilir. Böyle bir durumda doktorunuza başvurunuz.

“Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışın”

ZYLET'in yiyecek ve içecek ile kullanılması,

ZYLET'in herhangi bir yiyecek ile etkileşime girdiği bilinmemektedir.

Hamilelik

İlacı kullanmadan önce doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.

• ZYLET'in hamilelikte kullanılmasının emniyetli olup olmadığı bilinmemektedir. Bu nedenle, faydalarının risklerine kıyasla çok daha fazla olduğundan emin olunmadığı sürece, hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme


İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

• Kortikosteroidlerin göze uygulamasının anne sütüne geçip geçmediği bilinmediğinden, emziren annelerde ZYLET kullanılırken dikkatli olunmalıdır.

Araç ve makine kullanımı

İlacın araba ve araç kullanma becerisi üzerindeki etkilerine ait bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak bütün göz ilaçları için olduğu gibi, ilaç uygulandığında geçici bir görme bulanıklığı söz konusu olursa, araba veya makine kullanmayınız. Araç ya da makine kullanmaya başlamadan önce görmenizin tekrar netleşmesini bekleyiniz.

ZYLET'in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler

Benzalkonyum klorür gözde tahrişe neden olabilir. Benzalkonyum klorür içeren tüm göz ilaçlarında olduğu gibi, ZYLET damlatılırken gözde yumuşak kontakt lens bulunmamalıdır. Gözde tahrişe sebebiyet verebilir. Yumuşak kontakt lenslerle temasından kaçınınız. Uygulamadan önce kontakt lensi çıkartınız ve lensi takmak için, uygulamadan sonra en azından 15 dakika bekleyiniz. Yumuşak kontakt lenslerin renklerinin bozulmasına neden olduğu bilinmektedir.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı

Göze lokal olarak uygulanan ZYLET'in diğer ilaçlarla etkileşimine ait herhangi bir bilgi mevcut değildir.
Eğer reçeteli yada reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. ZYLET nasıl kullanılır?

• Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalayınız.

Etkilenen gözün (gözlerin) konjonktiva kesesine (alt göz kapağının iç tarafına) 4-6 saatte bir, 1-2 damla damlatınız. İlk 24 - 48 saat içinde, 1-2 saatte 1 damla olacak şekilde damlatabilirsiniz. Klinik belirtilerde gözlenen iyileşmeye göre, damlatma sıklığı aşamalı olarak azaltılmalıdır.

Çocuk hastalarda güvenlilik ve etkililiği değerlendirilmemiştir. Yaşlı ve genç hastalar arasında güvenlilik ve etkililik açısından bir fark gözlemlenmemiştir.

ZYLET kullanımı sırasında, mikroplarla bulaşmayı önlemek için damlalığın ucunu herhangi bir yüzeye temas ettirilmemelidir. Ağrı, kızarıklık, kaşıntı ya da iltihabın ortaya çıktığı veya kötüleştiği durumlarda doktorunuza başvurunuz.

Yalnızca gözde kullanıma yöneliktir. Tedavinizin başlatılması ve gerekiyor ise, 14 gün sonra tedavinin tekrarlanması, doktorunuz tarafından muayene edilmenizden sonra gerçekleşecektir. 2 gün sonunda belirti ve semptomlarda bir iyileşme yok ise, doktorunuza başvurunuz.

Doktorunuz ZYLET ile tedavinizin ne kadar süreceğini size bildirecektir. Tedavinizi erkenden kesmeyiniz. Doktorunuz ayrı bir tavsiyede bulunmadıkça, bu talimatları takip ediniz.

Ürün şişenin ilk açıldığı tarihten sonra 30 gün içinde kullanılıp, atılmalıdır.

İlacınızı almayı unutmayınız.

• Uygulama yolu ve metodu:

 1. İlacınızı kullanmadan önce ellerinizi yıkayın. Boynunuzu geriye alın ve tavana bakın.
2. Alt göz kapağınızı küçük bir cep oluşacak şekilde yavaşça çekin.
3. Şişeyi ters çevirin ve tedavi uygulanması gereken her göze birer damla gelecek şekilde sıkın.
4. Göz kapağınızı bırakın ve gözlerinizi 30 saniye süreyle kapalı tutun.

Damla gözünüzün içine damlamazsa bir kez daha deneyin.

• Değişik yaş grupları:

Çocuklarda kullanımı:

Çocuk hastalarda etkisi ve güvenliği bilinmemektedir.

Yaşlılarda kullanımı:

Yaşlılarda kullanımı ile ilgili özel bir bildirim bulunmamaktadır.

• Özel kullanım durumları: Böbrek/Karaciğer yetmezliği:

Böbrek/Karaciğer yetmezliği ile ilgili özel bir bildirim bulunmamaktadır.

Eğer ZYLET'in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Kullanmanız gerekenden daha fazla ZYLET kullandıysanız:

ZYLET'den kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

ZYLET'i kullanmayı unutursanız ,Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

ZYLET ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler

ZYLET sonlandırıldığında herhangi bir etki bulunmamaktadır

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi ZYLET'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ZYLET'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

Eller, ayaklar, bilekler, yüz, dudakların şişmesi ya da özellikle ağız veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmelerinde.

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.

Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ZYLET'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.

Bu ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

Alerjik reaksiyon

Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.

Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:

• Gözde ağrı,
• Göz kızarıklığı,
• Gözde kaşıntı,
• Gözde iltihap artışı,
• Gözde yanma ve batma,
• Gözyaşı salgısında artma ya da gözde kuruluk hissi,
• Işığa bakamama,
• Göz kapağında rahatsızlık,
• Görme bozukluğu,
• Bulanık görme,
• Yara iyileşmesinde gecikme,
• Göz kapağında kaşınma ve şişme,
• Baş ağrısı.

Bunlar ZYLET'in hafif yan etkileridir.

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

5. ZYLET'in saklanması

ZYLET'i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

25°C'nin altındaki oda sıcaklığında, dik olarak saklayınız. Dondurmayınız.

Şişe, ilk açılışını takiben 30 gün sonra atılmalıdır.

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız

Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra ZYLET'i kullanmayınız.

Eğer üründe ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz ZYLET'i kullanmayınız.

Ruhsat sahibi:

Bausch &Lomb Sağlık ve Optik Ürünleri Ticaret A.Ş.
Metrocity İş Merkezi Büyükdere Cad. Kırgülü Sk. No:4 K:3 Esentepe Şişli / İstanbul Tel: 0212 371 82 00

Üretici:
Bausch &Lomb Incorporated Florida /AMERİKA
Bu kullanma talimatı ....................(G

6
İlaç Prospektüs Bilgileri / Zymaduo 150 Iu Damla, 12 Ml
« Son İleti Gönderen: Sağlıklı Yaşam 26 Eylül 2018, 05:44:22 »
Zymaduo 150 Iu Damla, 12 Ml


Formülü:

D3 Vitamin 150 IU,Sodyum Florür 0, 1380 mg.

Farmakolojik özellikleri:

Endikasyonları:

6-18 ay arası bebeklerde diş çürüklerinin ve vitamin eksikliğine bağlı raşitizmin tedavisinde.
Kontrendikasyonları:

Bu ilaca aşırı duyarlılığı olanlarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar/Önlemler:

Risperdal'in alfa-adrenerjik reseptörleri bloke etmesine bağlı olarak özellikle tedavinin başlangıç döneminde ortostatik hipotansiyon görülebilir. Risperdal kardiyovasküler hastalığı (örneğin kalp yetmezliği, miyokart enfarktüsü, ileti anomalileri, dehidratasyon, hipovolemi veya serebrovasküler hastalık) bilinen hastalarda dikkatle kullanılmalı ve doz yavaş yavaş, önerildiği gibi arttırılmalıdır ('Kullanım şekli ve dozu' bölümüne bakınız). Hipotansiyon görüldüğünde doz azaltılmalıdır. Dopamin reseptörlerini bloke eden ilaçlar, özellikle dil ve/veya yüzde istemsiz ritmik hareketler ile karakterize tardif diskinezi gelişimi ile ilgili bulunmuştur. Ekstrapiramidal belirtilerin görülmesinin tardif diskinezi gelişiminde bir risk faktörü olduğu bildirilmiştir. Risperdal'in ekstrapiramidal semptomlar geliştirme potansiyeli daha az olduğundan klasik antipsikotiklerle karşılaştırıldığında, tardif diskinezi yapma riski daha azdır. Tardif diskinezi belirtileri görüldüğünde tüm antipsikotikler kesilmelidir.

Yüksek ateş, kas rijiditesi, kan basıncı ve nabız düzensizlikleri, bilinç bulanıklığı ve yüksek kreatinin fosfokinaz enzim düzeyleri ile kendini gösteren malign nöroleptik sendrom, klasik nöroleptiklerin kullanımı sırasında bildirilmiştir. Bu durumda, Risperdal dahil olmak üzere tüm nöroleptikler kesilmelidir. Böbrek ya da karaciğer yetmezliği olan ve yaşlı hastalarda başlangıç dozunun ve doz arttırımının yarıya indirilmesi önerilir. Teorik olarak hastalık durumunu ağırlaştırabileceğinden parkinsonlu hastalara verilirken dikkatli olunmalıdır. Klasik nöroleptikler, kriz eşiğini düşürdüğünden epilepsi hastalarında dikkatle kullanılmalıdır. Kilo alımına karşı hastalar aşırı gıda tüketmemeleri konusunda uyarılabilirler.

Gebelik ve Emzirme Döneminde Kullanımı: Risperdal'in gebelerde güvenle kullanımına ait yeterli çalışma yoktur. Hayvan deneylerinde, risperidonun doğrudan fertiliteyi bozan etkileri görülmemişse de, prolaktin ve merkezi sinir sistemine bağlı bazı etkileri görülmüştür. Hiçbir çalışmada risperidonun teratojenik etkisine rastlanmamıştır. Bu yüzden Risperdal gebelerde sadece muhtemel yarar risklerden fazla olduğunda kullanılır. Anne sütüne geçer. Hayvan deneylerinde 9-hidroksi-risperidonun anne sütüne geçtiği görülmüştür. Bu yüzden Risperdal kullanan annelerin emzirmeleri önerilmez.

Dikkat Gerektiren Durumlarda Kullanım: Risperdal psikomotor fonksiyonları etkileyebilir. Bu yüzden hastaların, bireysel duyarlılıkları anlaşılıncaya kadar, araç ve makine kullanmaları önerilmez.

Yan etkiler/Advers etkiler:

Risperdal genellikle iyi tolere edilir ve çoğu zaman yan etkilerin altta yatan hastalıklardan ayrılması zordur. Risperdal kullanımı ile ilgili gözlenen yan etkiler aşağıdaki gibidir:

Sık: Uykusuzluk, ajitasyon, anksiyete, baş ağrısı.

Daha seyrek: Uyuklama, yorgunluk, baş dönmesi, konsantrasyon güçlüğü, karın ağrısı, konstipasyon, dispepsi, bulantı/kusma, görme bozukluğu, priapizm, ereksiyon bozuklukları, ejakülasyon kusurları, orgastik disfonksiyonlar, üriner inkontinans, rinit, döküntü ve diğer alerjik reaksiyonlar.

Risperdal'in ekstrapiramidal semptomlar geliştirme potansiyeli klasik nöroleptiklerden daha azdır. Buna rağmen bazı hastalarda ekstrapiramidal semptomlar (tremor, rijidite, hipersalivasyon, bradikinezi, akatizi, akut distoni) görülebilir. Bu belirtiler genellikle hafif ve gerektiğinde doz azaltılıp ve/veya antiparkinson ilaçlar verildiğinde geçicidir. Bazı hastalarda, özellikle başlangıç dozunu takiben, ortostatik baş dönmesi, ortostatik hipotansiyon ve refleks taşikardi görülmüştür ('Uyarılar ve önlemler' bölümüne bakınız).

Risperdal doza bağlı prolaktin seviyelerinde yükselmeye neden olabilir. Muhtemel belirtileri galaktore, jinekomasti, menstrüel siklüs düzensizlikleri ve amenore olabilir. Kilo artışı ('Uyarılar ve önlemler' bölümüne bakınız), ödem ve karaciğer enzimlerinde yükselme Risperdal tedavisi sırasında gözlenmiştir. Klasik nöroleptiklerde olduğu gibi psikotik hastalarda polidipsiye ya da antidiüretik hormonun uygunsuz salınımına bağlı su intoksikasyonu, tardif diskinezi, habis nöroleptik sendrom, vücut ısısında düzensizlikler ve epilepsi gözlenmiştir.

İlaç etkileşimleri:

Risperdal'in diğer ilaçlarla birlikte kullanımı sistemik olarak değerlendirilmemiştir. Risperdal merkezi etkisi nedeniyle diğer merkezi sinir sistemine etkili ilaçlarla kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Risperdal, levodopa ve diğer dopamin agonistlerinin etkilerini antagonize edebilir. Karbamazepinin Risperdal'in plazmadaki aktif antipsikotik fraksiyonunu azalttığı gösterilmiştir. Karaciğer enzimlerini indükleyen diğer ilaçlarla da benzer etkiler görülebilir. Karbamazepin ya da diğer karaciğer enzimlerini indükleyen ilaçların kesilmesinden sonra Risperdal'in dozu tekrar değerlendirilmeli ve gerekiyorsa azaltılmalıdır. Fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar ve bazı beta blokerler risperidonun plazma düzeyini arttırır ama aktif antipsikotik fraksiyonu etkilemez. Risperdal plazma proteinlerine büyük oranda bağlanan ilaçlarla birlikte alındığında, ilaçlardan herhangi birinde klinik açıdan anlamlı bir plazma proteinlerden ayrılma durumu görülmez.
 
Kullanım şekli ve dozu:

Erişkinlerde günde 1-2 kez verilebilir. Günlük doz 3 gün içersinde yavaş yavaş6 mg'a kadar yükseltilmelidir. Akut ya da kronik tüm hastalar, günde 2 mg la başlamalıdır. 2. gün günde 4mg'a 3. gün günde 6 mg'a çıkılmalıdır. 3. günden sonra doz sabit kalabilir ya da gerektiğinde bireyselleştirilebilir. Genellikle optimal doz 4-8 mg/gündür. 16 mg'ın üzerine çıkılmamalıdır. yaşlılarda günde 2 kez 0.5 mg doz günde 2kez 1-2 mg'a getirilebilir. 15 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.

7
Zyplast Collagen Implant 1.0 cc'lik 6 Enjektör İçeren Paketlerde

Dermatoloji/Plastik Cerrahi

Formülü:

Farmakolojik özellikleri:

Endikasyonları:

Yüzdeki ince hatlar, kırışıklıklar ve akne skarlarının düzeltilmesi için dermis içine enjekte edilen kollajen preparatlardır.Cerrahi ve non-cerrahi tekniklerle beraber kullanılır.Göz çevresi ve alın gibi ince derili bölgelerde kullanılmalıdır.

Kontrendikasyonları:

Tabletin bileşenlerine karşı aşırı duyarlı olanlarda kullanılmalıdır.

Uyarılar/Önlemler:

Uygulamadan sonra enjeksiyon yerinde geçici kızarıklık oluşabilir.Testin yapılmadığı veya uygun olmadığı durumlarda yapılan Kollajen Tedavisinde bölgesel allerjik reaksiyon (kızarıklık,kaşıntı,endurasyon),abse formasyonu, nekroz oluşma riski bulunabilir.

Yan etkiler/Advers etkiler:

Çürük profiloksisi için önerilen dozlarda, sodyum florürün anlamlı bir yan etkisi gösterilmemiştir. Bununla birlikte, nadiren, deride hafif döküntüler kaydedilmiştir. Bu döküntüler tedavi kesilince hızla kaybolur.

İlaç etkileşimleri:

Bu ilaç, emilimi azalacağından, süt ve süt ürünleri ile birlikte ve kalsiyum, alüminyum ve magnezyum tuzları içeren antiasitlerle birlikte kullanılmamalıdır.

Kullanım şekli ve dozu:

Kırışıklığın derinliğine göre dermisin alt bölümüne (retiküler dermis) enjekte edilmelidir.Defektin derinliğine göre kullanılması gereken miktar değişkenlik gösterir.

Zyplast Collagen Implant Eşdeğerleri

Bu ilaca eşdeğer ilaç bulunamadı.


8
İlaç Prospektüs Bilgileri / ZYPREXA 10 mg Film Kaplı Tablet
« Son İleti Gönderen: Sağlıklı Yaşam 24 Eylül 2018, 15:18:16 »
KULLANMA TALİMATI ZYPREXA 10 mg film kaplı tablet Ağızdan alınır.

• Etkin madde:

Olanzapin

Her film kaplı tablet 10 mg olanzapin içerir.

• Yardımcı maddeler:

laktoz monohidrat, hiproloz, krospovidon, mikrokristalin selüloz,magnezyum stearat, hipromelloz, titanyum dioksit (E171), karnauba mumu, şellak,makrogol, propilen glikol, polisorbat 80 ve indigo karmin (132).

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

• Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

• Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

• Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

• Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.

• Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışındayüksek veya düşükdoz kullanmayınız.

Bu kullanma talimatında:

1. ZYPREXA VELOTAB nedir ve ne için kullanılır?

2. ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

3. ZYPREXA VELOTAB nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. ZYPREXA VELOTAB 'ın saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. ZYPREXA VELOTAB nedir ve ne için kullanılır?

ZYPREXA VELOTAB 28 tabletlik blister strip ambalajlarda kullanıma sunulmuş olup bir kutusunda her biri 7 ağızda dağılabilir tablet ihtiva eden 4 adet blister strip mevcuttur. ZYPREXA VELOTAB ağızda dağılabilir tabletler yuvarlak ve sarı renktedir.
ZYPREXA VELOTAB antipsikotikler adı verilen bir ilaç grubuna aittir ve aşağıdaki durumların tedavisinde kullanılır:

• Gerçekte var olmayan şeyleri duymak, görmek veya hissetmek, yanlış inanışlar, anormal şüphecilik, içine kapanmak gibi semptomların eşlik ettiği bir hastalık olan şizofreninin tedavisinde kullanılır. Ayrıca bu hastalığı yaşayan hastalar kendilerini depresif, endişeli veya gergin hissedebilirler.

• Heyecan ve coşku hali durumları görülen, orta ve şiddetli manik dönemler,
ZYPREXA VELOTAB'ın manik dönemde olanzapin tedavisine cevap veren bipolar bozukluğu olan hastalarda, bu semptomların tekrar oluşmasını önlediği gösterilmiştir.

ZYPREXA benzer durumların tedavisi için 13-17 yaş arasındaki ergen hastalarda da kullanılabilir.

2. ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

ZYPREXA VELOTAB'ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ

• Eğer, olanzapine veya bu ilacın içeriğindeki diğer maddelerden (bölüm 6'da listelenmiştir) herhangi birine karşı alerjikseniz (aşırı duyarlılığınız varsa). Alerjik reaksiyon döküntü, kaşınma, yüzde şişme, dudaklarda şişme veya nefes darlığı şeklinde tanınabilir. Bunlardan herhangi biri olursa doktorunuza danışınız.
• Eğer, daha önceden dar açılı glokom gibi tanısı konulmuş göz problemleriniz varsa.
ZYPREXA VELOTAB'ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
ZYPREXA VELOTAB kullanmadan önce doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
• Ciddi yan etkilere yol açabileceğinden, ZYPREXA VELOTAB'ın demansı (bunama) olan yaşlı hastalarda kullanımı tavsiye edilmez.
• Bu tip ilaçlar, başlıca yüz ve dilde anormal hareketlere neden olabilirler. Eğer ZYPREXA VELOTAB verildikten sonra bunları yaşarsanız, doktorunuza bildiriniz.
• Bu tip ilaçlar, çok nadir olarak ateş, daha hızlı soluma, terleme, kas sertliği, uyuşukluk veya uykulu olma gibi belirtilerin beraber görülmesine neden olur. Bu durumun görülmesi halinde derhal doktorunuza başvurunuz.
• ZYPREXA VELOTAB kullanan hastalarda kilo artışı görülmektedir. Doktorunuzun kontrolünde düzenli olarak kilonuzu kontrol etmelisiniz.
• ZYPREXA VELOTAB kullanan hastalarda yüksek kan şekeri ve yüksek yağ (trigliserit ve kolesterol) düzeyleri görülmektedir. Doktorunuzun kontrolünde ZYPREXA VELOTAB kullanmaya başlamadan önce ve tedavi süresi boyunca kan şekerinizin ve bazı yağ düzeylerinizin kontrol edilmesi için kan testi yapılmalıdır.
• Sizin veya ailenizden birisinin kan pıhtılaşması ile ilgili bir hastalık öyküsü varsa bu gibi ilaçlar kan pıhtısı oluşumu ile ilişkili olabileceğinden doktorunuza söylemelisiniz.

Eğer aşağıdaki hastalıklardan herhangi biri sizde varsa, doktorunuzla mümkün olduğunca çabuk temasa geçiniz:

• Şeker hastalığı (diyabet)
• Kalp hastalığı
• Karaciğer veya böbrek hastalığı
• Parkinson hastalığı
• Nöbetler
• Prostat sorunları
• Barsak tıkanması (paralitik ileus)
• Kan hastalıkları
• İnme veya “minör” inme (inmenin geçici belirtileri)

Eğer demansınız (bunama) varsa, siz veya bakıcınız/akrabanız inme veya “minör” inme yaşayıp yaşamadığınızı doktorunuza söylemelidir.

Eğer 65 yaşın üzerindeyseniz doktorunuz rutin bir önlem olarak tansiyonunuzu takip edebilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

Çocuklar

ZYPREXA VELOTAB, 13 yaşın altındaki hastalar için uygun değildir.
ZYPREXA VELOTAB'ın yiyecek ve içecek ile kullanılması
Alkolle birlikte alınması uyku haline neden olabileceğinden, size ZYPREXA VELOTAB verilmişse alkol almayınız.

Hamilelik

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.

Gebeliğin son döneminde (son 3 aylık dönem) ZYPREXA VELOTAB dahil tüm antipsikotik ilaçlara maruz kalan yeni doğan bebeklerde, doğumu takiben şiddeti değişebilen anormal kas hareketleri ve/veya ilaç kesilmesine bağlı huzursuzluk, bebekteki kas gerginliğinin aşırı artması veya azalması, uyku hali, solunum sıkıntısı veya beslenme bozuklukları görülebilir. Eğer bebeğinizde bu belirtilerden herhangi birini görürseniz doktorunuzla iletişime geçiniz.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

ZYPREXA VELOTAB az miktarda anne sütüne geçtiği için emzirme döneminde bu ilaç kullanılmamalıdır.

Araç ve makine kullanımı

ZYPREXA VELOTAB'ın uykuya neden olma riski bulunmaktadır. Böyle bir durumda araç ve makine kullanmayınız. Doktorunuza danışınız.

ZYPREXA VELOTAB aspartam, mannitol ve sodyum metil parahidroksibenzoat ve sodyum propil parahidroksibenzoat içerir,Fenilalanini kullanamayan hastalar, ZYPREXA VELOTAB'ın bir fenilalanin kaynağı olan aspartam içerdiğini dikkate almalıdırlar. Bu, fenilketonürisi olan kişiler için zararlı olabilir.

Mannitol kullanamayan hastalar, ZYPREXA VELOTAB'ın mannitol içerdiğine dikkate etmelidirler.
ZYPREXA VELOTAB, bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara sebep olabilecek sodyum metil parahidroksibenzoat ve sodyum propil parahidroksibenzoat içermektedir. Alerjik reaksiyon döküntü, kaşınma veya nefes darlığı şeklinde tanınabilir. Bu, ZYPREXA VELOTAB'ı alır almaz veya aldıktan bir süre sonra ortaya çıkabilir.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı

ZYPREXA VELOTAB'ı kullanırken sadece doktorunuzun izin verdiği diğer ilaçları alınız. ZYPREXA VELOTAB'ın huzursuzluk tedavisinde kullanılan ilaçlarla, uyku ilaçlarıyla (sakinleştiriciler) ve ruhsal çöküntüye karşı olan ilaçlarla (antidepresanlar) birlikte kullanımı uyku hali hissetmenize neden olabilir.

Eğer özellikle aşağıdaki ilaçları alıyorsanız doktorunuza söyleyiniz;

• Parkinson hastalığı için ilaçlar.
• ZYPREXA VELOTAB dozunuzu değiştirmeniz gerekebileceğinden, karbamazepin (antiepileptik, duygu durum düzenleyici), fluvoksamin (bir antidepresandır) ya da siprofloksasin (bir antibiyotiktir)

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. ZYPREXA VELOTAB nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

Bu ilacı her zaman doktorunuzun size anlattığı şekilde kullanınız. Emin olmadığınız takdirde doktor veya eczacınıza sorunuz.

Doktorunuz kaç tane ZYPREXA VELOTAB tablet kullanmanız ve ilaca ne kadar süreyle devam etmeniz gerektiğine karar verecektir. ZYPREXA'nın günlük dozu 5 ila 20 mg arasındadır. Belirtilerinizin tekrar görülmesi durumunda doktorunuza danışınız ancak doktorunuz söylemedikçe ZYPREXA VELOTAB kullanmayı bırakmayınız.

13-17 yaş arası ergenlerde tavsiye edilen başlangıç dozu 2,5-5 mg'dır. Uygun tedavi dozuna hekiminiz karar verecektir.

ZYPREXA VELOTAB tableti doktorunuzun tavsiyesi üzerine günde bir kez alınız. Tabletlerinizi hergün aynı zamanda alınız. Tableti yemekler ile birlikte ya da tek başına almanız fark etmemektedir.

ZYPREXA VELOTAB tabletler kolayca kırılabildiğinden tableti tutarken dikkatli olunuz. Tabletler kırılabileceğinden tabletleri ıslak elle tutmayınız.

1. Blister bantını iki ucundan tutunuz ve bir blister yuvasını etrafındaki kesikli kısımdan yavaşça kopartarak banttan ayırınız.
2. Koparttığınız bölümün arkasındaki bantı dikkatlice çıkarınız.
3. Tableti hafifçe dışarı doğru itiniz.
4. Tableti ağzınıza yerleştiriniz. Tablet ağzınızda hemen eriyip kolayca yutulabilecektir.
Tabletinizi ayrıca bir bardak su, portakal suyu, elma suyu, süt veya kahve içine atıp karıştırabilirsiniz. Bazı içecekler ile karıştırıldığında karışımın rengi değişebilir ve karışım bulanıklaşabilir. Karışımı doğrudan içiniz.

Uygulama yolu ve metodu:

ZYPREXA VELOTAB ağız yoluyla alınır.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
ZYPREXA VELOTAB 13 yaşın altındaki hastalar için uygun değildir.
Özel kullanım durumları
Özel kullanımı yoktur.
Eğer ZYPREXA VELOTAB 'ın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden fazla ZYPREXA VELOTAB kullandıysanız
Kullanmaları gerekenden daha fazla ZYPREXA VELOTAB kullanan hastalar aşağıdaki belirtileri yaşayabilirler: Kalbin hızlı atması, saldırganlık, konuşma bozukluğu, özellikle yüz ve dilde anormal hareketler ve bilinç seviyesinde azalma. Diğer belirtiler: akut konfüzyon (ani zihin karışıklığı), epilepsi (sara) nöbetleri, koma, “ateş, hızlı soluma, terleme, kas sertliği ve sersemlik hissi ya da uyku hali”nin kombinasyonu, solunum hızının azalması, yüksek tansiyon ya da düşük tansiyon, kalpte ritim bozukluğu olabilir.

Yukarıdaki belirtilerin herhangi birini gördüğünüzde hemen doktorunuza veya hastaneye başvurunuz. Doktorunuza kullandığınız tabletlerin ambalajını gösteriniz.

ZYPREXA VELOTAB 'dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmayı unutursanız Tabletinizi hatırladığınız anda alınız.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.


ZYPREXA VELOTAB ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler
Kendinizi daha iyi hissettiğinizde tabletleri kullanmayı bırakmayınız. Doktorunuzun söylediği sürece ZYPREXA VELOTAB almaya devam etmeniz önemlidir.

ZYPREXA VELOTAB'ı aniden kullanmayı bırakırsanız terleme, uyuyamama, titreme, heyecan veya bulantı ve kusma görülebilir. Tedaviyi sonlandırmadan önce doktorunuz size kademeli olarak doz azaltmanızı önerebilir.

Bu ilacın kullanımıyla ilgili ilave sorularınız olursa doktorunuza ve eczacınıza sorunuz.

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi, bu ilacın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

• Özellikle yüzde ve dilde anormal hareket (10 hastanın birinden az görülebilen yaygın bir yan etki).
• Toplar damarlarda özellikle bacaklarda görülen (belirtileri şişlik, ağrı, ve bacakta kızarılık), kan damarları boyunca akciğerlere doğru hareket edebilen, göğüs ağrısı ve nefes almada zorluğa neden olan kan pıhtısı (100 hastanın 1'inden az görülebilen yaygın olmayan bir yan etki).
• Ateş, hızlı soluma, terleme, kaslarda sertlik ve sersemlik hissi ya da uyku hali kombinasyonu (bu yan etkinin sıklığı eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Çok yaygın yan etkiler (10 hastanın en az 1'inde görülebilir) kilo alımını; uyku halini; ve kandaki süt salgısını uyaran hormon olan prolaktin düzeylerinde artışı içerir. Bazı insanlar tedavinin erken döneminde, özellikle yatar ya da oturur pozisyondan kalkarken, sersemlik hissedebilir ya da bayılabilir (düşük kalp atım hızı ile). Bu durum genellikle kendiliğinden geçer, ancak geçmezse, doktorunuza söyleyiniz.

Yaygın yan etkiler (10 hastanın 1'inden az görülebilir) bazı kan hücrelerinde ve kandaki yağ miktarındaki değişiklikleri ve tedavinin erken döneminde, karaciğer enzimlerinde geçici artışları; kandaki ve idrardaki şeker düzeyinde artışları; kandaki ürik asit ve kreatin fosfokinaz düzeylerinde artışları; çok aç hissetmeyi; baş dönmesini; huzursuzluğu; titremeyi; anormal hareketi (diskinezi); kabızlığı; ağız kuruluğunu; deride döküntüyü; güç kaybını; aşırı yorgunluğu; ellerde, bileklerde veya ayaklarda şişme ile anlaşılan su tutmasını; ateşi; eklem ağrısını; ve erkek ve kadınlarda cinsel istek azalması ya da erkeklerde sertleşme sorunu ile görülen cinsel işlev bozukluğunu içerir.

Yaygın olmayan yan etkiler (100 hastanın 1'inden az görülebilir) alerjik reaksiyonu (örn. ağız ve boğazın şişmesi, kaşıntı, döküntü); şeker hastalığını veya bazen koma veya ketoasidoz (kan ve idrardaki ketonlar) ile bağlantılı şeker hastalığının kötüleşmesini; genellikle nöbet geçmişi olanlarda sara nöbetini (epilepsi); kas sertliği ya da spazmı (göz hareketleri dahil); konuşmada problemi; düşük kalp atım hızını; gün ışığına karşı hassasiyeti; burundan kan gelmesini; karın şişliğini; hafıza kaybını veya unutkanlığı; idrar tutamamayı; idrara çıkamamayı; saç dökülmesini; adet dönemlerinin olmaması ya da azalmasını; anormal anne sütü üretimi ya da anormal büyüme gibi kadın ve erkeklerin göğüslerindeki değişiklikleri ve Venöz tromboembolik olay (VTO) riskini içerir.

Seyrek yan etkiler (1.000 hastanın 1'inden az fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir) vücut ısısında düşüşü; kalbin anormal ritmini; açıklanamayan ani ölümü; ciddi karın ağrısı, ateş ve bulantıya/kusmaya neden olan pankreas iltihabını; cildin ve gözün beyaz kısımlarında sararma ile ortaya çıkan karaciğer hastalığını; açıklanamayan sızı ve ağrılar ile kendini gösteren kas hastalığını; uzamış ve/veya ağrılı sertleşmeyi (ereksiyon) içerir.

Olanzapin kullanırken bunaması (demans) olan yaşlı hastalar inme, zatüree, idrar kaçırma, düşmeler, aşırı yorgunluk, var olmayan şeyleri görme (halüsinasyonlar), vücut ısısında artış, ciltte kızarıklık ve yürümede zorluktan şikayet etmektedirler. Bu özel gruptaki hastalarda bazı ölüm vakaları da bildirilmiştir. Antipsikotik ilaçlar ile tedavi edilen bunamaya (demansa) bağlı psikozu olan yaşlı hastalarda ölüm riski yüksektir.

Parkinson hastalığı olan hastalarda ZYPREXA belirtileri kötüleştirebilir.

13-17 yaş arasında görülebilen yan etkiler:

Çok yaygın:

- Uyku hali,
- Kilo artışı,
- Baş ağrısı,
- İştah artışı,
- Baş dönmesi,
- Karın ağrısı,
- Kol ve bacaklarda ağrı,
- Halsizlik,
- Ağız kuruluğu

Yaygın:

- Kabızlık,
- Burun-boğaz iltihabı,
- İshal,
- Huzursuzluk,
- Kanda karaciğer enzimlerinde (ALT, AST) yükselme,
- Hazımsızlık,
- Burun kanaması,
- Solunum yolu enfeksiyonu,
- Yüz kemiklerinin içindeki hava boşluklarının iltihabı
- Eklemlerde ağrı
- Kas-iskelet sertliği

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

5. ZYPREXA VELOTAB'ın saklanması

ZYPREXA VELOTAB'ı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

ZYPREXA VELOTAB tabletler, ışık ve nemden korumak için orijinal ambalajında ve 25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

İlaçlarınızı evsel atıklar ile birlikte veya atık su yoluyla atılmamalıdır. Artık kullanmayacağınız ilaçları nasıl atacağınızı eczacınıza sorunuz. Bu tedbirler çevreyi korumaya yardımcı olacaktır.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra ZYPREXA VELOTAB 'ı kullanmayınız.

Ruhsat Sahibi:

Lilly İlaç Ticaret Limited Şirketi
Kuşbakışı Cad. Rainbow Plaza No:4 Kat:3 34662 Altunizade - İstanbul Tel : 0 216 554 00 00 Faks: 0 216 474 71 99

Üretici: Catalent U.K. Swindon Zydis Ltd. Wiltshire, İngiltere

***Etiketler:zyprexa 20 mg fiyatı,zyprexa 20 mg ne için kullanılır,zyprexa 20 mg kullananlar,zyprexa 20 mg nedir,zyprexa 20 mg yan etkileri,zyprexa 10 mg kimler kullanır,zyprexa 10 mg fiyat



9
ZYPREXA 10 mg i.m. enjeksiyonluk solüsyon için toz Kas içine uygulanır.

•Etkin madde:

Olanzapin

Her bir flakon 10 mg olanzapin içerir.

•Yardımcı maddeler:

laktoz monohidrat, tartarik asit (E334), hidroklorik asit, sodyum hidroksit.

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

• Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

• Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

• Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

• Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.

• Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışındayüksek veya düşükdoz kullanmayınız.

Bu kullanma talimatında:

1. ZYPREXA nedir ve ne için kullanılır?

2. ZYPREXA 'yı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

3. ZYPREXA nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. ZYPREXA 'nın saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. ZYPREXA nedir ve ne için kullanılır?

ZYPREXA, bir flakonun içinde sarı renkli toz halinde bulunmaktadır. Zyprexa'nın bir flakonu size 10mg olanzapin sağlayabilir. Doktorunuz veya hemşireniz bu flakonu enjeksiyon şeklinde verilecek solüsyon haline getirecektir.

Enjeksiyonluk ZYPREXA kutuda 1 flakonluk ambalajda kullanıma sunulmuştur.

Enjeksiyonluk ZYPREXA antipsikotikler adı verilen bir ilaç grubuna aittir veaşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilen gerginlik ve üzüntülü davranış belirtilerinin tedavi edilmesinde kullanılır;

• Gerçekte var olmayan şeyleri duymak, görmek veya hissetmek, yanlış inanışlar, anormal şüphecilik, içine kapanmak gibi semptomların eşlik ettiği bir hastalık olan şizofreninin tedavisinde kullanılır. Ayrıca bu hastalığı yaşayan hastalar kendilerini depresif, endişeli veya gergin hissedebilirler.

• Heyecan ve coşku hali durumları görülen, orta ve şiddetli manik dönemler,
Enjeksiyonluk ZYPREXA, gerginlik ve üzüntülü davranışın hızlı kontrolünün gerekli olduğu ve ZYPREXA tabletler ile tedavinin uygun olmadığı durumlarda kullanılır. Uygun koşullar sağlanır
sağlanmaz, doktorunuz tedavinize ZYPREXA tabletler ile devam edecektir.

2. ZYPREXA'yı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

ZYPREXA'yı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ

• Eğer, olanzapine veya bu ilacın içeriğindeki diğer maddelerden (bölüm 6'da listelenmiştir) herhangi birine karşı alerjikseniz (aşırı duyarlılığınız varsa). Alerjik reaksiyon döküntü, kaşınma, yüzde şişme, dudaklarda şişme veya nefes darlığı şeklinde tanınabilir. Bunlardan herhangi biri olursa doktorunuza danışınız.

• Eğer, daha önceden göz içi basıncının artması (dar açılı glokom) gibi tanısı konulmuş göz problemleriniz varsa.

ZYPREXA i.m. enjesiyonluk solüsyon için tozu aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
Enjeksiyonluk ZYPREXA kullanmadan önce doktorunuz veya hemşireniz ile konuşunuz.

• Ölüm riskinde artışa ve ciddi yan etkilere yol açabileceğinden, ZYPREXA'nın bunaması (demans) olan yaşlı hastalarda kullanımı tavsiye edilmez.

• Enjeksiyondan sonra baş dönmesi ve fenalaşma hissi varsa doktor ya da hemşirenize söyleyiniz. Büyük olasılıkla daha iyi hissedinceye kadar uzanmanız gerekecektir. Doktorunuz ayrıca tansiyonunuzu ve nabzınızı ölçmek isteyebilir.

• Bu tip ilaçlar, başlıca yüz ve dilde anormal hareketlere neden olabilirler. Eğer ZYPREXA verildikten sonra bunları yaşarsanız, doktorunuza bildiriniz.

• Bu tip ilaçlar, çok seyrek olarak ateş, daha hızlı soluma, terleme, kas sertliği, uyuşukluk veya uykulu olma gibi belirtilerin beraber görülmesine neden olur. Bu durumun görülmesi halinde derhal doktorunuza başvurunuz. Böyle bir durumda başka enjeksiyon yapılmayacaktır.

• ZYPREXA kullanan hastalarda kilo artışı görülmektedir. Doktorunuzun kontrolünde düzenli olarak kilonuzu kontrol etmelisiniz.

• ZYPREXA kullanan hastalarda yüksek kan şekeri ve yüksek yağ (trigliserit ve kolesterol) düzeyleri görülmektedir. Doktorunuzun kontrolünde ZYPREXA kullanmaya başlamadan önce ve tedavi süresi boyunca kan şekerinizin ve bazı yağ düzeylerinizin kontrol edilmesi için kan testi yapılmalıdır.

• Sizin veya ailenizden birisinin kan pıhtılaşması ile ilgili bir hastalık öyküsü varsa bu gibi ilaçlar kan pıhtısı oluşumu ile ilişkili olabileceğinden doktorunuza söylemelisiniz. Seyrek olarak toplardamar sisteminde tıkanma (venöz tromboembolik olay) riskine neden olabilir.

Eğer aşağıdaki hastalıklardan herhangi biri sizde varsa, doktorunuzla mümkün olduğunca çabuk temasa geçiniz:

• İnme veya “minör” inme (inmenin geçici belirtileri)
• Parkinson hastalığı
• Prostat sorunları
• Barsak tıkanması (paralitik ileus)
• Karaciğer veya böbrek hastalığı
• Kan hastalıkları
• Son zamanlarda kalp krizi veya ritim bozukluğu (hasta sinüs sendromu), stabil olmayan göğüs ağrısı (angina) gibi bir kalp hastalığı geçirdiyseniz veya tansiyonunuz düşükse
• Şeker hastalığı (diyabet)
• Nöbetler

Eğer bunamanız (demans) varsa, siz veya bakıcınız/akrabanız inme veya “minör” inme yaşayıp yaşamadığınızı doktorunuza söylemelidir.

Eğer 65 yaşın üzerindeyseniz doktorunuz rutin bir önlem olarak tansiyonunuzu takip edebilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

Çocuklar

ZYPREXA, 18 yaşın altındaki hastalar için uygun değildir.

ZYPREXA'nın yiyecek ve içecek ile kullanılması, Alkolle birlikte alınması uyku haline neden olabileceğinden, size ZYPREXA verilmişse alkol almayınız.

Hamilelik

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.

Gebeliğin son döneminde (son 3 aylık dönem) ZYPREXA dahil tüm antipsikotik ilaçlara maruz kalan yeni doğan bebeklerde, doğumu takiben şiddeti değişebilen anormal kas hareketleri ve/veya ilaç kesilmesine bağlı huzursuzluk, bebekteki kas gerginliğinin aşırı artması veya azalması, uyku hali, solunum sıkıntısı veya beslenme bozuklukları görülebilir. Eğer bebeğinizde bu belirtilerden herhangi birini görürseniz doktorunuzla iletişime geçiniz.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Az miktarlarda da olsa anne sütüne geçebileceğinden emzirme sırasında ZYPREXA kullanılmamalıdır.

Araç ve makine kullanımı

ZYPREXA'nın uykuya neden olma riski bulunmaktadır. Böyle bir durumda araç ve makine kullanmayınız. Doktorunuza danışınız.

ZYPREXA'nın içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
Geçerli değildir.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı

ZYPREXA'nın aşağıdaki ilaçlarla birlikte kullanımı uyku haline neden olabilir; huzursuzluk tedavisinde kullanılan ilaçlar, uyku ilaçları (sakinleştiriciler, benzodiazepinler dahil) ve ruhsal çöküntüye karşı olan ilaçlar (antidepresanlar). ZYPREXA'yı kullanırken sadece doktorunuzun izin verdiği diğer ilaçları alınız.

ZYPREXA ile aynı zamanda benzodiazepin enjeksiyonu yapılması aşırı uykuyla sonuçlanabileceği, kalp atım hızınıza veya nefes almanıza ciddi etkisi olabileceği, ve çok seyrek vakalarda ölümle sonuçlanabileceği için eğer enjeksiyonluk ZYPREXA alıyorsanız benzodiazepin enjeksiyonu yapılması önerilmemektedir. Eğer doktorunuz durumunuzu tedavi etmek için benzodiazepin enjeksiyonu yapmak zorundaysa, ZYPREXA enjeksiyonundan sonra en az bir saatlik zaman süresi olmalı ve benzodiazepin enjeksiyonu yapıldıktan sonra yakından izlenmelisiniz.
Parkinson hastalığı için ilaç alıyorsanız doktorunuza özellikle söyleyiniz.

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. ZYPREXA nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

Sulandırma ve uygulama ile ilgili bilgiler için bu kullanma talimatının sonunda bulunan ve sağlık personeli için hazırlanan bölüme bakınız.

Doktorunuz hastalığınıza bağlı olarak ilacınızın dozunu belirleyecek ve size uygulayacaktır. İlk enjeksiyon için doz genellikle 10 mg'dır ancak bundan daha az da olabilir. 24 saat içinde 20 mg'a kadar verilebilir.

Uygulama yolu ve metodu:

ZYPREXA toz şeklindedir. Doktor veya hemşireniz bu tozu çözelti haline getirecektir.
Enjeksiyonluk ZYPREXA kas içine uygulanır. Çözeltinin doğru miktarı kasınıza enjekte edilecektir.

Değişik yaş grupları:

Çocuklarda kullanımı:

ZYPREXA 18 yaşın altındaki hastalar için uygun değildir.

Yaşlılarda kullanımı:

65 yaşın üzerindeki hastalar için doz 2.5 veya 5 mg'dır.

Özel kullanım durumları Böbrek ve karaciğer yetmezliği, Böbrek ve karaciğer yetmezliğiniz varsa doktorunuz alacağınız dozu azaltacaktır.

Eğer ZYPREXA 'nın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden fazla ZYPREXA kullandıysanız

Kullanmaları gerekenden daha fazla ZYPREXA kullanan hastalar aşağıdaki belirtileri yaşayabilirler:

Kalbin hızlı atması, saldırganlık, konuşma bozukluğu, özellikle yüz ve dilde anormal hareketler ve bilinç seviyesinde azalma. Diğer belirtiler: ani zihin karışıklığı (akut konfüzyon), sara (epilepsi) nöbetleri, koma, “ateş, hızlı soluma, terleme, kas sertliği ve sersemlik hissi ya da uyku hali”nin kombinasyonu, solunum hızının azalması, yüksek ya da düşük tansiyon, kalpte ritim bozukluğunu içerebilir. Sorununuzu doktorunuza ya da hemşirenize söyleyiniz.

Enjeksiyonluk ZYPREXA'dan sadece birkaç doz gereklidir. Ne zaman ZYPREXA enjeksiyonuna ihtiyacınız olduğuna doktorunuz karar verecektir.

ZYPREXA'dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

ZYPREXA'yı kullanmayı unutursanız,Doktorunuz atlanan dozun ne zaman uygulanacağına karar verecektir.

Takip eden dozun yeni uygulama zamanı için doktorunuzun talimatlarına uymanız önemlidir.

Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.

ZYPREXA ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler ,Geçerli değildir.

Bu ürünün kullanımıyla ilgili ilave sorularınız olursa doktorunuza ve eczacınıza sorunuz.

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi, enjeksiyonluk ZYPREXA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden biri olursa ZYPREXA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

• Özellikle yüzde ve dilde anormal hareket (10 hastanın birinden az görülebilen yaygın bir yan etki).

• Toplar damarlarda özellikle bacaklarda görülen (belirtileri şişlik, ağrı, ve bacakta kızarılık), kan damarları boyunca akciğerlere doğru hareket edebilen, göğüs ağrısı ve nefes almada zorluğa neden olan kan pıhtısı (100 hastanın 1'inden az görülebilen yaygın olmayan bir yan etki).

• Ateş, hızlı soluma, terleme, kaslarda sertlik ve sersemlik hissi ya da uyku hali kombinasyonu (bu yan etkinin sıklığı eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).

Enjeksiyonluk ZYPREXA ile görülen yaygın yan etkiler

(10 hastanın 1'inden az görülebilir) daha yavaş veya daha hızlı kalp atım hızını, uyku halini, düşük kan basıncını (tansiyon), enjeksiyon yerinde rahatsızlığı içerir.

Bazı insanlar, özellikle yatar veya oturur pozisyondan kalkarken enjeksiyondan sonra baş dönmesi ve fenalaşma hissedebilirler. Bu durum genellikle kendi kendine geçer. Geçmezse doktor veya hemşirenize hemen söyleyiniz.

Yaygın olmayan yan etkiler

(100 hastanın 1'inden az görülebilir) daha yavaş nefes almayı; ve ciddi olabilen kalbin anormal ritmini içerir.

Buna ek olarak, hastaların ZYPREXA'nın diğer formları olan ZYPREXA Film Kaplı Tablet ve ZYPREXA Velotab'ı ağızdan kullanımı sonrasında aşağıdaki yan etkiler görülmüştür.
Çok yaygın yan etkiler

(10 hastanın en az 1'inde görülebilir) kilo alımını; uyku halini; ve kandaki süt salgısını uyaran hormon olan prolaktin düzeylerinde artışı içerir. Bazı insanlar tedavinin erken döneminde, özellikle yatar ya da oturur pozisyondan kalkarken, sersemlik hissedebilir ya da bayılabilir (düşük kalp atım hızı ile). Bu durum genellikle kendiliğinden geçer, ancak geçmezse, doktorunuza söyleyiniz.

Yaygın yan etkiler

(10 hastanın 1'inden az görülebilir) bazı kan hücrelerinde ve kandaki yağ miktarındaki değişiklikleri ve tedavinin erken döneminde, karaciğer enzimlerinde geçici artışları; kandaki ve idrardaki şeker düzeyinde artışları; kandaki ürik asit ve kreatin fosfokinaz düzeylerinde artışları; çok aç hissetmeyi; baş dönmesini; huzursuzluğu; titremeyi; anormal hareketi (diskinezi); kabızlığı; ağız kuruluğunu; deride döküntüyü; güç kaybını; aşırı yorgunluğu; ellerde, bileklerde veya ayaklarda şişme ile anlaşılan su tutmasını; ateşi; eklem ağrısını; ve erkek ve kadınlarda cinsel istek azalması ya da erkeklerde sertleşme sorunu ile görülen cinsel işlev bozukluğunu içerir.

Yaygın olmayan yan etkiler (100 hastanın 1'inden az görülebilir) alerjik reaksiyonu (örn. ağız ve boğazın şişmesi, kaşıntı, döküntü); şeker hastalığını veya bazen koma veya ketoasidoz (kan ve idrardaki ketonlar) ile bağlantılı şeker hastalığının kötüleşmesini; genellikle nöbet geçmişi olanlarda sara nöbetini (epilepsi); kas sertliği ya da spazmı (göz hareketleri dahil); konuşmada problemi; düşük kalp atım hızını; gün ışığına karşı hassasiyeti; burundan kan gelmesini; karın şişliğini; hafıza kaybını veya unutkanlığı; idrar tutamamayı; idrara çıkamamayı; saç dökülmesini; adet dönemlerinin olmaması ya da azalmasını; anormal anne sütü üretimi ya da anormal büyüme gibi kadın ve erkeklerin göğüslerindeki değişiklikleri ve Venöz tromboembolik olay (VTO) riskini içerir.

Seyrek yan etkiler (1.000 hastanın 1'inden az fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir) vücut ısısında düşüşü; kalbin anormal ritmini; açıklanamayan ani ölümü; ciddi karın ağrısı, ateş ve bulantıya/kusmaya neden olan pankreas iltihabını; cildin ve gözün beyaz kısımlarında sararma ile ortaya çıkan karaciğer hastalığını; açıklanamayan sızı ve ağrılar ile kendini gösteren kas hastalığını; uzamış ve/veya ağrılı sertleşmeyi (ereksiyon) içerir.
Olanzapin kullanırken bunaması (demans) olan yaşlı hastalar inme, zatüree, idrar kaçırma, düşmeler, aşırı yorgunluk, var olmayan şeyleri görme (halüsinasyonlar), vücut ısısında artış, ciltte kızarıklık ve yürümede zorluktan şikayet etmektedirler. Bu özel gruptaki hastalarda bazı ölüm vakaları da bildirilmiştir.

Antipsikotik ilaçlar ile tedavi edilen bunamaya (demansa) bağlı psikozu olan yaşlı hastalarda ölüm riski yüksektir.

Parkinson hastalığı olan hastalarda ZYPREXA belirtileri kötüleştirebilir.

Bu tipte ilaçları uzun bir süre boyunca alan kadınlarda seyrek olarak süt gelmeye başlamış, adet dönemi atlamış ve düzensiz adet dönemleri olmuştur. Bu kalıcı olursa hemen doktorunuza söyleyiniz.

Gebeliğin son döneminde (son 3 aylık dönem) ZYPREXA dahil tüm antipsikotik ilaçlara maruz kalan yeni doğan bebeklerde, doğumu takiben şiddeti değişebilen anormal kas hareketleri ve/veya ilaç kesilmesine bağlı huzursuzluk, bebekteki kas gerginliğinin aşırı artması veya azalması, uyku hali, solunum sıkıntısı veya beslenme bozuklukları görülebilir.

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

5. ZYPREXA'nın saklanması

ZYPREXA 'yı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

ZYPREXA flakon, ışıktan korumak için orijinal ambalajında ve 25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

Enjeksiyonluk ZYPREXA, çözelti haline getirildikten sonra 1 saat içinde kullanılmalıdır. Sulandırıldıktan sonra dondurulmamalıdır. Kullanılmayan çözelti atılmalıdır.

Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajdaki ve flakon etiketindeki son kullanma tarihinden sonra ZYPREXA 'yı kullanmayınız.

Ruhsat Sahibi: Lilly İlaç Ticaret Limited Şirketi Kuşbakışı Cad. Rainbow Plaza No:4 Kat:3
34662 Altunizade - İstanbul Tel : 0 216 554 00 00 Faks: 0 216 474 71 99

Üretici: Lilly Pharma Fertigung und Distribution GmbH &Co. KG

AŞAĞIDAKİ BİLGİLER BU İLACI UYGULAYACAK SAĞLIK PERSONELİİÇİNDİR:

ZYPREXA kullanım ve uygulama talimatları

ZYPREXA'yı sadece enjeksiyonluk su ile sulandırınız. Sulandırma için başka bir çözücü kullanılmamalıdır.

ZYPREXA enjeksiyon için toz ticari hiç bir tıbbi ürün ile aynı şırıngada karıştırılmamalıdır. Geçimsizlikleri hakkında örnekler için aşağıdaki bilgileri dikkate alınız.

Enjeksiyonluk olanzapin, enjeksiyonluk diazepam ile çökelti oluşturacağından aynı enjektör içinde karıştırılmamalıdır.

Enjeksiyonluk olanzapini sulandırmak için enjeksiyonluk lorazepam kullanılmamalıdır, çünkü bu kombinasyon sulandırma süresini geciktirir.

Enjeksiyonluk olanzapin, enjeksiyonluk haloperidol ile aynı enjektörde karıştırılmamalıdır, çünkü oluşan düşük pH'lı çözeltinin zaman içinde olanzapinin bozunmasına neden olduğu gösterilmiştir.

Enjeksiyonluk solüsyon için toz

ZYPREXA i.m. enjeksiyonluk solüsyon için tozu parenteral ürünlerin sulandırılması için uygun standart aseptik teknikleri kullanılarak sulandırınız.

1. Steril bir şırıngaya 2.1 ml enjeksiyonluk su çekiniz ve bunu ZYPREXA flakona enjekte ediniz.

2. İçindekiler tamamen çözülüp sarı renkli bir çözelti elde edene kadar flakonu çeviriniz. Flakon,
 5 mg/ml'lik bir çözelti halinde 11.0 mg olanzapin içerir (1 mg olanzapin, flakon ve şırıngada kalmakta ve böylece 10 mg olanzapinin uygulanması mümkün olmaktadır).

3. Aşağıdaki tablo çeşitli dozlardaki olanzapinin elde edilmesi için gerekli enjeksiyon hacimlerini göstermektedir:

Doz (mg)          Enjeksiyon hacmi (ml)
10                                 2.0
7.5                                1.5
5                                    1.0
2.5                                  0.5

4. Çözeltiyi intramusküler yoldan uygulayınız. İntravenöz ya da subkütan yoldan uygulamayınız.

5. Şırıngayı ve kullanılmayan çözeltiyi uygun klinik prosedürlere göre atınız.

6. Çözeltiyi, sulandırdıktan sonraki 1 saat içinde hemen kullanınız. 25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. Dondurmayınız.

Parenteral ilaçlar, uygulamadan önce partikül madde açısından gözle kontrol edilmelidir.

10
İlaç Prospektüs Bilgileri / ZYPREXA 5 mg Film Kaplı Tablet
« Son İleti Gönderen: Sağlıklı Yaşam 24 Eylül 2018, 15:02:27 »
KULLANMA TALİMATI ZYPREXA 5 mg film kaplı tablet Ağızdan alınır.

• Etkin madde:

Olanzapin

Her film kaplı tablet 5 mg olanzapin içerir.

Yardımcı maddeler:

jelatin, mannitol (E421), aspartam (E951), sodyum metil parahidroksibenzoat (E219) ve sodyum propil parahidroksibenzoat (E217).

Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

• Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

• Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

• Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.

• Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.

• Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışındayüksek veya düşükdoz kullanmayınız.

Bu kullanma talimatında:

1. ZYPREXA VELOTAB nedir ve ne için kullanılır?

2. ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

3. ZYPREXA VELOTAB nasıl kullanılır?

4. Olası yan etkiler nelerdir?

5. ZYPREXA VELOTAB 'ın saklanması

Başlıkları yer almaktadır.

1. ZYPREXA VELOTAB nedir ve ne için kullanılır?

ZYPREXA VELOTAB 28 tabletlik blister strip ambalajlarda kullanıma sunulmuş olup bir kutusunda her biri 7 ağızda dağılabilir tablet ihtiva eden 4 adet blister strip mevcuttur. ZYPREXA VELOTAB ağızda dağılabilir tabletler yuvarlak ve sarı renktedir.
ZYPREXA VELOTAB antipsikotikler adı verilen bir ilaç grubuna aittir ve aşağıdaki durumların tedavisinde kullanılır:

• Gerçekte var olmayan şeyleri duymak, görmek veya hissetmek, yanlış inanışlar, anormal şüphecilik, içine kapanmak gibi semptomların eşlik ettiği bir hastalık olan şizofreninin tedavisinde kullanılır. Ayrıca bu hastalığı yaşayan hastalar kendilerini depresif, endişeli veya gergin hissedebilirler.

• Heyecan ve coşku hali durumları görülen, orta ve şiddetli manik dönemler,
ZYPREXA VELOTAB'ın manik dönemde olanzapin tedavisine cevap veren bipolar bozukluğu olan hastalarda, bu semptomların tekrar oluşmasını önlediği gösterilmiştir.

ZYPREXA benzer durumların tedavisi için 13-17 yaş arasındaki ergen hastalarda da kullanılabilir.

2. ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler

ZYPREXA VELOTAB'ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ

• Eğer, olanzapine veya bu ilacın içeriğindeki diğer maddelerden (bölüm 6'da listelenmiştir) herhangi birine karşı alerjikseniz (aşırı duyarlılığınız varsa). Alerjik reaksiyon döküntü, kaşınma, yüzde şişme, dudaklarda şişme veya nefes darlığı şeklinde tanınabilir. Bunlardan herhangi biri olursa doktorunuza danışınız.
• Eğer, daha önceden dar açılı glokom gibi tanısı konulmuş göz problemleriniz varsa.
ZYPREXA VELOTAB'ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ
ZYPREXA VELOTAB kullanmadan önce doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
• Ciddi yan etkilere yol açabileceğinden, ZYPREXA VELOTAB'ın demansı (bunama) olan yaşlı hastalarda kullanımı tavsiye edilmez.
• Bu tip ilaçlar, başlıca yüz ve dilde anormal hareketlere neden olabilirler. Eğer ZYPREXA VELOTAB verildikten sonra bunları yaşarsanız, doktorunuza bildiriniz.
• Bu tip ilaçlar, çok nadir olarak ateş, daha hızlı soluma, terleme, kas sertliği, uyuşukluk veya uykulu olma gibi belirtilerin beraber görülmesine neden olur. Bu durumun görülmesi halinde derhal doktorunuza başvurunuz.
• ZYPREXA VELOTAB kullanan hastalarda kilo artışı görülmektedir. Doktorunuzun kontrolünde düzenli olarak kilonuzu kontrol etmelisiniz.
• ZYPREXA VELOTAB kullanan hastalarda yüksek kan şekeri ve yüksek yağ (trigliserit ve kolesterol) düzeyleri görülmektedir. Doktorunuzun kontrolünde ZYPREXA VELOTAB kullanmaya başlamadan önce ve tedavi süresi boyunca kan şekerinizin ve bazı yağ düzeylerinizin kontrol edilmesi için kan testi yapılmalıdır.
• Sizin veya ailenizden birisinin kan pıhtılaşması ile ilgili bir hastalık öyküsü varsa bu gibi ilaçlar kan pıhtısı oluşumu ile ilişkili olabileceğinden doktorunuza söylemelisiniz.

Eğer aşağıdaki hastalıklardan herhangi biri sizde varsa, doktorunuzla mümkün olduğunca çabuk temasa geçiniz:

• Şeker hastalığı (diyabet)
• Kalp hastalığı
• Karaciğer veya böbrek hastalığı
• Parkinson hastalığı
• Nöbetler
• Prostat sorunları
• Barsak tıkanması (paralitik ileus)
• Kan hastalıkları
• İnme veya “minör” inme (inmenin geçici belirtileri)

Eğer demansınız (bunama) varsa, siz veya bakıcınız/akrabanız inme veya “minör” inme yaşayıp yaşamadığınızı doktorunuza söylemelidir.

Eğer 65 yaşın üzerindeyseniz doktorunuz rutin bir önlem olarak tansiyonunuzu takip edebilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.

Çocuklar

ZYPREXA VELOTAB, 13 yaşın altındaki hastalar için uygun değildir.
ZYPREXA VELOTAB'ın yiyecek ve içecek ile kullanılması
Alkolle birlikte alınması uyku haline neden olabileceğinden, size ZYPREXA VELOTAB verilmişse alkol almayınız.

Hamilelik

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız.

Gebeliğin son döneminde (son 3 aylık dönem) ZYPREXA VELOTAB dahil tüm antipsikotik ilaçlara maruz kalan yeni doğan bebeklerde, doğumu takiben şiddeti değişebilen anormal kas hareketleri ve/veya ilaç kesilmesine bağlı huzursuzluk, bebekteki kas gerginliğinin aşırı artması veya azalması, uyku hali, solunum sıkıntısı veya beslenme bozuklukları görülebilir. Eğer bebeğinizde bu belirtilerden herhangi birini görürseniz doktorunuzla iletişime geçiniz.

Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Emzirme

İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

ZYPREXA VELOTAB az miktarda anne sütüne geçtiği için emzirme döneminde bu ilaç kullanılmamalıdır.

Araç ve makine kullanımı

ZYPREXA VELOTAB'ın uykuya neden olma riski bulunmaktadır. Böyle bir durumda araç ve makine kullanmayınız. Doktorunuza danışınız.

ZYPREXA VELOTAB aspartam, mannitol ve sodyum metil parahidroksibenzoat ve sodyum propil parahidroksibenzoat içerir,Fenilalanini kullanamayan hastalar, ZYPREXA VELOTAB'ın bir fenilalanin kaynağı olan aspartam içerdiğini dikkate almalıdırlar. Bu, fenilketonürisi olan kişiler için zararlı olabilir.

Mannitol kullanamayan hastalar, ZYPREXA VELOTAB'ın mannitol içerdiğine dikkate etmelidirler.
ZYPREXA VELOTAB, bazı insanlarda alerjik reaksiyonlara sebep olabilecek sodyum metil parahidroksibenzoat ve sodyum propil parahidroksibenzoat içermektedir. Alerjik reaksiyon döküntü, kaşınma veya nefes darlığı şeklinde tanınabilir. Bu, ZYPREXA VELOTAB'ı alır almaz veya aldıktan bir süre sonra ortaya çıkabilir.

Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı

ZYPREXA VELOTAB'ı kullanırken sadece doktorunuzun izin verdiği diğer ilaçları alınız. ZYPREXA VELOTAB'ın huzursuzluk tedavisinde kullanılan ilaçlarla, uyku ilaçlarıyla (sakinleştiriciler) ve ruhsal çöküntüye karşı olan ilaçlarla (antidepresanlar) birlikte kullanımı uyku hali hissetmenize neden olabilir.

Eğer özellikle aşağıdaki ilaçları alıyorsanız doktorunuza söyleyiniz;

• Parkinson hastalığı için ilaçlar.
• ZYPREXA VELOTAB dozunuzu değiştirmeniz gerekebileceğinden, karbamazepin (antiepileptik, duygu durum düzenleyici), fluvoksamin (bir antidepresandır) ya da siprofloksasin (bir antibiyotiktir)

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

3. ZYPREXA VELOTAB nasıl kullanılır?

Uygun kullanım ve doz/uygulama sıklığı için talimatlar:

Bu ilacı her zaman doktorunuzun size anlattığı şekilde kullanınız. Emin olmadığınız takdirde doktor veya eczacınıza sorunuz.

Doktorunuz kaç tane ZYPREXA VELOTAB tablet kullanmanız ve ilaca ne kadar süreyle devam etmeniz gerektiğine karar verecektir. ZYPREXA'nın günlük dozu 5 ila 20 mg arasındadır. Belirtilerinizin tekrar görülmesi durumunda doktorunuza danışınız ancak doktorunuz söylemedikçe ZYPREXA VELOTAB kullanmayı bırakmayınız.

13-17 yaş arası ergenlerde tavsiye edilen başlangıç dozu 2,5-5 mg'dır. Uygun tedavi dozuna hekiminiz karar verecektir.

ZYPREXA VELOTAB tableti doktorunuzun tavsiyesi üzerine günde bir kez alınız. Tabletlerinizi hergün aynı zamanda alınız. Tableti yemekler ile birlikte ya da tek başına almanız fark etmemektedir.

ZYPREXA VELOTAB tabletler kolayca kırılabildiğinden tableti tutarken dikkatli olunuz. Tabletler kırılabileceğinden tabletleri ıslak elle tutmayınız.

1. Blister bantını iki ucundan tutunuz ve bir blister yuvasını etrafındaki kesikli kısımdan yavaşça kopartarak banttan ayırınız.
2. Koparttığınız bölümün arkasındaki bantı dikkatlice çıkarınız.
3. Tableti hafifçe dışarı doğru itiniz.
4. Tableti ağzınıza yerleştiriniz. Tablet ağzınızda hemen eriyip kolayca yutulabilecektir.
Tabletinizi ayrıca bir bardak su, portakal suyu, elma suyu, süt veya kahve içine atıp karıştırabilirsiniz. Bazı içecekler ile karıştırıldığında karışımın rengi değişebilir ve karışım bulanıklaşabilir. Karışımı doğrudan içiniz.

Uygulama yolu ve metodu:

ZYPREXA VELOTAB ağız yoluyla alınır.
Değişik yaş grupları:
Çocuklarda kullanımı:
ZYPREXA VELOTAB 13 yaşın altındaki hastalar için uygun değildir.
Özel kullanım durumları
Özel kullanımı yoktur.
Eğer ZYPREXA VELOTAB 'ın etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Kullanmanız gerekenden fazla ZYPREXA VELOTAB kullandıysanız
Kullanmaları gerekenden daha fazla ZYPREXA VELOTAB kullanan hastalar aşağıdaki belirtileri yaşayabilirler: Kalbin hızlı atması, saldırganlık, konuşma bozukluğu, özellikle yüz ve dilde anormal hareketler ve bilinç seviyesinde azalma. Diğer belirtiler: akut konfüzyon (ani zihin karışıklığı), epilepsi (sara) nöbetleri, koma, “ateş, hızlı soluma, terleme, kas sertliği ve sersemlik hissi ya da uyku hali”nin kombinasyonu, solunum hızının azalması, yüksek tansiyon ya da düşük tansiyon, kalpte ritim bozukluğu olabilir.

Yukarıdaki belirtilerin herhangi birini gördüğünüzde hemen doktorunuza veya hastaneye başvurunuz. Doktorunuza kullandığınız tabletlerin ambalajını gösteriniz.

ZYPREXA VELOTAB 'dan kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmayı unutursanız Tabletinizi hatırladığınız anda alınız.
Unutulan dozları dengelemek için çift doz almayınız.


ZYPREXA VELOTAB ile tedavi sonlandırıldığında oluşabilecek etkiler
Kendinizi daha iyi hissettiğinizde tabletleri kullanmayı bırakmayınız. Doktorunuzun söylediği sürece ZYPREXA VELOTAB almaya devam etmeniz önemlidir.

ZYPREXA VELOTAB'ı aniden kullanmayı bırakırsanız terleme, uyuyamama, titreme, heyecan veya bulantı ve kusma görülebilir. Tedaviyi sonlandırmadan önce doktorunuz size kademeli olarak doz azaltmanızı önerebilir.

Bu ilacın kullanımıyla ilgili ilave sorularınız olursa doktorunuza ve eczacınıza sorunuz.

4. Olası yan etkiler nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi, bu ilacın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa ZYPREXA VELOTAB'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

• Özellikle yüzde ve dilde anormal hareket (10 hastanın birinden az görülebilen yaygın bir yan etki).
• Toplar damarlarda özellikle bacaklarda görülen (belirtileri şişlik, ağrı, ve bacakta kızarılık), kan damarları boyunca akciğerlere doğru hareket edebilen, göğüs ağrısı ve nefes almada zorluğa neden olan kan pıhtısı (100 hastanın 1'inden az görülebilen yaygın olmayan bir yan etki).
• Ateş, hızlı soluma, terleme, kaslarda sertlik ve sersemlik hissi ya da uyku hali kombinasyonu (bu yan etkinin sıklığı eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor).
Çok yaygın yan etkiler (10 hastanın en az 1'inde görülebilir) kilo alımını; uyku halini; ve kandaki süt salgısını uyaran hormon olan prolaktin düzeylerinde artışı içerir. Bazı insanlar tedavinin erken döneminde, özellikle yatar ya da oturur pozisyondan kalkarken, sersemlik hissedebilir ya da bayılabilir (düşük kalp atım hızı ile). Bu durum genellikle kendiliğinden geçer, ancak geçmezse, doktorunuza söyleyiniz.

Yaygın yan etkiler (10 hastanın 1'inden az görülebilir) bazı kan hücrelerinde ve kandaki yağ miktarındaki değişiklikleri ve tedavinin erken döneminde, karaciğer enzimlerinde geçici artışları; kandaki ve idrardaki şeker düzeyinde artışları; kandaki ürik asit ve kreatin fosfokinaz düzeylerinde artışları; çok aç hissetmeyi; baş dönmesini; huzursuzluğu; titremeyi; anormal hareketi (diskinezi); kabızlığı; ağız kuruluğunu; deride döküntüyü; güç kaybını; aşırı yorgunluğu; ellerde, bileklerde veya ayaklarda şişme ile anlaşılan su tutmasını; ateşi; eklem ağrısını; ve erkek ve kadınlarda cinsel istek azalması ya da erkeklerde sertleşme sorunu ile görülen cinsel işlev bozukluğunu içerir.

Yaygın olmayan yan etkiler (100 hastanın 1'inden az görülebilir) alerjik reaksiyonu (örn. ağız ve boğazın şişmesi, kaşıntı, döküntü); şeker hastalığını veya bazen koma veya ketoasidoz (kan ve idrardaki ketonlar) ile bağlantılı şeker hastalığının kötüleşmesini; genellikle nöbet geçmişi olanlarda sara nöbetini (epilepsi); kas sertliği ya da spazmı (göz hareketleri dahil); konuşmada problemi; düşük kalp atım hızını; gün ışığına karşı hassasiyeti; burundan kan gelmesini; karın şişliğini; hafıza kaybını veya unutkanlığı; idrar tutamamayı; idrara çıkamamayı; saç dökülmesini; adet dönemlerinin olmaması ya da azalmasını; anormal anne sütü üretimi ya da anormal büyüme gibi kadın ve erkeklerin göğüslerindeki değişiklikleri ve Venöz tromboembolik olay (VTO) riskini içerir.

Seyrek yan etkiler (1.000 hastanın 1'inden az fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir) vücut ısısında düşüşü; kalbin anormal ritmini; açıklanamayan ani ölümü; ciddi karın ağrısı, ateş ve bulantıya/kusmaya neden olan pankreas iltihabını; cildin ve gözün beyaz kısımlarında sararma ile ortaya çıkan karaciğer hastalığını; açıklanamayan sızı ve ağrılar ile kendini gösteren kas hastalığını; uzamış ve/veya ağrılı sertleşmeyi (ereksiyon) içerir.

Olanzapin kullanırken bunaması (demans) olan yaşlı hastalar inme, zatüree, idrar kaçırma, düşmeler, aşırı yorgunluk, var olmayan şeyleri görme (halüsinasyonlar), vücut ısısında artış, ciltte kızarıklık ve yürümede zorluktan şikayet etmektedirler. Bu özel gruptaki hastalarda bazı ölüm vakaları da bildirilmiştir. Antipsikotik ilaçlar ile tedavi edilen bunamaya (demansa) bağlı psikozu olan yaşlı hastalarda ölüm riski yüksektir.

Parkinson hastalığı olan hastalarda ZYPREXA belirtileri kötüleştirebilir.

13-17 yaş arasında görülebilen yan etkiler:

Çok yaygın:

- Uyku hali,
- Kilo artışı,
- Baş ağrısı,
- İştah artışı,
- Baş dönmesi,
- Karın ağrısı,
- Kol ve bacaklarda ağrı,
- Halsizlik,
- Ağız kuruluğu

Yaygın:

- Kabızlık,
- Burun-boğaz iltihabı,
- İshal,
- Huzursuzluk,
- Kanda karaciğer enzimlerinde (ALT, AST) yükselme,
- Hazımsızlık,
- Burun kanaması,
- Solunum yolu enfeksiyonu,
- Yüz kemiklerinin içindeki hava boşluklarının iltihabı
- Eklemlerde ağrı
- Kas-iskelet sertliği

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

5. ZYPREXA VELOTAB'ın saklanması

ZYPREXA VELOTAB'ı çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.

ZYPREXA VELOTAB tabletler, ışık ve nemden korumak için orijinal ambalajında ve 25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalıdır.

İlaçlarınızı evsel atıklar ile birlikte veya atık su yoluyla atılmamalıdır. Artık kullanmayacağınız ilaçları nasıl atacağınızı eczacınıza sorunuz. Bu tedbirler çevreyi korumaya yardımcı olacaktır.
Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.

Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra ZYPREXA VELOTAB 'ı kullanmayınız.

Ruhsat Sahibi:

Lilly İlaç Ticaret Limited Şirketi
Kuşbakışı Cad. Rainbow Plaza No:4 Kat:3 34662 Altunizade - İstanbul Tel : 0 216 554 00 00 Faks: 0 216 474 71 99

Üretici: Catalent U.K. Swindon Zydis Ltd. Wiltshire, İngiltere

***Etiketler:zyprexa 20 mg fiyatı,zyprexa 20 mg ne için kullanılır,zyprexa 20 mg kullananlar,zyprexa 20 mg nedir,zyprexa 20 mg yan etkileri,zyprexa 10 mg kimler kullanır,zyprexa 10 mg fiyat



Sayfa: [1] 2 3 4 ... 10