SORULAR VE CEVAPLARLA DİYABET VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI

  • 0 yorum
  • 1498 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 658
    • Diyabet Rehberim
SORULAR VE CEVAPLARLA DİYABET VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI

Diyabet tedavisinde beslenmenin rolü nedir?

Diyabet yönetiminde beslenme tedavisi önemli bir yere sahiptir. Çünkü
kan şekerinin en önemli kaynağı besinlerdir. Beslenme tedavisinde amaç,

• İstenilen kan şekeri düzeylerini elde etmek,
• Çocuk ve gençlerde sağlıklı büyüme ve gelişmeyi sürdürmek,
• Kan kolesterol düzeyinin normal sınırlarda olmasını sağlamak,
• İleri dönemlerde ortaya çıkabilecek bazı sağlık sorunlarını önlemek,
geciktirmek ve/veya tedavi etmek,
• Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmaktır.

Diyabet, çocukların beslenme alışkanlıklarını değiştirmesini
gerektirir mi?


Diyabetle yeni karşılaşan pek çok aile genellikle diyabet tanısı almış
çocuklarına ne yedirecekleri konusunda yoğun kaygı ve endişe duyarlar.
Bununla birlikte çocuğun aile ile yemek yeme zamanını ve/veya birlikte
yedikleri yemek türünü değiştirirler hatta diyabetli çocuk için ayrı yemek
hazırlarlar. Oysa diyabetli çocuklara önerilen beslenme planı, tüm aile
bireylerinin uyması gereken sağlıklı beslenme önerilerini içerir. Bu nedenle
“diyabetik diyet” kavramı günümüzde kullanılmamaktadır. Diyabet, bireyin
besin gereksinimini etkilemez. Aynı yaşa, cinsiyete, boy uzunluğuna, ağırlığa
ve fiziksel aktivite düzeyine sahip diyabeti olan ve olmayan iki kişinin günlük
besin ihtiyacı aynıdır. Dolayısıyla diyabet tanısı aldıktan sonra bireyin
beslenmesi ile ilgili yapması istenilen değişiklikler, sağlıklı yaşamak için
tüm bireylere önerilen sağlıklı beslenme alışkanlıklarından ibarettir.

Sağlıklı (yeterli ve dengeli) beslenme nedir?

Beslenme, vücudun enerji ve besin ögeleri ihtiyacını karşılamak için
gerekli türde ve miktarda besinlerin tüketilmesidir. Sağlıklı beslenmek
için tüketilen diyetin yeterli ve dengeli olması gerekmektedir. Genel olarak
yeterli ve dengeli bir diyet; yaşamı sağlıklı bir şekilde sürdürmek için gerekli
olan karbonhidratları, yağları, proteinleri, vitamin ve mineralleri dengeli
oranlarda ve yeterli miktarlarda içermesi olarak tanımlanmaktadır. Bu besin
ögelerinin herhangi birinin alınmadığı ya da gereğinden az ya da çok alındığı
durumlarda büyüme ve gelişme engellenmekte, sağlık bozulmaktadır. Yeterli
ve dengeli beslenebilmek için besinleri oluşturan besin ögeleri bilinmelidir.

Besin ögeleri nelerdir?

Besinlerin içinde bulunan, büyüme ve gelişmenin sağlanması, ayrıca iyi
sağlık halinin sürdürülmesi için gerekli olan maddelere besin ögesi denir.
Besinler farklı besin ögelerinden oluşurlar.
Yiyeceklerde bulunan besin ögeleri,

vücuttaki işlevlerine göre 6 temel grupta toplanmıştır. Bunlar;
 
(1)karbonhidratlar,
(2) proteinler,
3) yağlar,
(4) vitaminler,
(5) mineraller
(6)su’dur.

Karbonhidrat nedir? Kan şekerini nasıl etkiler?

Vücudun en önemli enerji kaynağı karbonhidratlardır. Besinlerde yaygın
olarak bulunan karbonhidratlar farklı yapıdaki şekerlerin birleşmesinden
oluşur. Karbonhidrat içeren bir besinin tüketilmesini takiben sindirime
uğrayan karbonhidratlar, şekere parçalanırlar ve emilerek kan dolaşımına
geçerler. Kan şekeri, tıpkı arabanın yakıtı olan benzin gibi vücudun yakıtıdır.
Kan şekeri düzeyleri gün boyunca değişkenlik gösterir. Kandaki şeker enerji
olarak kullanıldıkça kandaki düzeyi düşer.
Öğün öncesi ölçülen açlık kan şekeri ve öğüne başladıktan iki saat
sonra ölçülen tokluk kan şekeri değerleri, öğünde tüketilen karbonhidrat
miktarının ve tüketilen besinin kan şekeri üzerindeki etkisini gösterir. Bu
nedenle karbonhidrat içeren besinler bilinmelidir.

Hangi besinler karbonhidrat içerir?

• Çay şekeri, bal-reçel-pekmez-marmelat, meşrubatlar ve tatlılar gibi
şekerli yiyecekler
• Pirinç, bulgur, mısır gibi tahıllar
• Un ve undan yapılan ekmek, yufka, makarna, erişte gibi yiyecekler
• Kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya gibi kurubaklagiller
• Tüm meyveler, taze ve hazır meyve suları
• Sebzeler (az miktarda karbonhidrat içerir)
• Patates, bezelye, havuç gibi nişastalı sebzeler
• Süt, yoğurt, ayran, kefir gibi süt ürünleri (peynir, lor, çökelek hariç)

Kan şekerinin yükselmesinden karbonhidratlar sorumlu ise
karbonhidrat tüketimi azaltılmalı mıdır?


Karbonhidratlar temel enerji kaynağıdır ve yiyeceklerde en fazla bulunan
besin ögesidir. Tüm dokular enerji ihtiyacını karşılamak için karbonhidratların
sindirimi sonucu oluşan glikozu kullanır. Beyin dokusunun kullandığı tek enerji
kaynağı da glikozdur. Bu nedenle karbonhidratlar diyette yeterli miktarda
bulunmalıdır. Eğer gereğinden daha az miktarda karbonhidrat tüketilirse,
vücut enerji sağlamak üzere yağ dokularını kullanır. Yağ dokularının
kullanılması sonucu vücut için zararlı olan keton cisimciklerinin miktarı
artar. Keton cisimcikleri kandaki asit miktarını artırır ve diyabetik komaya neden
olur. Bu nedenle karbonhidrat içeren besinler yeterli ve dengeli beslenmenin ve
kan şekeri kontrolünün sağlanması için önerilen miktarda tüketilmelidir.

Bir günde ne kadar karbonhidrat tüketilmelidir?

Her bireyin günlük karbonhidrat ihtiyacı farklıdır. Bu farklılık bireyin
yaşı, cinsiyeti, vücut ağırlığı, boy uzunluğu, fiziksel aktivite düzeyi ve yaşam
tarzındaki değişikliklerden kaynaklanır. Kan şekeri düzeyi, bir günde
tüketilen karbonhidratların toplam miktarından çok öğünlere dağılımından
etkilenir. Bu nedenle bir günde tüketilmesi gereken karbonhidrat miktarı
ana ve ara öğünlere dengeli bir şekilde dağıtılmalıdır. Öğünlerde aynı
miktarda karbonhidrat içeren besinlerin tüketilmesi kan şeker düzeyini aynı
derecede yükseltirler. O nedenle öğünlerde benzer miktarlarda karbonhidrat
tüketmek kan şekerinin kontrolünde önemlidir. Ancak tüketilen karbonhidrat
miktarı iştah, aktivite düzeyi ve diğer faktörlere bağlı olarak günden güne
değişebilmektedir. Bu değişiklerin kan şeker düzeyinde dalgalanmalara
neden olmaması için tüketilen karbonhidratın türü ve miktarı diyabetli bireye
uygulanan insülin dozu ile dengelenmelidir.

Karbonhidrat içeren yiyeceklerin kan şekerini etkileme hızları
aynı mıdır?


Yiyeceklerin içindeki karbonhidratların sindirim ve emilim oranları farklı
olduğu için kan şekerini etkileme hızları birbirinden farklıdır. Buna glisemik
indeks (GI) denir. Glisemik indeksi yüksek olan besinler, hızlı sindirilip
emildikleri için kan şekerinin hızlı ve daha çok yükselmesine neden olurlar.
Glisemik indeksi düşük olan besinlerin ise sindirim ve emilim hızları daha
yavaştır. Bu nedenle diyabetli bireylerde arzu edildiği gibi kan şeker düzeyinin
kademeli bir şekilde yükselmesini ve düşmesini sağlar. Yiyeceklerin glisemik
indeksini bilmek ve her ana öğünde en az bir tane glisemik indeksi düşük
besin tüketmek kan şekerinin dengeli olması için önemlidir.

Glisemik indeksi; besinin içerdiği karbonhidrat, yağ ve protein miktarı,
besini pişirme ve hazırlama yöntemi, besinin içerdiği şeker türü, nişastanın
yapısı gibi pek çok faktör etkiler. Bu faktörlere bağlı olarak, bir besinin
birden fazla glisemik indeksi olabilir. Örneğin haşlanmış havucun glisemik
indeksi çiğ havuçtan daha yüksektir. Karbonhidrat içeren besinler kan şekeri
üzerindeki bilinen etkilerine göre düşük, orta ya da yüksek glisemik indeksli
besinler olarak sınıflandırılırlar .

Beyaz ekmek yüksek glisemik indeksli bir besin olduğu için glisemik indeksi
daha düşük olan makarnaya göre kan şekerini daha hızlı ve
daha fazla düzeyde yükseltmektedir.

Beyaz ekmek ve makarna tüketiminden sonra kan şeker düzeyinin değişimi
Besin seçiminde besinlerin glisemik indeksi mutlaka göz önünde
bulundurulmalıdır. Yemeklerden sonra kan şekerinin kontrollü bir şekilde
düzenlenmesini sağlamak için glisemik indeksi düşük olan besinlere daha
fazla yer verilmelidir. Bununla birlikte tüketilen diyetin dengeli olabilmesi için
diyette yüksek glisemik indeksli besinler bulunmalı, ancak düşük glisemik
indeksli besinlerle birlikte az miktarlarda tüketilmelidir. Posa içeriği yüksek
besinlerin glisemik indeksi daha düşüktür.


Posa (lif) nedir? Ne kadar tüketilmelidir?

Posa, yiyeceklerin sindirilemeden atılan kısmıdır. Posanın çok önemli
etkileri vardır. Özellikle kan şekeri kontrolünün sağlanmasında diyetin
yeterli miktarda posa içermesi önemlidir. Bununla birlikte kan şekerini yavaş
yükseltir, insülin ihtiyacını azaltır, tokluk hissinin oluşmasını sağlayarak
ağırlık kontrolüne yardımcı olur, barsak çalışmasını düzenler, kabızlığı
önler, kan yağlarının yükselmesini önler. Posa; tam tahıllı ve kepekli undan
yapılmış yiyecekler, kepekli pirinç, kepekli makarna, meyveler ve sebzeler,
kurubaklagiller ve fındık, ceviz gibi yağlı tohumlar gibi bitkisel kaynaklı
besinlerde bulunur.

Küçük çocuklar (1-8 yaş) için günde 14-18 gram, daha
büyük çocuklar için 20-28 gram posa tüketimi önerilmektedir. Önerilen bu
miktarlara ulaşmak için;

• Beyaz ekmek yerine esmer undan yapılmış ekmek tüketilmeli,
• Pirinç pilavı yerine bulgur pilavı daha sık tercih edilmeli,
• Meyve suyu yerine meyvenin kendisi yenilmeli, kabuklu yenebilen
meyveler iyice yıkandıktan sonra kabukları soyulmadan tüketilmeli,
• Öğünlerde salata ve/veya sebze yemeği olmasına özen gösterilmeli,
• Günde en az 5 porsiyon sebze/meyve tüketilmeli,
• Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlara da diyette yer verilmeli,
• Haftada 2-3 defa kurubaklagil tüketilmelidir.

Kan şekerini sadece karbonhidratlar mı etkiler?

Kan şekerini sadece karbonhidratlar etkilemez. Yağların ve proteinlerin
de karbonhidratlar kadar olmasa da kan şekeri düzeyi üzerine etkileri vardır.
Yağ ve protein içeriği yüksek olan bir öğün, öğündeki karbonhidratların
emilimini ve mide boşalma hızını yavaşlatabilir. Bu durum tokluk kan
şekerinin yükselmesini 3-4 saat geciktirir. Öğün sonrası kan şeker değerinin
en üst değere ulaştığı düzey ve süre, öğünün içeriğine ve miktarına bağlı
olarak değişir. Bu nedenle tüketilen protein ve yağ miktarı da önemlidir.

Protein Nedir? Hangi besinler protein içerir?

Proteinler, vücut hücrelerinin önemli yapı taşlarıdır. Büyümeyi, vücut
dokularının gelişmesini ve gerektiğinde onarılmasını sağlar. Protein kaynağı
olan besinler kırmızı et-tavuk-balık, yumurta, peynir, kurubaklagiller, süt-
yoğurt-ayrandır. Süt, yoğurt, ayran ve kefir gibi protein içeren besinler aynı
zamanda karbonhidrat ve yağ da içerir. Protein içeren besinler yüksek
miktarda yağ da içerebildikleri için bu besinlerin tüketim miktarına dikkat
edilmeli ve yağı azaltılmış süt, az yağlı peynir, derisiz tavuk eti gibi düşük
yağlı türleri tercih edilmelidir.

Neden doymuş yağ türleri daha az tüketilmelidir?

Doymuş yağlar kan kolesterolünü yükseltebilmektedir. Yüksek kan
kolesterolü de kalp hastalıkları için bir risk faktörüdür. Diyabetli bireylerin
kalp hastalıklarına yakalanma riski daha yüksek olduğu için doymuş yağ
alımı sınırlandırılmalıdır.

Doymuş yağ tüketimi nasıl azaltılır?

Aşağıdaki besinlerin tüketimine yönelik önerilere dikkat edilerek diyetin
doymuş yağ içeriği azaltılabilir:

Kırmızı Etler

• Yağsız kırmızı et alınmalıdır.
• Etler pişirilmeden önce görünür yağları atılmalıdır.
• Izgara gibi daha az yağ kullanmayı gerektiren pişirme teknikleri
tercih edilmelidir.
• Özel durumlar dışında (bazı hastalıklarda veya profesyonel olarak
sporla uğraşmak gibi) her birey kendi avuç içi kadar et yediğinde
günlük et ihtiyacını karşılayabilir.

Yağ içeren besinler

• Sucuk, salam ve sosis, kızartılmış yiyecekler (kızartılmış patates),

• krema, mayonez de yüksek yağlı yiyeceklerdir.

Yağda kızartma yerine ızgara, haşlama, buğulama gibi düşük yağlı pişirme
yöntemleri tercih edilmelidir!

Kümes hayvanları

• Pişirme işlemi uygulamadan önce veya sonra derileri atılmalıdır.

Balık

• Haftada en az iki defa tüketilmelidir.
• Somon, hamsi gibi yağlı balık türleri tercih edilmelidir.

Peynir

• Az yağlı peynir türleri tüketilmelidir.
• Bu ürünlerden diyabetli bireyin en fazla hoşuna gideni bulunabilir.

Tereyağı

• Tereyağı yerine sıvı yağ kullanılmalıdır.
• Tereyağı yemek yapımında nadir olarak kullanılmalıdır.
• Ekmek üzerine margarin veya krem peynir sürme alışkanlığı
edinilmemelidir.

Süt/Yoğurt

• Az yağlı (kaymaksız) türleri tercih edilmelidir.
• Yağı azaltılmış süt ve ürünleri 2 yaş altı bebek ve çocuklarda
kullanılmamalıdır.

İşlenmiş Besinler

• Salam, sucuk, sosis, jambon gibi işlenmiş etler ile tüketime hazır
besinlerin doymuş yağ içeriği genellikle fazladır. Bu tür besinlerin
tüketim sıklığı ve miktarı azaltılmalıdır.

Diyabetli birey diyetle günlük vitamin-mineral ihtiyacını
karşılayabilir mi? Ek besin desteği alması gerekir mi?


Vitaminler ve mineraller vücuttaki metabolik olayların sağlıklı bir şekilde
gerçekleşmesinde önemli role sahiptirler. Bu nedenle ihtiyaç duyulan
miktarlar mutlaka karşılanmalıdır. Vitaminleri ve mineralleri dengeli
bir şekilde almanın en iyi yolu diyette besin çeşitliliğinin sağlanmasıdır.
Özellikle sebze ve meyveler başta olmak üzere tüm besinler çeşitli türde
ve miktarda vitamin ve mineral içermektedir. Örneğin; portakal, mandalina,
kivi gibi meyveler C vitamini, süt-yoğurt-peynir kalsiyum minerali, kırmızı
et-yumurta-kurubaklagiller demir minerali için iyi kaynaklardır. Yeterli
ve dengeli beslenme ile gereksinim olan tüm vitaminler ve mineraller
karşılanmaktadır. Doktor tarafından tanısı konmuş herhangi bir vitamin-
mineral yetersizliği yok ise diyabetli bireylerde vitamin-mineral desteğine
gerek yoktur.

Günlük sıvı tüketimi ne kadar olmalıdır?

Yeterli miktarda sıvı tüketimi sağlıklı beslenme planının önemli bir
parçasıdır. Günlük sıvı gereksinimi; içilen su, içecekler ve yenilen besinlerin
(taze meyveler, sebzeler, çorbalar, vb) içindeki su ile karşılanır.
Süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler karbonhidrat içerdiği için
tüketilmeleri durumunda içerdikleri karbonhidrat miktarı göz önünde
bulundurulmalıdır. İçecek olarak meyve suları tercih edildiğinde taze sıkılmış
olanları tercih edilmeli ve günde bir su bardağından fazla içilmemelidir.
Ayrıca taze sıkılmış meyve suları glisemik indeksi yüksek olduğu için ara
öğünler yerine ana öğünlerde tüketilmelidir.

Sıcak havalarda, egzersiz sırasında ve sonrasında sıvı tüketimi
artırılmalıdır. Hastalık durumunda, özellikle kan şekerinin yüksekliğinde,
yeterli sıvı (su veya karbonhidrat içermeyen diğer içecekler) alımı oldukça
önemlidir. Hastalığa bağlı iştahsızlık durumunda karbonhidrat içeren
içeceklerin tüketimi normal besinlerin tüketiminden daha kolay olabilir.
İhtiyaç duyulan su miktarı yaş gruplarına ve fiziksel aktivite düzeyine göre
değişmekle birlikte günlük ortalama 6-8 su bardağı su tüketilmelidir.

Diyabetli çocuklar şeker ve şeker içeren yiyecekler tüketebilir mi?

Kan şekerinin yükselmesine, tüketilen karbonhidratın türünden
çok ihtiyaçtan fazla miktarlarda karbonhidrat tüketimi yol açmaktadır.
Bilimsel kanıtlar, diyabetli bireyin öğünde tükettiği karbonhidrat miktarını
arttırmadıkça, belirli miktardaki karbonhidratın nişasta yerine çay şekeri
içeren yiyeceklerden karşılanmasının kan şekeri kontrolünü bozmadığını
göstermektedir. Örneğin ana öğünde 15 gram karbonhidrat içeren 1 dilim
ekmek yerine 15 gram karbonhidrat içeren çikolata tüketilebilir. Ancak,
şeker ve şeker içeren yiyecekler; şeker ve enerji dışında yüksek miktarda
yağ, doymuş yağ ve kolesterol, düşük miktarlarda vitamin ve mineraller
içermektedir. Bu yiyeceklerin kontrolsüz tüketilmesi kalp-damar hastalıkları
ve şişmanlık riskini arttırırken, büyüme ve gelişmeyi durdurabilmekte veya
yavaşlatabilmektedir. Sağlıklı beslenebilmek için şeker veya şeker içeren
besinleri fazla miktarda olmamak koşuluyla haftada 1-2 defa, eşdeğer
miktarda karbonhidrat içeren başka bir besinin yerine tüketilebilir. Başka
bir besinin yerine tüketilmek istenmiyorsa ek olarak şeker içeren bir besin
yemek isteniyorsa insülin dozunda ayarlama (ek doz) yapılmalıdır.

Diyabet, çocuk ve gençlerin tuz gereksinimlerini değiştirmez. Bu
nedenle tuzsuz yemelerine gerek yoktur. Ancak tuz tüketiminin yüksek
tansiyona neden olabileceği unutulmamalıdır. Bununla birlikte çoğunlukla
ihtiyacımızdan daha fazla miktarda tuz tüketmekteyiz. Bu nedenle günlük
tuz tüketimine dikkat edilmelidir. Hazır yiyecekler, konserveler, salam-sucuk-
sosis gibi işlenmiş etler, kuruyemişler ve turşu gibi işlenmiş besinlerin
tüketimi fazla tuz alımına neden olur. Bu nedenle bu tür besinlerin tüketimi
mümkün olduğunda azaltılmalıdır.

Öğün planlaması nasıl yapılabilir?

Günümüzde diyabetli çocukların öğünlerinin planlanmasında kullanılan
pek çok yöntem vardır. Bu yöntemlerin tümü karbonhidrat tüketimine dikkat
etmeyi gerektirir. Çünkü karbonhidratlar, tüketilmesini takip eden 15 dakika
içinde kan şekerini yükseltmeye başlar ve yaklaşık 2 saat içinde neredeyse
tamamı glikoza parçalanır. Kan şeker düzeyini etkileyen yağların (%10’u) ve
proteinlerin (%50-60’ı) ise çok azı kan şekerine dönüşür.
Bu yöntemler arasında en sık kullanılanları değişim sistemi ve
karbonhidrat sayımı yöntemidir. Tüm öğün planlama yöntemlerinin amacı
daha iyi kan şekeri kontrolüne ulaşmayı sağlamaktır. Hangi yöntemin
kullanılacağı bireysel farklılıklar ve yaşam tarzı dikkate alınarak belirlenir.
Diyetisyen, aile ile işbirliği yaparak diyabetli birey için en uygun yöntemin
belirlenmesinde yardımcı olacaktır.

Öğünde tüketilen karbonhidrat miktarı nasıl hesaplanır?

Bu hesabı yapabilmek için besinlerin kaç gram karbonhidrat içerdiği
bilinmelidir. Bunun için bu konunun sonunda yer alan tablolardan
faydalanılabilir. Bu aşamayı öğrenmek için besinlerin porsiyonlarına dikkat
etmeli ve besinlerin ağırlıklarına aşina olana kadar düzenli olarak mutfak
terazisi kullanılmalıdır.

İki farklı yöntem ile öğünde tüketilen karbonhidrat miktarı hesaplanabilir.
Bunlardan ilki tüketilen karbonhidratın gramını
sayma diğeri ise karbonhidrat seçenek sayısını sayma yöntemidir. Örneğin
aşağıda sıklıkla tüketilen besinlerin 15 gram karbonhidrat (1 karbonhidrat
seçeneğini ifade eder) içeren miktarları verilmiştir. Buna göre iki yöntemle
öğünün karbonhidrat içeriğini hesaplayalım;

• 1 küçük boy (75 gram) muz (15 gram karbonhidrat içerir)
• 300 ml süt (15 gram karbonhidrat içerir)
• Ara öğününde yukarıdaki besinleri tüketen bir birey 30 gram
karbonhidrat veya 2 karbonhidrat seçeneği tüketmiş olur.

Bu yöntemde, diyabetli bireyin ana ve ara öğünlerde tüketmesi gereken
karbonhidrat miktarı diyetisyen tarafından önerilir ve diyabetli birey sağlıklı
beslenme ilkelerini göz önünde bulundurarak kendi menüsünü hazırlayabilir.
Esnek insülin tedavisi alan veya insülin pompası kullanan diyabetli bireylerin
insülin dozu, bireyin öğünde tüketeceği karbonhidrat miktarına dayalı olarak
hesaplanır.

Hangi besinlerin tüketimi “serbest” olabilir?

Tüketimi “serbest” olan besin, çok düşük düzeyde karbonhidrat ve yağ
içeren, ölçülü miktarlarda tüketildiğinde kan şekeri düzeyinini etkilemeyen
besinlerdir. Ancak gereğinden fazla tüketilen her besin sağlığı olumsuz
yönde etkiler.

Kaynak:SIK SORULAN SORULAR VE CEVAPLARLA ÇOCUKLARDA DiYABET VE TEDAViSi
Prof. Dr. Şükrü HATUN/Dr. Dyt. Alev KESER
Prof. Dr. Oğuzhan DEYNELİ/Doç. Dr. Eda CENGİZ/Esra AVCI





Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap