Göz Hastalıkları Bölümü Nedir ? Hangi Hastalıklara Bakar

  • 0 yorum
  • 1491 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 658
    • Diyabet Rehberim
Göz Hastalıkları Bölümü Nedir ? Hangi Hastalıklara Bakar

Göz Hastalığı Nedir?

Göz hastalıkları, çevresel ya da genetik faktörlere bağlı olarak gelişen ve çeşitli görme problemlerine yol açabilen fiziksel rahatsızlıklardır. Göz kapaklarında, gözü dış etkilere karşı koruyan ve saydam tabaka olarak bilinen göz zarında, gözyaşı kanallarında, göz merceğinde ya da gözü saran sinir dokularında meydana gelen her türlü hastalık göz hastalıkları olarak adlandırılır.

Göz Hastalıkları Nedenleri Nelerdir?

Göz hastalıkları genetik ya da çevresel nedenlere bağlı olarak gelişebilir. En yaygın göz hastalıkları nedenleri:

* Görmeyi zorlaştıran az ya da çok ışıkta çalışmak,
* Göze yabancı cisim kaçması sonucu gelişen göz hasarı,
* Sinüzit, baş ağrısı, grip, nezle ve ateşli hastalıkların yan etkileri,
* Göz yaşı kanallarında tıkanıklığa ya da çevresel etmenlere bağlı gelişen göz kuruluğu problemi,
* Diyabet, kalp hastalığı gibi rahatsızlıklar,
* Genetik özellikler (aile öyküsünde göz hastalığı bulunması).

Göz Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Vücudun en önemli duyu organlarından biri olan gözlerde ortaya çıkan herhangi bir problem görme duyusunda gerilemeye ya da göz içerisinde batma, yanma ve benzeri şikayetlere yol açtığı için, göz hastalıklarının belirtileri kolayca fark edilebilir.

* Gözlerde ağırlık ve ağrı,
* Göze yabancı bir cisim kaçmış hissi,
* Gözlerde yaşarma, ağlama şeklinde gözyaşı atımı, çapaklanma problemleri,
* Şiddetli göz kaşıntıları, kızarıklık ve yanma hissi,
* Görme alanında daralma ve görme azlığı,
* Göz kapağı düşüklüğü ve göz kapaklarında şişlik,
* Başı bir yana eğerek bakma ve gözleri kısarak bakma
* gibi problemlerin bir ya da birkaçının yaşanması göz hastalıklarının habercisi olabilir.

Göz Doktoruna Ne Zaman Gitmeliyiz? (Hangi Şikayetler Göz doktoruna gitmemizi İşaret eder?)

* Ani görme kaybı yaşadım ne yapmalıyım?
* Gözümde sinekler uçuşuyor hangi doktora gitmeliyim?
* Işık çakmaları neden oluyor?
* Başım dönüyor. Göz doktoruna mı gitmeliyim?
* Arpacığın tedavisini kim geçiriyor?
* Görme netliğinde bozulma var
* Uzağı göremiyorum
* Yakını görmekte güçlük çekiyorum
* Gözümdeki kuruluk nasıl geçer?
* Gözümde kızarıklık ve yanma hissi yaşıyorum bu neden oluyor?
* Gözümde çapaklanma yaşıyorum
* Gözümün ağrısı geçmiyor
* Gözüm batıyor
* Renk körlüğü yaşıyorum
* Miyopum
* Göz tansiyonuyum
* Astigmatım
* Kataraktım. Ameliyatımı hangi doktor yapacak?
* Hipermetropum
* Şaşılık rahatsızlığım var
* Keratokonus Nedir? Hangi doktor bakar?
* Sarı nokta hastasıyım iyileşebilir miyim?
* Göz tembelliğimi nasıl geçirebilirim
* Göz nezlesiyim

Oftalmik plastik cerrahi nedir?

Gece körlüğü ile tavuk karası aynı hastalık mı?

Retina hastalıklarına hangi doktor bakıyor?

Kornea hastalıklarında hangi doktora gitmeliyim?

Başınız ağrıyorsa baş ağrısının farklı sebepleri olabilmektedir. Bunlar için diğer doktorlara müracaat edilebileceği gibi göz doktoruna da müracaat edilmesi gerekebilir. Bazı hastalıklarda ise göz sorunu gibi görülse de gidilmesi gereken yer göz hastalıkları bölümü değil nörolojidir. Bu durumlar ise çift görme, göz seğirmesi, gözün etrafında ya da vücudun herhangi bir noktasında sinek geziyor gibi bir his duyma olabilmektedir.

Göz Hastalıkları Tanısı Nasıl Konulur?

Görme bulanıklığı, şiddetli göz ağrıları, baş ağrısı, bulantı, gözlerde kızarıklık ve şişme gibi belirtilerin gözlenmesi bir göz hastalığının varlığına işaret eder. Belirtilerin doğru gözlenmesi etkili tanı ve tedavi için oldukça önemlidir. Doğru tanı belirtiler ile birlikte göz doktorları tarafından yapılan test ya da muayeneler sayesinde belirlenir. Göz hastalıklarının teşhisi için en çok kullanılan başlıca tanılama yöntemleri:

Görme kaybı testi,

Tonometre adı verilen ve göz içi basıncı ölçen alet ile yapılan göz dibi muayenesi,
Göz bebeği üzerine damlatılan ve gözün genişlemesini sağlayan damla ile gözün ışığı kırma değerleri, retina muayenesi (görme zarı) ve optik sinir (görme siniri) muayenesinin yapılması olarak sıralanabilir.

Göz Hastalıkları Çeşitleri Nelerdir?

Konjenital (doğuşsal) kaynaklı birçok göz hastalığı ile birlikte gelişen teknoloji ile artan televizyon ve akıllı cihaz kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan göz problemlerinden bahsedilebilir.

Glokom (Göz Tansiyonu): Göz içi sıvıyı dışarı bırakan kanallarda meydana gelen yapısal tıkanıklık, sıvının dışarıya yeterli miktarda boşaltılamaması neden olup göz içi basıncı artırır. Artan göz basıncı da göz sinirlerinde kayıplara neden olarak bulanık görme, şiddetli baş ve göz ağrısı gibi problemlere yol açar.

Katarakt (Göze Perde İnmesi): İlerleyen yaşlarda ve şeker hastalarında görülme oranı daha yüksek olan Katarakt, göz merceğinin saydamlığını yitirdiği bir göz hastalığıdır. Göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi ile ağrısız ve hızlı bir şekilde ilerleyen görme kaybı, göz kamaşması ve ışığa karşı şiddetli hassasiyet gelişir.

Renk Körlüğü: Görme merkezinde renk ayırt etmeyi sağlayan özel pigmetlerin olmaması ya da yeterli miktarda pigment bulunmamasına bağlı gelişen, genellikle kalıtsal seyreden bir görme problemidir. Renk körlüğü genellikle kırmızı, yeşil ve mavi renklerden bir ya da daha fazlasını ayırt edememeyle ortaya çıkar.

Şaşılık: Sıklıkla doğuştan gelen veya kaza ya da ateşli hastalıklar sonucu oluşabilen şaşılık problemi, iki gözün bir noktaya paralel bir şekilde bakmasını engelleyen bir göz problemi olarak tanımlanabilir.

Alerjik Konjonktivit: Toplumda en sık görülen göz hastalıklarının göz alerjileri kaynaklı olarak geliştiği söylenebilir. İlaçlara ve makyaj ürünlerine karşı gelişen Temas Göz Alerjisi, sıcak ve kuru iklim kaynaklı Bahar Göz Alerjisi, saman nezlesi olarak bilinen Mevsimsel Alerjik Konjonktivit  en sık karşılaşılan alerjik göz hastalıklarındandır.

Ektropiyum: Yaşlılık dönemlerinde yaşlılığa bağlı gelişen göz kapağı sarkmaları, göz kapağının ters dönmesi olarak da bilinen yaygın bir göz problemidir.

Yakını Görme Hastalığı (Yakını Görememe)

Gözlerimiz kırklı yaşlara kadar uzağı ve yakını net bir şekilde görebilme yeteneğine sahiptir. Lakin bu yaşlardan sonra yakını görme özelliği gittikçe bozulur. Bu nedenle bu dönemden sonra yakını görmek için gözlük kullanmak gerekir.

Miyopisi olan hastalarda yakını görme sorunu daha geç yaşlarda başlayabilir. Bazı katarakt tiplerinde yakını görme bozukluğu olan hastalarda geçici düzelmeler olabilir.

Tedavide yaygın olarak gözlük kullanılmaktadır. Gözlük dışında bazı cerrahi yöntemler uygulanmaktaysa da henüz çok başarılı olmayıp yaygınlaşamamışlardır. Lazer tedavileri içinde aynı şeyler geçerlidir. Kontakt lensler tedavi de kullanılabilecek diğer bir alternatiftir.

   Yakını görememe bir hastalık olmayıp her sağlıklı insanı, ileri yaşlarda etkileyen doğal bir süreçtir olarak düşünülebilir.

Göz Ağrıları:

    Göz ağrıları sık karşılaşılan şikayetlerden birisidir. Göz hastalıkları dışında sinüzit, stres, yüksek tansiyon, migren gibi hastalıklar gözü etkileyen ağrılara yol açabilir.

Göz Ağrıları Sebepleri :

       Kırma kusurları (Gözlükle ilgili sorunlar), aşırı yüksek göz tansiyonu, yabancı cisimler, enfeksiyonlar gibi çok çeşitli hastalıklar gözlerde ağrıya yol açabilir. Baş ağrısıyla birlikte olan göz ağrıları için göz dışında dahiliye, kulak burun boğaz ve nöroloji muayeneleri gerekebilir.


Göz Batması (Batma)

    Batma gözlere yabancı cisim kaçmış gibi hissedilmesidir. Uykusuzluk ve yorgunluk sırasında ortaya çıkan batmalar çok uzun sürmedikçe normal kabul edilebilir.

Batma Hangi Hastalıkların Belirtisi Olabilir?

* Gözde yabancı cisim varlığı,
* Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonları,
* Alerjik hastalıklar,
* Kontakt lensle ilgili sorunlar,
* Göz kuruluğu,
* Üveitler,
* Göz kapağı bozuklukları batma şikayetiyle ortaya çıkabilir.

Göz Sulanması (Sulanma)

Sulanma göz hastalıklarında sık rastlanılan bir belirtidir. Rüzgarlı tozlu ortamlarda, ağlama ve gülme sırasında, yoğun yakın çalışma sırasında sulanma normal kabul edilebilir.

Hangi Sulanmalar Hastalık Belirtisi Olabilir?

* Uzun sürüyorsa,
* Beraberinde kızarıklık, batma, görme azlığı gibi şikayetler varsa ,
* Bebek ve küçük çocuklarda uzun süre devam ediyorsa bir hastalığın belirtisi olabilir.
* Hangi Hastalıklarda Sulanma Görülebilir?
* Göz yaşı kanalı tıkanıklığında,
* Gözde yabancı cisim varlığında,
* Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonlarında,
* Alerjik hastalıklarda,
* Kontakt lens ile ilgili sorunlarda,
* Göz kuruluğunda,
* Göz kapağı hastalıklarında,
* Doğuştan göz tansiyonu olan küçük bebeklerde görülebilir.
* Göz Kaşıntısı (Kaşıntı)
* Kaşıntı hangi göz hastalıklarında görülür?
* Alerjik hastalıklarda,
* Göz kuruluğunda,
* Göz kapağı hastalıklarında.
* Göz Yanması (Yanma)
* Hangi Hastalıklarda Yanma Görülebilir?
* Alerjik hastalıklarda,
* Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonlarında,
* Göz kuruluğunda,
* Göz kapağı hastalıklarında.

Göz Kızarıklığı (Kızarıklık)

Günlük hayatta sık başımıza gelen ve göz hastalıklarında da sık görülen bir belirtidir. Uykusuzluk ve yoğun yakın çalışma sonrasında ki kızarıklıklar normal kabul edilebilir. Bazı kişilerde herhangi bir hastalık olmadan da gözler her zaman normalden daha kızarık olabilir..

Kızarıklık Hangi Hastalıkların Belirtisi Olabilir?

* Gözde yabancı cisim varlığı,
* Konjunktiva, kornea ve skleranın tüm enfeksiyonları,
* Alerjik hastalıklar,
* Kontakt lensle ilgili sorunlar,
* Göz kuruluğu,
* Üveitler,
* Göz kapağı bozukluklarının bir belirtisi olabilir.
* Çift Görme Hastalığı
* Çift görme çok geniş bir hastalık grubunda görülebilen bir belirtidir.

Çift Görme Sebepleri:

Göz kaslarını ve sinirlerini etkileyen hastalıklar : Diabet, multipl skleroz, beyin kanamaları, beyin damarı tıkanmaları, tiroid hastalıkları, geçirilmiş ameliyat ve travma..

Göz hastalıkları : Kornea düzensizlikleri ve lekeleri, retina dekolmanı, maküla hastalıkları.

Çift Görme Tedavisi : Öncelikle çift görmeye sebep olan hastalık tedavi edilmelidir. Çift görme tedavisi gözlükler, prizmatik camlar ve cerrahiyle yapılabilir.
 
Gözlerde Uçan Cisimler (Uçuşan Cisimler)

       Bakılan yerde siyah noktalar veya uçuşan bir sinek görülme hissidir. Bu siyah nokta nereye bakılırsa oraya hareket eder. Beyaz ve düz yerlere bakıldığında daha belirgin olurlar.

Gözlerde Uçuan Cisimleri Sebepleri Nelerdir?

       Gözümüzün içinde vitreus adı verilen saydam bir sıvı mevcuttur. İlerleyen yaşlarla birlikte bu sıvı saydamlığını kaybetmeye başlar ve yapışık olduğu yerlerden ayrılırsa gözün içinde adeta soğan zarı gibi bir tabaka oluşur. Bu tabakadan dolayı baktığımız yerde uçuşan cisimler varmış gibi görürüz. Retina dekolmanı ve yırtıklarında, üvetilerde, migrende ve ani tansiyon değişikliklerinde de uçuşan cisimler görülebilir.

Hangi Uçuşmalar Hastalık Belirtisi Sayılabilir?

       Uçuşan cisim belirtisi çoğunlukla masum bir belirti olup herhangi bir tedavi gerektirmez ve zamanla kaybolur. Bununla birlikte şu durumlarda ciddi olabilir:

Ani gelişen şiddetli uçuşmalar: Beraberinde görme azalması, görme alanı daralması, ağrı, kızarıklık gibi belirtilerin eşlik ettiği uçuşmalar ciddi olabilir ve bir göz doktoru muayenesini gerektirir.Göz muayenesinde retina yırtıkları, retina dekolmanı, üveit gibi hastalıklar tespit edilirse tedavi gerekir. Eğer herhangi bir hastalık tespit edilemezse tedaviye gerek yoktur ve şikayetler zamanla azalır.

Gözlerde Işık Çakmaları, Şimşek, Kıvılvım Çakmaları

       Işık çakmaları veya şimşek (kıvılcım) çakmaları gibi şikayetler ileri yaşlarda sık rastlanan şikayetler olup çoğunlukla masum ve tehlikesizdirler. Buna rağmen bazen retina yırtığı veya retina dekolmanı gibi ciddi hastalıkların belirtisi olabilirler. Bu yüzden;
Ani gelişen şiddetli ışık çakmalarında,

Beraberinde görme azalması, görme alanı daralması gibi belirtilerin eşlik ettiği durumlarda göz muayenesi gerekir.
Migren, yüksek ve düşük tansiyon hastalarında da ışık çakmaları görülebilir.

Göz ve çevresinde sık görülen çeşitli hastalıkların ana çizgileri şöyle sıralana­bilir:

Kaşlar: Kaşlarda kistler ve çıbanlar olu­şabilir.

Gözkapakları: Flegmon, yılancık, egza­ma, göz zonası kolayca tanınabilen gözkapağı hastalıklarıdır. Şalazyon yangılı olmayan bir kisttir. De­riye bağlanmaz ve gözkapağı kenarın­dan uzakta yer alır. Çoğu zaman kadın­da âdet kanamaları sırasında kendiliğin­den belirir.
Arpacık bir kirpiğin kökünde, gözkapağı kenarında beliren yangılı bir çıbandır. Gözkapağının yangılanması ise blefarit olarak adlandırılır.
Yaşlılık ya da yara izi nedeniyle meyda­na gelen büzülme sonucunda gözkapa­ğının kenarı dışa doğru kıvrılırsa, bu du­rum ektropiyon adını alır. Bu durumda­ki bir gözün mukozalı yüzeyi karşıdan bakılınca rahatça görülür. Ektropiyonun tersi duruma antropiyon (çipil göz) adı verilir. Antropiyonda, gözkapağı içe doğru kıvrılır. Bu ise kir­piklerin saydam tabakayı zedelemeleri­ne yolaçar.

Üst gözkapağının aşağıya doğru sark­ması ptosis olarak adlandırılır. Bunlardan başka, gözkapağında deri kanserlerine de rastlanabilir.

Göz sümüksel zarı : Saydam tabakanın yakınında mercimek iriliğinde sarımtı­rak renkli bir birikintinin belirmesi sık görülen bir durumdur. Bu leke “pinguekula” olarak adlandırılır.

Olgunluk ça­ğında, göz sümüksel zarında üçgen bi­çiminde bir kıvrım belirir. Bu üçgenin bir ucu saydam tabaka üzerine uzanır. Pterigliyon olarak adlandırılan bu du­rum bazen pinguekula ile birlikte görü­lür. Saydam tabaka yangılanmaları çe­şitli biçimler gösteren konjonktivitlerdir. Konjonktivitlerin en basiti hava akı­mında kalmaktan doğar. Bu durumda göz kızarır, gözkapakları birbirine yapı­şır; gözkapağının altında kum varmış iz­lenimi belirir. Bundan başka, mikrop kökenli ve irinli olabilen daha ciddî konjonktivitler de vardır. Bunlar tehlikeli olabilirler.

En ciddi olanlarından biri gonokokun yolaçtığı konjonktivittir. Bu hastalık saydam tabakada bozukluklar meydana getirir. Üzerinde durulması gereken bir hastalık da, tanecikli konjonktivit ya da öbür adıyla trahomdur. Trahom saydam tabakada ülserleşmeye yolaçar, bazen de körlüğe neden olur.

Gözyaşı yolları: Süreğen gözyaşı akma­sı özellikle yaşlılarda görülür. Bu duru­ma blefarit ile bir gözyaşı yolları hastalı­ğının birlikte bulunması yolaçar.

Saydam tabaka : Olgunluk çağında say­dam tabaka çevresinde beyazımtırak bir şerit belirmesi sık görülen bir durumdur. Yaşlılık halkası yada jerontokson olarak adlandırılan bu şerit, kolesterin sızması­nın söz konusu olduğunu gösterir. Kare-titler (saydam tabaka yangıları) saydam tabaka üzerinde basit sivilcelerle ya da çoğu zaman önemli izler bırakan bir ülserleşmeyle ortaya çıkar. Yüzeysel bir keratitten sonra beliren beyaz lekeler birer yara izi niteliği taşırlar. Çoğu du­rumlarda, bunlar frengi kökenlidir.

iris : özellikle ışığa karşı ağrılı tepki, gözyaşı akması, göz kızarması, iriste renk bozulması, gözbebeği daralması, iris yangılanmasının (iritis) başlıca belir­tileridir. Yangılanma silyer çembere de yayılabilir. Bu durum iridosiklit olarak adlandırılır. İridosiklite frengi, ivegen romatizma, şeker hastalığı ya da çeşitli zehirlenmeler yolaçabilir. İris yangılan­ması acele bir tedaviyi gerektirir. Vakit geçirilmeden bir göz doktoruna başvu­rulmalıdır.

Camsı madde : Camsı maddede meyda­na gelen en ağır hastalık glokom (karasu hastalığı)dır. Bu hastalığa göz basıncı­nın aşırı yükselmesi yolaçar. Hastalık uzman bir doktor tarafından acele teda­vi edilmelidir. Bu tür hastalıklar iris yan­gılanması ve saydam tabaka ülserlerinin delinmesi sonucunda da ortaya çıkabi­lir. Glokomun ivegen biçimi çok ani olarak çoğunlukla gece mide bulantılarıyla birlikte ortaya çıkar. Göz kızarır ve ağrılı bir durum alır. Saydam tabakada bir bozulma başgösterir. Camgöbeği rengini alan gözbebeği genişler ve gör­me yeteneği ortadan kalkar. Görme ye­teneği daha ilk nöbette kesinlikle yitirilebileceği gibi, ard arda gelen nöbetler sonucunda yavaş yavaş da ortadan kal­kabilir. İvegen krizden önce bazı uyarı­cı belirtiler ortaya çıkabilir. Bakılan ışık kaynaklarının çevresinde çok renkli ha­lelerin belirmesi, alında ağırlık duyul­ması bu belirtiler arasındadır. Ancak bu gibi belirtNere önem verip bir göz dok­toruna başvuranların sayısı çok azdır.

Göz merceği: Katarakt yani göz merce­ğinin saydamlığını yitirmesi özellikle şe­ker hastalarında ve yaşlı kişilerde görü­len bir göz hastalığıdır. Görme yeteneği hızla azalır, gözbebeği gri ya da beya­zımsı bir renge bürünür. Vücudun bütü­nüyle ya da bir bölümüyle ilgili engeller yoksa, ameliyata başvurmak tek çaredir Bu tür ameliyatlar günümüzde daha da kolaylaşmış ve sık sık yapılmaya başlan­mıştır.

Göz Hastalıklarının Tedavisi

Hastalandığınızda çözüm için internetten kendi kendinize tedavi etmeye çalışmak yerine hangi hastalığınızın hangi uzmana gösterilmesi gerektiğini öğrenerek randevu alarak uzman doktora gitmek yanlış tedaviler yapmaktan daha iyidir ve sağlığımıza daha kolay kavuşmayı sağlamaktadır. Göz hastalıkları tedavisi yapılırken tetkikler ile hastalığın gözün ön kısmında oluşan hastalık mı yoksa arka kısmında meydana gelen bir sorun mu olduğu tespit edilmektedir.
 
Göz Hastalıkları polikliniğinde rutin göz muayenesi hastanın sorunlarının dinlenmesidir. Bununla beraber göz doktoru kaşların, göz kapaklarının ve gözlerin bakış durumunun gözlenmesini gerçekleştirmektedir. Bundan sonra da bilgisayarlı ORM ve retinoskop ile hastanın refraksiyon kusuru ölçülmeli, her iki gözün de gözlüklü ve gözlüksüz olarak görme keskinlikleri tespit edilmelidir.

Hastanın şikayetine göre biomikroskopi muayenesi, göz tansiyonunun ölçülmesi gibi incelemeler gerçekleştirilmektedir. Ön ve arka segment muayenesi, glokom, biyometri, prizma testi, renk körü testi, gözde guatr testi, kontak lens uygulamaları ya da şeker hastalarında yapılan göz dibi takibi gibi gerekli görülen tetkiklerin yapılmasından sonra dikişsiz katarak cerrahisi, glokom ameliyatı, gözyaşı kanalı tıkanıklığı ameliyatı, dikişsiz katarakt cerrahisi gibi cerrahi işlemler hastaya uygulanmaktadır.

Bazı göz hastalıklarında ise ilaç tedavisi hastalığın kontrol altına alınmasında yeterli olmaktadır. Fakat göz önemli bir organ olduğundan göz hastalıklarının tedavisi gerçekleşmediğinde ya da hasta doktorunu dinlemediğinde hasta kör olma tehlikesi yaşayabilmektedir. Örneğin göz tansiyonu yaşayan biri bu ilacı ömür boyu kullanmalıdır. Kullanmadığı takdirde kör olma riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Göz hastalıkları bölümü hangi doktorlara bakar başlıklı yazının sonuna gelmiş bulunuyoruz.

GÖZ HASTALIKLARI HAKKINDA MERAK EDİLENLER Soru ve Cevaplar

Katarakt, miyopi, dinlendirici gözlük, astigmat, lazerle tedavi, neden yaşlanınca yakını göremeyiz ve gözle ilgili benzer soruların yanıtları...

1. Bilgisayar kullanımı, çok televizyon seyretme veya okumak gözümüze zarar verir mi?

Hayır. Günlük hayatımızda sık yer alan bilgisayar kullanma, televizyon seyretme yada kitap okuma gibi aktivitelerin gözlerimize kalıcı zararı yoktur ancak bu gibi dikkat gerektiren aktiviteler sırasında göz kırpma sayısı azalmakta, gözyaşı daha çok buharlaşarak göz yüzeyinde kuruluk oluşturmaktadır. Bunun sonucu olarak yanma, batma, sulanma, kızarıklık gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler rahatsızlık verdiğinde, oda havasının nemlendirilmesi, her 10-15 dakikada bir, 30 saniye kadar gözlerimizi sık kırpıştırıp pencereden uzaklara bakmak gibi tedbirler faydalı olabilir. Kirpik dibi iltahapları ve kepeklenmeleri, göz kuruluğu, allerji gibi göz hastalıklarında bahsedilen belirtiler çok daha fazla oluşmaktadır, böyle durumlarda bir göz doktoruna kontrol olmakta fayda vardır.

2. Katarakt nedir?

Göz merceğimizin çeşitli sebeplerle saydamlığını kaybederek ışık geçirmez hale gelmesine katarakt denir. En sık sebebi yaşlılıktır, saçlarımızın beyazlanması gibi göz merceğimizde yaşla birlikte saydamlığını kaybeder ve görmede bozulmaya neden olur.

3. Katarakt’ın tedavisi nasıl yapılır?

Kataraktın tedavisi cerrahidir. Gözlük, damla yada ameliyatsız başka yöntemlerle tedavisi söz konusu değildir. Modern katarakt cerrahisinde saydamlığı kaybolmuş olan göz merceği alınarak yerine suni bir mercek yerleştirilir. Fakoemülsifikasyon yada halk arasında bilinen ismiyle lazerle dikişsiz katarakt cerrahisi, günümüzde kullanılan en modern yöntemdir. Bu yöntemde göze açılan 3 milimetrelik bir delikten içeri sokulan cihazla göz merceği eritilerek dışarı emilmekte yerine katlanarak bu boyda bir delikten geçer hale getirilen suni mercek konulmaktadır. Bu ameliyat 15 dakika civarında sürmektedir. Anestezi göz çevresine yapılan bir enjeksiyon ile ya da iğne yapmadan sadece damlalarla sağlanmaktadır. Özel durumlar hariç genel anestezi yani narkoza ihtiyaç yoktur.

4. Dinlendirici gözlük nedir?

Halk arasında yanlış bir inanış olan dinlendirici gözlük kavramı sadece ülkemize özgü gözlük satışı arttırmaya yönelik bir tür kandırmacadır. Gözlük kırma kusuru (miyopi, hipermetropi, astigmat) olan gözlerde bu kırma kusurunu düzelten bir yardımcı cihazdır. Kırma kusuru olmayan gözlerde daha iyi görme sağlamayacağı gibi, göz yorgunluğunu da önlemez. Kırma kusuru olmayan hastalarda gözlüğün psikolojik bir rahatlamadan başka faydası yoktur, hatta başağrısı ve göz yorgunluğuna sebep olabilir.

5. Miyopisi olan hastalarda gözlük kullanmak, miyopiyi azaltır mı? Arttırır mı?

Kullandığımız gözlükler sadece taktığımız sürece görüntüyü ağ tabakası üzerine odaklayan yardımcı cihazlardır. Özellikle miyopik hastalarda kullanılan gözlüğün tedavi edici yada miyopiyi ilerletici bir etkisi yoktur. Bir diğer söyleyişle gözlük kullanmakla, göz numaramızın değişimini etkileyemeyiz.

6. Astigmat nedir?

Astigmat gözümüzdeki kırma kusurunu tüm eksenlerde aynı olmayıp bazı eksenlerin daha kırıcı bazı eksenlerin de daha az kırıcı olması durumudur. Bir göz hastalığı olmayıp bir tür kırma kusurudur. Astigmatı olan hastaların gözlük kullanmaya daha zor alışması, astigmatik kırma kusuruna oluşan uyumun gözlükle bu kusur ortadan kaldırıldığında bir süre daha devam etmesidir. Bu nedenle astigmatlı camlara alışmak daha zordur ve eğer doktorunuz bu tür bir gözlük önermişse sürekli kullanarak alışmak, bir gün takıp, bir gün takmayarak rahatsızlık çekmeye göre çok daha kolaydır. Genellikle hastalar gözlüklerine 1-2 haftada alışmaktadırlar.

7. Lazer nedir?

Lazer doğrusal olarak dağılmadan iletilebilen bu nedenle de yoğun bir enerji taşıyan bir tür ışıktır. Lazere en yakın benzetme, mercek kullanarak güneş ışığı yardımı ile kağıt yakılmasıdır. Laser sayesinde ışık geçiren dokulardan enerji iletilebilmekte ve hedef dokuyu yakma, parçalama gibi işlemler yapılabilmektedir. Gözde laser en sık şeker hastalarında göz dibi kanamalarının tedavisin de, göz tansiyonunun tedavisinde ve kırma kusurlarının düzeltilmesinde kullanılmaktadır.

8. Lazerle kırma kusuru (miyopi, hipermetropi ,astigmat) tedavisi nasıl yapılır ve kimlere uygulanır?

Son yıllarda moda olan bu tedavi yönteminde gözün önünde yer alıp bir mercek görevi gören saydam kornea tabakası traşlanarak bu dokunun kırma gücü değiştirilmekte ve kırma kusuru düzeltilmektedir. Laserin bu işlemde kullanılması bu traşlamayı çok düzgün ve kısa sürede yapabilmesi nedeniyledir. Kırma kusurları bir hastalık olmayıp bir tür estetik kusur sayılabileceğinden bu yöntem bir tedavi, değil bir düzeltmedir. Gözlük ve kontakt lens kullanmak istemeyen hastalara önerilir. En başarılı olduğu grup miyoplardır. Her cerrahi işlemde olduğu gibi düşükte olsa komplikasyon ortaya çıkması ihtimali vardır bu nedenle bu yöntemi uygulatmak isteyen hastaların konunun uzmanı bir merkezde işlem konusunda iyice bilgilenmeleri avantaj ve dezavantajlarını öğrenmeleri gerekir.

9. Çocuklarda göz muayenesi ilk kaç yaşında yapılmalıdır?

Yanlış bir inanış çocuklardaki göz sorunlarının büyüdükçe geçeceğidir. Çocuklardaki bir çok göz sorunu çok acildir ve hemen tedavi gerektirir. Yeni doğan döneminden itibaren uzman göz doktoru çocukların gözlerini muayene edebilir. Özellikle dıştan görünen, göz bebeğinde beyazlık, kayma, şaşılık, çapaklanma, gözlerde şekil bozukluğu, kapaklarda düşüklük gibi belirtiler genellikle acil tedavi gerektirir. Örneğin, tek taraflı doğuştan kataraktlar ilk 1-2 hafta arasında ameliyat edilmedikleri takdirde bu gözler görme yeteneğini kalıcı olarak kaybetmektedirler. Bu nedenle yukarıda bahsedilen ya da ailelerin normal olmadığını düşündüğü bir belirti varsa bebek hemen göz doktoruna götürülmelidir. Hiçbir sorunu olmayan çocuklarda ise 3-4 yaşlarında yapılacak bir muayene göz tembelliğine yol açabilecek kırma kusurlarının tedavisi için çok önemlidir. Birçok göz problemi eğer çocuklukta başlamışlar ise 8 yaşından sonra tedavileri zorlaşmakta ve göz tembelliği gibi tedavisi çok zor durumların ortaya çıkmasına neden olmaktadırlar.

10. Neden 45 yaş sonrasında yakını iyi göremeyiz?

İnsan gözü yakını görebilmek için odaklama yapmak zorundadır. Bu odaklama gücü göz merceğinin şeklini değiştirmesi ile mümkündür. 45 yaştan itibaren sertleşen göz merceği eskisi kadar iyi odaklama yapamadığından yakın görme zorlaşır ve odaklamaya yardımcı gözlük kullanımı gerekir. Yaygın inanışın aksine yakın gözlükleri odaklamadaki bozulmayı hızlandırmazlar. Hastaların gözlük takmalarına rağmen gözlük numaralarının ortalama her iki yılda bir 0.25 artması gözlüğün gözü bozmasından değil yaşın ilerlemesinden kaynaklanan doğal bir durumdur.

**Etiketler :göz hastalıkları bölümü adı,göz hastalıkları ve tedavileri,göz hastalıkları nelerdir isimleri ve açıklamaları kısaca,göz hastalıkları nelerdir kısaca,göz kusurları ve hastalıkları,göz hastalıkları çeşitleri,sık görülen göz hastalıkları,göz hastalıklarına hangi bölüm bakar


Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap