Kist Hidatik Hastalığı ( Ekinokkoz ) ve Echinococcus granulosus Nedir ?

  • 0 yorum
  • 1160 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 658
    • Diyabet Rehberim
Kist Hidatik Hastalığı ( Ekinokkoz ) ve Echinococcus granulosus Nedir

Kist hidatik nedir?

Kist hidatik ya da hidatid kist, ekinokokkoz denen parazitin oluşturduğu bir kistidir. Ekinokok kisti olarak da adlandırılır.  Kist içi sıvı dolu bir kesedir. Halk arasında kistler genellikle kötü tümör olarak anılır ama gerçekte kistler genelde iyi huyludur. Kist hidatik hastada büyük sorun yaratmayan ama tedavi gerektiren bir hastalıktır.

En sık karaciğerde ve akciğerde görülür. Ancak çok daha seyrek olarak dalak, börek, karın iç yapılar, hatta kalp, kemik ve beyin dokusunda bile görülebilir. Karaciğer en önemli yerleşim yeridir. Kan ile dağılırsa bahsedilen diğer yapılarda da kist oluşturabilir. Genellikle içi sıvı dolu çok ince zarlı keselerdir.

Kist hidatik gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde sık görülür. Hastalık insanlara kedi ve köpekten geçen bir parazit nedeniyle oluşur. Genel sağlık ve temizlik kurallarına uyulduğunda bulaşma çok seyrektir.

Kist hidatiğin önemi nedir?

Kist hidatik bir parazit hastalığıdır ve en büyük önemi kistin zamanla büyümesidir. Karaciğer içinde fark edildiğinde genellikle 3 ile 10 cm arasında büyüklüktedir. Büyüyerek çevre dokulara baskı oluşturabilir. Çok seyrek olarak yırtılır ve sıvı karın içine boşalırsa karın içinde uzun dönemde çok sayıda kist oluşabilir. Aynı kişide karaciğerde bir den çok kist olabileceği gibi hem karaciğer ve hem de diğer dokularda kist oluşabilir.

Kist Hidatik Nasıl Bulaşır?

Parazitlerin bulaşması için köpek tarafından ısırılması gerekmez. Sadece  köpeğin okşanması bile parazitlerin bulaşmasına yol açabilir.

Enfekte köpeklerin dışkısıyla kirlenmiş suların içilmesi ya da köpek dışkısıyla kirlenmiş çiğ yenen yeşillikler, meyve veya sebzelerin gerektiği gibi yıkanmadan yenmesi nedeniyle insanlara bulaşır. Köpekler anal bölgelerini dilleriyle  temizlerken dışkılarındaki parazit yumurtalarını vücutlarına dağıtır. Tüylerine yapışan yumurtalar, köpekleri severken insanların ellerine bulaşır ve kirli ellerin ağıza götürülmesi ya da kirli ellerle besinlerin yenmesi neticesinde yumurtalar yine ağız yoluyla alınmış olur. Yumurtalar oldukça dayanıklıdır ve -300C ile 380C arasındaki sıcaklıklarda aylarca yaşarlar. Karaciğer kist hidatiği insandan insana bulaşmaz.

Kist hidatik tanısı

Kist hidatik tanısını nasıl koyarız?

Kist hidatik ne tür şikayet yapar? Genellikle çok belirgin şikayet yaratmaz. Hastalarda bazen karın ağrısı bazen iştahsızlık bazen de kaşıntı kızarıklık gibi şikayetler oluşturur. Ne kadar büyükse şikayet oluşturma ihtimali de o kadar fazla olur. Seyrek olarak kist yırtılabilir ve bu daha belirgin şikayet yapar. Bazen de iltihaplanır. O zaman sağ karın üst kesiminde ağrı, ateş ve gece terlemeleri olabilir.

Tanısı ya karın ağrısı araştırılırken ya da bir başka hastalık için ultrason ultrason inceleme yapılırken koyulur. Ultrason incelemede tanı bazen zor olsa da deneyimli bir radyolog kolaylıkla tanı koyacaktır. Karaciğerde çok sayıda kist varsa bilgisayarlı tomografi ya da emar görüntüleme daha iyidir.Tanı koymaktan daha önemlisi kistin canlı ya da aktif olup olmadığıdır. Çünkü kist bazen kendiliğinde iyileşir ve karaciğerde inaktif ya da cansız olarak varlığını sürdürebilir. Bu durumda bir nebde dokusu gibi zararsızdır. Canlı olmayan kist hidatikler eğer çok büyük değilse ya da iltihap yoksa tedavi gerektirmeyebilir.   

Kist hidatik tomo

Karaciğerdeki bir kist hidatik bilgisayarlı tomografi görüntüsü. Yıldız ile işaretli koyu gri yuvarlak alan karaciğer içinde yerleşen kisti göstermektedir.

Karaciğerde Kist Belirtileri

• Küçük kistler herhangi bir belirtiye yol açmadan yıllarca vücutta kalabilir. Kistler büyüdükçe hastada şikayetler ortaya çıkar. Karaciğer kistlerinde karnın sağ üst bölümünde ağrı, bulantı, kusma ve kaşıntı ve sarılık gibi belirtiler oluşur. Kist karaciğerde bir veya birden fazla olabilir.

• Karaciğerde yerleşip belirli bir büyüklüğe ulaştığı zaman karnın sağ üst bölgesinde ağrıya yol açabilir ve bazen, sebebi açıklanamayan döküntüler, ürtiker benzeri allerjik belirtiler oluşabilir. Ana safra yollarına bası yapıyorsa ya da buraya açılmışsa sarılık meydana gelebilir. Kist enfekte olursa halsizlik, ateş, üşüme, titreme ve sarılık enfeksiyon bulgularına yol açar.

• Akciğer kistlerinde ise, öksürük, nefes alma zorluğu, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı görülebilir. Beyindeki kistler beyin iltihabına, kalpteki kistler kalp yetersizliğine, kemikteki kistler iskelet bozukluklarına, topallık ve kendiliğinden kemik kırılmalarına yol açar. Vurma, çarpma, düşme ve operasyonlar sırasında, kistin patlaması neticesinde anaflaktik şok gelişebilir ve ölümcül sonuçlar doğabilir. Anaflaktik şokun görülmediği durumlarda kist sıvısıyla beraber dağılan her bir parazit başçığından yeni bir kist meydana gelebilir ve bu durum klinik tablonun daha kötüye gitmesine yol açar.

• Kistler %75-80 karaciğerde, daha sonra akciğerlerde nadiren ise dalak, böbrek, kemik, göz, beyin ve diğer organlarda ortaya çıkar. Hijyenik şartlara uyulmadan ağız yoluyla alınan larvaların bağırsaktan emilerek ilk uğradıkları yer karaciğer olduğu için genellikle buraya yerleşir. Parazitin yerleştiği yerde giderek büyüyen içi basınçlı bir sıvı ile dolu kist meydana gelir. Kist hidatik göz ve beyinde yerleşirse çabuk, karaciğerde yerleşirse seneler sonra belirti verebilir.

Karaciğer Kisti Ameliyatı

• Ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle karaciğerde kistin tespit edilmesi durumunda kan tahlilleriyla teşhis konulabilir.

• Hastalığın standart tedavisi cerrahidir. Açık ameliyat, laparoskopik ameliyat, iğneyle kistin boşaltılması gibi seçenekler vardır. Cerrahi uygulama, kistin büyüklüğü, karaciğerdeki yeri, sayısı, komplikasyon olup olmaması gibi faktörlere göre belirlenir. Cerrahi uygulamayla  kistin boşaltılması, parazitin ortamdan uzaklaştırılması ve diğer organlara yayılmasının önlenmesi amaçlanır. İlaçlar kist duvarından geçemediği için tek başlarına etkileri yoktur, fakat ameliyat sırasında yayılımları önlemek için kullanılır. Hastaların yaklaşık %20sinde ameliyattan sonraki 3 sene içinde nüksler ortaya çıkabilir.
 
• Kist tiplerinin hepsine cerrahi tedavi uygulanabilir. Ancak minimal invaziv radyolojiyi kullanarak ameliyata gerek kalmadan tedavi etme seçeneği de bulunmaktadır. PAİR yöntemi denen perkütan girişimile ultrason eşliğinde parazit öldürülür. Fakat safra yollarına açılım durumu varsa perkütan tedavi uygulanmaz cerrahi müdahele gerekir.

Kist hidatik nasıl tedavi edilir?

İlaç tedavisi mümkündür ancak çok az etkilidir.

İlaç ile tedavi olmayan kist hidatik (ki çoğunluğu ilaçla tedavi olamaz) için iki ayrı tedavi yöntemi vardır.

Biri ameliyat (genel cerrahi tarafından yapılır) diğer de girişimsel radyoloji tarafından yapılan ameliyatsız iğne tedavisidir.

Kist hidatik ameliyatsız

Kist hidatikte ameliyatsız (iğne ile) tedavi nasıl bir işlemdir?

Ameliyatsız iğne tedavisi oldukça kolay bir yöntemdir. Ancak her kistte mümkün olmayabilir. İğne tedavisinde sadece 1 mm kalınlığında iğne kullanılır. Hastaların büyük bir kısmında iğne tedavisi 20 dakika içinde bitince bir de 3-4 mm genişliğinde plastik bir tüp yerleştirilerek ikinci bir tedavi uygulanır. Bu plastik tüp bazen bir gün yerinde kalır ve hasta hastanede tutulur, bazen de aynı gün çıkarılarak hasta evine gönderilebilir.

Karaciğerde birden çok kist varsa bu tedavi yine uygundur. Bunun dışında böbrek dalak ya da karın içi diğer organlardaki kistlere de uygulanabilir.

Akciğer, kemik beyin kistleri çok daha seyrektir ve bunlarda iğne tedavisi tercih edilmez. Bu kistlerin diğer yöntemlerle tedavisi daha uygundur. 

Kist iğne tedavisi ile tedavi edilirse tekrarlama ihtimali son derece düşüktür (%2 civarı) Ameliyatla da tekrar oranı buna çok yakındır.

İğne tedavisinde en önemli kural her kistin tedavi gerektirmemesidir. Eğer kist canlı ise tedavi gerektirir. Kist karaciğerde ya da diğer bölgelerde bazen kendiliğinden canlılığını yitirebilir. Bu durumda tedavi gerekmez.

Tecrübeli bir doktor ultrason incelemeye bakarak kistin canlı olup olmadığını söyleyebilir.

Hastalıktan korunmak için;

•  Köpek ve kedilere mümkün olduğu kadar çiğ et verilmemelidir.

•  Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir.

•   Kesilen veya ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etçil hayvanların ulaşamayacağı şekilde gömülerek bertaraf edilmelidir. Özellikle kurban bayramlarında bu hususlara daha çok dikkat edilmelidir.

•  Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır.

•   Köpekler gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkıları alınarak poşete konulmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır.

•  Parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sırasında parazit yumurtaları ellere geçebilir. Bu şekilde kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi ile parazitin yumurtası alınır. Bu nedenle, özellikle çocukların köpeklerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.

Soru

Petekli ekinokok tedavi edilebilir mi?


Cevap
Bu ekinokok karaciğerde çok bölmeli bir kist oluşturur. Petekli denmesinin nedeni de budur. Kistin, sınırları belirgin bir kapsül içinde olmaması ve tü­mör gibi doku İçinde yayılma göstermesi cerrahi girişimi güçleştirir. Bu ne­denle cerrahi girişim ancak zorunlu ve enfeksiyonun çok ilerlediği durumlar­da yapılır.

Soru

Petekli ekinokok nasıl ortaya çıkar?

Cevap

Enfeksiyon hemen her zaman karaciğere yerleşir. Karaciğerde kolik tipinde ağrı nöbetleri, deride sanlık ve karaciğer büyümesi görülür. Kesin tanı karaci­ğer dokusundan alınan parçanın incelenmesiyle konabilir.

Soru

Petekli (alveoler) ekinokok enfeksiyonu nedir?

Cevap

İnsana köpekten bulaşan ekinokoka çok benzemekle birlikte ayrı bir türün ne­den olduğu enfeksiyondur. Bu hastalığın etkeni olan ekinokokun son konağı tilki, ara konağı ise evcil hayvanlar yerine tarlafaresi gibi kemiricilerdir. Has­talığın insanlara bulaşması avlanan tilkilerin derisi yüzülürken ya da bu hasta­lık etkenini taşıyan tilkilerin dışkısı ile kirlenmiş sebze ve meyvelerin çiğ ola­rak yenmesiyle rastlantı sonucu gerçekleşir.


« Son Düzenleme: 04 Mart 2018, 23:03:41 Gönderen: Sağlıklı Yaşam »
Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap