ÖZEL DÜZCE ORAY DİYALİZ MERKEZİ

  • 0 yorum
  • 683 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 640
    • Diyabet Rehberim
ÖZEL DÜZCE ORAY DİYALİZ MERKEZİ
« : 14 Ağustos 2018, 06:07:36 »
ÖZEL DÜZCE ORAY DİYALİZ MERKEZİ


Hakkında

2005 yılından kurulan Oray A.Ş.'nin bünyesinde 2006 Mayıs ayında ÖZEL DÜZCE ORAY DİYALİZ MERKEZİ faaliyet göstermeye başladı.
Amaçlanan, yüksek kalitede diyaliz tedavisi ve standartların üzerinde bir hizmet vermekti ve bunu başarmak hiçte zor olmadı. Bu başarı haziran ayında ISO 9001;2000 kalite belgesiyle de tescillenmiş oldu. Hastaların tetkik sonuçları, iyi diyaliz yapılması sonucu tedavisine son verilen hastalarımız amacımıza ulaştığımızın göstergesi oldu. İyi diyaliz yapıldığı ve böbrek rezervine zarar verilmediği için durumu stabil hale gelen ve artık diyalize girmeyen hastalarımız bizim gurur kaynağımız olmuştur. 2 uzman doktor, 1 sorumlu hekim ve 1 diyetisyen, 14 hemşire, 8 şoför, 1 güvenlik görevlisi, 1 teknisyen, 3 bilgi işlem görevlisi, 7 yardımcı personel, 1 aşçı,2 idari personelden oluşan geniş kadromuzla iyi bir diyaliz tedavisi ve hizmeti sunmayı amaçlamaktayız.
Düzce ve ilçelerinden gelerek merkezimizde tedavi gören hastalarımız donanımlı servis araçlarıyla evlerinden alınıp, tedavi bitiminde tekrar evlerine bırakılmaktadır. Araçlarımızda hastaların can güvenliğini amaçlayan ön ve arka ses kayıtlı kameralarımız mevcuttur.

Merkezimiz hasta ve çalışan güvenliğini ön planda tutup 24 saat güvenlik görevlisi, ziyaretçi defteri ve kartları kullanarak gerekli kayıtlar bulundurur.

Merkezimiz deprem ve olası doğal afetlere önlem olarak raylı yapı temeli üzerine kurulmuştur.

Merkezimiz konum olarak ulaşılabilir olduğundan herhangi bir acil durum karşısında yardım ve müdahale etmek kolaydır.
Merkezimiz 32 kamera ile izlenmekte olup 1 aylık kayıtları takip edebilmektedir.

Merkezimizde bir aşçı bulunup hijyenik koşullarda bulunan yemekhane bölümünde çalışanlara günlük olarak en hijyenik ortamlarda sağlıklı menüler sunmaktadır.

Merkezimiz çeşitli dezenfektanlar kullanarak çalışma ortamlarını daha steril hale getirip DİNİES(insan ph ına uygun ozonlu hava temizleme sistemi) cihazları ile bakteri üremesini en aza indirip temiz bir çalışma ortamı sağlamaktadır.

Diyaliz esnasında açık büfe kahvaltı ikram edilmektedir. Yemeklerimiz kendi mutfağımızda steril şartlarda aşçımız tarafından yapılmaktadır.
Kullanılan diyaliz makinelerin 35 tanesi Fresenius 40008B; 10 tanesi Fresenıus 40008S 5 adet Braun Dialog model toplam 50 cihaz olup teknolojinin ulaşabileceği en son noktada yer almaktadır. Mevcut 50 makinenin 5'i HCV(+), 2'si Hepatit B(+) hastalarına aittir ve HCV – HBS odaları ayrı bölümde olup kullanılan bütün cihaz ve malzemelerde ayrı kullanılmaktadır. Merkezimiz 32 kamera sistemi ile donatılmış olup hasta yakınlarına dilediklerinde onları canlı olarak diyaliz esnasında izleme olanağı sağlar. Ayrıca hastalarımızın dilediğinde taşınabilir bilgisayarı ile internete bağlanmasına imkan sunan alt yapıda hazırlanmıştır.

Merkezimizin kuruluşu ile birlikte bu sektörde ilimizdeki kalite ve diyaliz anlayışı da değişmiştir.

Özel Düzce Oray Diyaliz merkezi Doktorlar

SORUMLU HEKİM: Fahrettin ÇAÇA

UZMAN HEKİM: MEHMET ERKAN YAZMACI

UZMAN HEKİM: SEMRA SAÇLI


Hemodiyaliz Nedir?

 Hemodiyaliz, kalıcı böbrek yetmezliği tedavisinde kullanılan en yaygın tedavi yontemidir. 1960'lı yıllardan beri gelişen teknolojik yeniliklerle tedavi yan etkileri en aza indirilmeye çalışılmaktadır.

Diyaliz basit olarak yarı geçirgen bir zarla ayrılmış, bir tarafında temizlenmesi gereken kanın, diğer tarafında ise diyaliz sıvısının bulunduğu iki bölümlü bir sistemdir. Hemodiyaliz vücut dışına alınan kanın makine aracılığıyla yapay bir filtreden (diyalizör) geçirilerek, birikime uğrayan zararlı maddelerden ve fazla sıvıdan arındırılması ve sonra vücuda geri verilmesi işlemidir. Uygulama sırasında vücutta eksik olan bazı tuzlar da diyaliz sıvısından vücuda geçer. Hemodiyaliz uygulaması için kolda atardamar ile toplardamarın birleştirilmesi (fistül) ameliyatının yapılması gerekir.

Fistül ameliyatından en az 3-4 hafta geçtikten sonra hemodiyaliz tedavisine başlanabilir. Acilen diyalize alınması gereken hastanın fistülü yok veya yeterince gelişmemişse, boyun veya kasıktaki toplardamarlardan birine kateter yerleştirilerek de hemodiyaliz uygulanabilir. Fistülün yeterli gelişmesine olanak tanımak ve kateter gereksinimini ortadan kaldırmak için, hemodiyalize aday hastalarda olası diyaliz zamanından birkaç ay önce fistül ameliyatının yapılması gerekir. Hemodiyaliz tedavisinin kabul edilen optimum süresi haftada 12 saattir.

Hemodiyaliz sırasında her defasında fistül olarak isimlendirilen damara biri vücuttan kanı temizlenmek üzere filtreye götüren, diğeri temizlenmiş kanın vücuda dönmesini sağlayan olmak üzere iki iğne yerleştirilir.

Tedavi sırasında vücut dışına alınan kanın pıhtılaşmasını önlemek için kan sulandırıcı ilaçların uygulanması gerekir. Haftalık seans sayısı, seansın süresi, diyaliz sırasında kullanılacak filtre, diyaliz sıvısı hastanın bireysel özelliklerine göre tedavi ekibi tarafından ayarlanır.

Laboratuvar Tahlillerinin Anlamları

Kt/V ve URR :

Hedef Kt/V değeri olan 1.2'ye veya URR değeri en az %65'e gelene kadar hiçbir diyaliz tedavinizi atlamayın. Size önerilen sıklık ve süreye uyun. Diyetinize ve size izin verilen sıvı miktarının üstüne çıkmamaya gayret edin.

TDBK ve Ferritin

TDBK (Total Demir Bağlama Kapasitesi) ve ferritin vücudunuzdaki demir miktarı hakkında bilgi veren ölçümlerdir. TDBK değerinizin yüzde 20'nin altında 50'nin de üstünde; serum ferritin düzeyinin ise 100'ün altında 800'ün üstünde olmaması gerekir. Hedef demir değerine ulaşabilmek için ekstra demire ihtiyaç duyabilirsiniz. TDBK ve ferritin durumunuza göre 1-3 ayda bir kontrol edilir.

Parathormon

Vücudunuzdaki kalsiyum ve fosfor dengesinin kötü olması paratiroid (PTH) hormonunun yükselmesine neden olur. PTH değeri her 3 ayda bir kontrol edilir. Doktorunuza ve diyetisyeninize PTH değerinin yükselmemesi için kalsiyum ve fosfor düzeyinizi nasıl muhafaza etmeniz gerektiğini sorunuz.

Albumin

Bu her gün yediğiniz yemeklerde bulunan proteinden, kalori yardımı ile meydana gelir. Düşük albumin kafi miktarda proteinli ve kalorili gıda yememekle olur ve enfeksiyonlara karşı direncin azalmasına yol açar. Sağlığınızı korumak için doğru ölçüde proteini nasıl alacağınızı diyetisyeninize sorun.

Potasyum

Çok yüksek veya çok düşük potasyum düzeyleri kalp problemlerine hatta kalp durmasına neden olur. Potasyum için izin verilen diyetinize uyun. Potasyumdan zengin ve fakir gıdaları mutlaka öğrenin.

Hematokrit

Bu değer vücudunuzda yapılan kırmızı kan hücrelerinin sayısını yansıtır. Düşük hematokrit kansız olduğunuzu gösterir. Kansızlığınızın tedavisi için EPO denen bir hormon ve ilave demir almanız gerekir. Hematokritiniz 33-36 değerine gelince kendinizi daha az yorgun ve daha enerjik hissedeceksiniz. Hematokritiniz EPO tedavisi başlandığında l - 2 haftada bir, hedef değere ulaştıktan sonra 2-4 haftada bir kontrol edilir.

Hemoglobin

Bu değer kırmızı kan hücrelerinin içinde vücudunuzdaki tüm hücrelere oksijen sağlayan bölümüdür. Hemoglobin düzeyiniz de size kansızlığınız hakkında bilgi verir.

Kalsiyum

Kuvvetli kemikler için gereklidir. Kalsiyumunuzun düşük olmaması için doktorunuzun tavsiyesine göre kalsiyum tamamlayıcılar kalsitriol (vitamin D) kullanınız. Fosforunuzun normal düzeyde olduğundan emin olun.

Fosfor

Yüksek fosfor düzeyi kemiklerinizi zayıflatır. Diyetinize uyduğunuzdan ve her yemekte fosfor bağlayıcı kullandığınızdan emin olun.

Kronik Böbrek Yetmezliği Nedir?

Kronik böbrek yetmezliği çeşitli nedenlere bağlı olarak böbrek fonksiyonlarının ilerleyici ve düzelmesi mümkün olmayan kaybı ile karakterize olan bir durumdur.

Üç ay veya daha uzun süren böbrek hasarı veya böbrek fonksiyonunu gösteren Glomerül filtrasyon hızının (Kreatinin klirensinin) 60 ml/dak. altında olması şeklinde tanımlanır. Bu olay yavaş ilerlediği için hastalar doktora oldukça geç dönemde başvururlar.

Kronik Böbrek Yetmezliğinin Nedenleri?

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri çeşitlidir. Toplumlar arasında büyük değişkenlik vardır. Genel olarak, en sık görülen nedenler: hipertansiyon, diyabet glomerülonefrit, kalıtımsal böbrek hastalıkları (polikistik böbrek), idrar yollarında tıkanma ve devamlı ağrı kesiçilerin kullanımına bağlı interstisyel nefrit ve nadiren amiloidosis gibi böbrekte bazı maddelerin birikimidir.

Kronik Böbrek Yetmezliğinin Evreleri

Böbrek yetmezliği son yıllarda 5 evreye ayrılmıştır. Kronik böbrek yetmezliğinin ilk evresinde sadece böbreğin fonksiyonlarında hafif bir azalma tespit edilebilir, hastalarda genellikle belirgin bir şikayet ve belirti yoktur. Böbrek fonksiyonlarını gösteren üre ve kreatininin yükselmesi üçünçü evrede başlar ve bu dönemde hastalarda hafif bir kansızlık gelişmiştir, Hb. 11 gr altına iner, diyabetik hastalarda kansızlığın gelişmesi daha erken evrede olur.

Bu evrede bol su içme ve idrar yapma ve geceleri 2-3 sefer idrara gitme başlamıştır ama genellikle hasta bu olay yavaş geliştiği için bunların böbrek hastalığının bir belirtisi olduğunu anlayamaz. Ancak enfeksiyon, vücutta sıvı eksikliği (aşırı bulantı ve kusma, ishal, idrar yollarında bir tıkanma ve böbreğe dokunan ilaç kullanımı, mide ve bağırsaklardan kanama gibi araya giren akut sorunlar hızla ürenin yükselmesine va hastanın genel durumunun bozulmasına neden olur. Geri dönüşümü mümkün olan bu sorunların tedavisi ile hasta sıklıkla tekrar eski durumuna döner.

İleri evreye ulaşmış böbrek yetmezliğinde böbrek fonksiyonları % 25-30 civarına inmiştir. Böbreğin üremik toksinleri atma kapasitesi, idrarı konsantre etmesi, biyolojik olarak sentez ettiği eritroproetin, vitamin D gibi hormonların yapımında azalma olur, klinik belirti ve bulguların (anemiye bağlı devamlı halsizlik, gece sık idrara gitme ve iştah azalması, ödem gibi) vücutta su birikimi belertilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Son dönemde ortaya çıkan bu klinik sendrom, üremi olarak tanımlanır.

Diyaliz ve Beslenme

Diyaliz Hastalarında Suyun Önemi

 Diyalize giren hastaların pek çoğunun hiç idrarı yoktur. Bu nedenle alınan su ve sıvı gıdaların miktarına çok dikkat edilmelidir. İki diyaliz arasında alınan kilo miktarının 1,5 - 2 kg'ı aşmamasına özen gösterilmelidir.

Eğer daha fazla sıvı alınacak olursa hem, önceden anlatılan, sıvı fazlalığı ile ilgili sorunlar (kalp yetersizliği, nefes darlığı, vücutta su birikmesi, tansiyon yüksekliği) ortaya çıkar; hem de diyaliz sırasında fazla suyun çekilmesine bağlı olarak, adale krampları ve tansiyon düşüklükleri görülür.

Genel olarak, yemekler de dahil, bir günde alınan sıvı miktarı 1000 – 1500 ml civarında olmalıdır.

Fazla Sıvı (Su) İsteğini Azaltmak İçin Bazı İpuçları:

      -    Sabah kalkınca, o gün içeceğiniz ölçülü suyu bir kaba doldurun ve gün boyunca aynı kaptan kullanın.
      -    Buzdolabının kapağına bir kağıt yapıştırıp her su içişinizi ve miktarınızı yazın ki ne kadar su içtiğinizi anlayın.
      -    Her tür sıvıyı küçük bir bardakta için.
      -    Tuz içeriği fazla gıdalardan uzak durun.
      -    Yemekler arasında diyetisyenin izin verdiği meyvelerden yiyin.
      -    Ağız kuruluğuna karşı, ince kesilmiş limon kabuğu çiğneyin.
      -    İlaçları yemek sırasında içtiğiniz su ile için.
      -    Mümkün olduğunca oyalayıcı işler yapın.
      -    Ağzınızda suyu çalkalayın fakat içmeyin.
      -    Sakız çiğneyin.
      -    Kışın ağız kuruluğunu önlemek için soba veya kalorifer üzerine bir kap su koyun.
      -    Normalde suyu içtiğiniz evdeki bölümlerden uzak durun.

Diyaliz Hastalarında Yemeklerin Hazırlanmasında Dikkat Edilecek Noktalar

Kronik böbrek yetmezliği çeşitli nedenlere bağlı olarak böbrek fonksiyonlarının ilerleyici ve düzelmesi mümkün olmayan kaybı ile karakterize olan bir durumdur.

Üç ay veya daha uzun süren böbrek hasarı veya böbrek fonksiyonunu gösteren Glomerül filtrasyon hızının (Kreatinin klirensinin) 60 ml/dak. altında olması şeklinde tanımlanır. Bu olay yavaş ilerlediği için hastalar doktora oldukça geç dönemde başvururlar.

Kronik Böbrek Yetmezliğinin Nedenleri?

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri çeşitlidir. Toplumlar arasında büyük değişkenlik vardır. Genel olarak, en sık görülen nedenler: hipertansiyon, diyabet glomerülonefrit, kalıtımsal böbrek hastalıkları (polikistik böbrek), idrar yollarında tıkanma ve devamlı ağrı kesiçilerin kullanımına bağlı interstisyel nefrit ve nadiren amiloidosis gibi böbrekte bazı maddelerin birikimidir.

Fistül Koruma

Fistül Kullanımı Konusunda Öneriler

 Fistül, bazı sorunlar içerebilse de hemodiyaliz hastası için en kolay, konforlu ve tercih edilen damar giriş yoludur. Fistülünüzü ve damaryollarınızı sizin yaşam kaliteniz ve sürenizi etkileyen bir organınız olarak görülmesi gerekmektedir.

Fistül kullanımı konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar;

-Her hasta fistülün çalıştığını kontrol etmelidir. Fistülde titreşim azaldığında veya kaybolduğunda doktorunuza başvurunuz.
-Fistüllü kolun temizliğine önem veriniz. Diyaliz günü sabahı kolunuzu sabunla iyice yıkayınız.
-Fistül hemşire tarafından kullanılırken iğne yerleri değiştirilmelidir. Bu iğnenin yaptığı hasarın düzelmesi gerekli süreyi sağlar. Böylece fistülün uzun süre kullanılma şansını arttırır. Hemşirenize iğne girişlerinin değişmesi konusunda destek veriniz.
-Doktorunuz önerdiği şekilde fistüllü kol ile eksersiz yapınız.
-Aşırı tansiyon düşmesinden sakınınız. Bayılma, baş dönmesi veya düşme sonrası fistülünüzü kontrol ediniz.
-Fistüllü kolunuzdan tansiyon ölçtürmeyiniz.
-Fistüllü koldaki damarlar ilaç verilmesi, serum takılması ve kan alınması için kullanılmamalıdır.
-Kolunuzu sıkan kıyafetler giymeyiniz.
-Fistüllü kol üzerine yatmayınız.
-Fistüllü kol ile çok ağır işler yapmayınız.
-Kesici ve delici aletler kullanırken çok dikkatli olunuz. Kolunuzu her türlü travmadan koruyunuz. Kolunuza yönelik bir kesi veya çarpmada aşırı kanamalar oluşabilir.
-Kanama durumunda kanama üzerine baskı uygulayarak en yakın hastaneye başvurunuz.
-Fistülünüzü, belirli aralarla, bu konuda tecrübeli damar cerrahlarınca, kontrol ve muayene edilmesini sağlayınız.

Fistül Operasyonunun Yaratabileceği Sorunlar

Tıp biliminde ve dolayısıyla damar cerrahisinde her girişimin yaratabileceği bazı sorunlar vardır. Bu sorunlar nadir görülsede hastanın önceden bilgi sahibi olması tedaviye katkı açısından önemlidir. Fistülün yaratabileceği başlıca sorunlar şunlardır;

Kanama: Ameliyattan sonra az miktarda bir sızıntı olabilir. Bu durumda pansumanı değiştiriniz ve steril gazla fistül üzerine hafifçe bastırınız. Aşırı kanamalarda ise paniğe kapılmayınız ve fistül üzerine kanamayı durduracak derecede baskı uygulayarak hastaneye başvurunuz.

Tıkanma: Fistülde kanın pıhtılaşmasına bağlı tıkanma oluşabilir. Çalışan fistülün tıkanması durumunda ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale ile fistül tekrar açılabilir. Bu konuda ilk 24-48 saat içinde müdahale yapılması önemlidir.

Önemli Not: Fistül yapılan her hasta fistülünün çalışıp çalışmadığını izlemelidir. Çalışan fistülde titreşim (thrill ) hissedilir. Titreşimin kaybı durumunda kesinlikle doktorunuza danışınız.

Enfeksiyon: Fistül bölgesinde yara enfeksiyonu görülebilir.

Kolda kalınlık artışı (Ödem): Damar sistemi yapılan işlem sebebiyle yüksek basınca maruz kaldığı için kolda bir miktar ödem beklenir.

Fistül akımının yetersiz veya aşırı olması: Yetersiz çalışan fistüllerle diyaliz makinesı yeterli hızda çalışamadığı için yeterli diyaliz olmaz. Aşırı yüksek çalışan fistüller ise kalbi yorduğu için kalp yetmezliği oluşturabilir. Bu durumlarda fistülün tekrar açılması, kapatılması veya tamiri gerekebilir.

Elde dolaşım bozukluğu: Fistül ele giden kan miktarının azalmasına yol açabilir. Bu damar ağı yetersiz kişilerde, özellikle diyaliz esnasında olmak üzere ağrı, elde soğuma, morarma, hareketlerde azalma gibi şikâyetlere sebep olur. Bu şikâyetler fistülün kullanımını imkânsız hale getirebilir. Bazı hastalarda bu fistüllerin kapatılması gerekebilir. Uygun şekilde ve zamanında müdahale edilmezse parmakların ve elin çok nadirde olsa kaybına yolaçabilir.

Damar Genişlemesi (anevrizma): Zamanla fistül yapılan koldaki damar yapıları genişler. Bu genişlemeler ileri dereceye vardığında tehlike yaratabileceği için müdahale gerekebilir.

Sinirsel bozukluklar: Damar yapılarının sinirler üzerine baskısı veya operasyonun sinirler üzerindeki etkisine bağlı oluşabilir.

İLETİŞİM

Aziziye Mah. Eski Tekavil Sok.
No:2 Acil Karşısı Merkez/DÜZCE
Tel-1: 0380 514 33 10-11
Tel-2: 0380 514 55 37
Fax: 0380 514 33 12
Email: oraydiyaliz@hotmail.com



Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap