Ağrı Polikliniği (Algoloji) Nedir ? Hangi Hastalıklara Bakar?

  • 0 yorum
  • 823 görüntüleme

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı Sağlıklı Yaşam

  • '' Her Derde Deva ''
  • *****
  • 627
    • Diyabet Rehberim
Ağrı Polikliniği (Algoloji) Nedir ? Hangi Hastalıklara Bakar?

Algoloji ya da halkın anlayacağı bir deyimle “ağrı bilimi” nedir?

“Algoloji; ağrı kaynağı olabilecek nedenleri inceleyen, bunları fizik muayene, radyolojik ve elektriksel tanı yöntemleriyle (EMG) ortaya koyan, tanı konduktan sonra ağrı kaynağını ve ağrıyı ilaçlarla ve girişimsel yöntemlerle tedavi eden, gereğinde ağrı kaynaklarının tanısı veya tedavisi amacıyla hastaları farklı disiplinlere yönlendiren bilimdir. Algoloji bilimi, uzamış yani kronikleşmiş ağrı ve tedavisinde özelleşmiştir.

Ağrı denildiğinde, çoğunluğun algıladığı gibi sadece sızlama, zonk­lama şeklindeki ağrı düşünülmemelidir. Hastaların büyük bir bölümü kimi zaman yanma, acıma, karıncalanma, uyuşma, soğuma şeklinde yakınmalar ile (ki bu tanımlamalar da ağrı şikayetine girer) ağrı kli niklerine başvurmaktadırlar. Uzun soluklu ağrı şikayetleri, sosyal ve psikolojik problemleri de beraberinde getirir. Bu noktada ağrı dışı şikayetler de algolojinin değerlendirme, tedavi ve yönlendirme alanına girer. Bu tür yakınmaları olan hastalar ağrı bilim dalı tarafından detaylı araştırılmaya ve çözümlenmeye gereksinim duyarlar.”


Algoloji uzmanı ya da Algolog kime denir?

“Algolog olabilmek için; tıp fakültesini bitirdikten sonra anestezi­yoloji, nöroloji ve fizik tedavi ana bilim dallarından birinde uzmanlık eğitimi almış hekimlerin, iki yıllık ‘algoloji’ yan dal uzmanlık eğitimini tamamlamış olması gerekmektedir. Ancak birçok tıp branşında olduğu gibi algolojide de yan dal uzmanlık belgesini almak bu deneyimi kazan­mış olmak anlamına gelmez. Uzmanlık eğitimi sonrası Türk Algoloji (Ağrı) Derneği’nin hazırlamış olduğu geliştirici eğitim toplantılarına katılarak bilgi, beceri ve deneyimlerini arttırmalıdırlar.

Ağrı Kliniği (Algoloji)

Ağrı ve ağrılı hastalarla, Algoloji'nin yanı sıra, Ortopedi & Travmatoloji, Omurga Cerrahisi, Nöroloji, Nöroşirurji, Fizik Tedavi & Rehabilitasyon, Romatoloji gibi birçok tıp dalı da ilgilenmektedir.

Algoloji Birimi'nin bu dallardan temel farkı, sadece ağrılı hasta ile, özellikle de kronik ağrı adı verilen uzun süreli ağrılarla ilgilenmesi ve diğer branşlarla işbirliği içinde kronik ağrının tedavisini sağlamasıdır.

“Algoloji, kansere bağlı ağrıların ve kanser dışı kronik ağrıların tanı ve tedavileriyle ilgilenir. Kanser ağrılarına, kanser hastalığını geçirmiş, iyileşmiş ama buna rağmen kanser tedavisine bağlı ikincil ağrıları olan hastalar da dahildir. Örneğin kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarının yarattığı yaygın yanma, sızlama, acıma şeklinde ortaya çı­kan ‘nöropatik ağrılar’ bu gruba girer. Bir diğer örnek ise radyoterapi tedavisinden kaynaklanan sinir dokusu hasarlarına bağlı ağrılardır. Bu gruba giren hastalarda yanıcı, elektrik çarpması veya karıncalanma şeklindeki nöropatik ağrılar olur. Hastalardaki ilerleyici aktif kanser sırasında ortaya çıkan şiddetli ağrılar da gene algolojinin ileri düzey tedavisini gerektirir.

Akut ya da ivedi ağrı; vücudun bir yerinde ortaya çıkan bir bozukluğun alarmı ve habercisidir. Kronik ağrı ise hastalıktır.

Algoloji biliminin amacı, kronik ağrı nedeni ile kişinin kaybettiği “Yaşam Kalitesi”ni geri kazandırmaktır.

Algolojinin Tedavi Ettiği Kanser Dışı Ağrılar

1. Baş ve yüz ağrıları

Migren ve benzeri damarsal başağrıları,Gerilim tipi başağrıları,Boyundaki yapılardan kaynaklanan başağrıları ,Trigeminal nevralji,Oksipital nevralji,Atipik yüz ağrıları,Çene eklemi fonksiyon bozuklukları ,Baş ve yüz kasları kaynaklı ağrılar

2. Boyun, omuz-kol ağrıları

Boyun fıtığıBoyun omur eklemi (faset eklem) ağrılarıKaslardaki tetik noktalara bağlı ağrılarBoyun bölgesi yumuşak dokuların zorlanması

3. Sırt ve gögüs ağrıları

Sırt kaslarının fonksiyon bozukluğu,Gögüs kaslarının fonksiyon bozukluğu,Kaburga sinirlerinin sıkışmasına bağlı ağrılar,Gögüs içi organ ağrılarının yansıması

4. Karın ve kasık ağrıları

 Karın kaslarının ağrılı noktaları ,Sinirlerin karın kasları içinde sıkışması,Sırt ve bel ağrılarının yansıması ,Karın içi organ ağrılarının yansıması

5. Bel ve bacak ağrıları

 Bel fıtığı,Bel omur eklemi (faset eklem) ağrıları,Sakroiliak eklem ağrıları,Diz ve kalça eklem sorunlarına bağlı ağrılar,Myofasyal ağrı sendromu,Siyatik ve femoral sinir sıkışmaları,Enjeksiyona bağlı sinir yaralanması (yanlış iğne yapılmasına bağlı)

6. Damar tıkanıklığına bağlı ağrılar

Şeker hastalığına bağlı,Sigaraya bağlı (Buerger hastalığı),Damar yetmezliklerine bağlı

7. Şeker hastalığına bağlı nöropatik ağrılar

8. Zona hastalığına bağlı gelişen nevraljik ağrılar9. Fantom ağrıları

10. Sempatik sinir sistemi hastalıkları

 Ellerde ve ayaklarda aşırı terleme (Hiperhidrozis) ,Soğukta ellerde morarma ve sızlama (Reynoud hastalığı),Refleks sempatik distrofi

11. Kanser Ağrıları

12. Nedeni Bilinmeyen Ağrılar

13. ‘Fibromiyalji’ (yaygın kas kasılmasına bağlı ağrılar)

14. Yüzde elektrik çarpması gibi ortaya çıkan trigeminal nevralji ağrıları

15. Göğüs ağrısı

16. Nedeni bilinmeyen karın ağrısı

Ağrı Neden Kronikleşir?

Ağrının algısı, kronikleşmesi, tedaviye verilen yanıt kişiden kişiye farklılık gösterir. Kadınlarda başağrısı, erkeklerde ise belağrısı daha sık görülür. Kişinin geçmişinde yaşadığı, fiziksel, psikolojik, sosyal travmalar ve hikayeler ağrının şiddetini ve süresini etkiler. Örneğin çocukluğunda yaşanan bir bacak kırığı algısını uzun süre hisseden bir erişkinde, başka nedenli hastalıklara bağlı ağrılar daha şiddetli hissedilir. Kişinin sistemik hastalıklarının bulunması, şeker hastalığı ya da romatizmal hastalıklarda ağrının algısını arttırabilir.

AĞRI KLİNİĞİ NASIL OLMALI?

İdeal bir algoloji kliniği nasıl olmalıdır?

“İdeal bir algoloji kliniğinde hem poliklinik hizmetleri verilmeli, hem de yataklı klinik şartları bulunmalıdır. Girişimlerin uygulanacağı steril bir ameliyathane mutlaka olmalıdır. Bu steril ameliyathanede aktif çalışan bir anestezi cihazı, monitör ile acil şartlara uygun düzenek, radyolojik görüntüleme cihazı olan floroskopi gibi cihazlar yer alma­lıdır. Görüntüleme yani floroskopi olmadan girişimsel yöntemlerin yapılması hiçbir şekilde kabul edilmemektedir. Bununla birlikte cerrahi işlem sonrasındaki yakın dönemde bir komplikasyon geliştiğinde gece hastanın yatabileceği bir yataklı servis, bu servisi döndürecek hemşire ve bir personel gibi ekip olması, gereğinde bir nöbetçi doktorun bu­lunması ideal olandır.”

Tedavi Yöntemleri

Hekimlik mesleğinin ortaya çıkışından itibaren ağrının dindirilmesi hekimlerin temel amaçlarından biri olmuştur. Modern tıpta ağrı kesici ilaç kullanımı tedavide önemli bir yer tutar. Ancak burada önemli olan nokta ağrı kesici ilaçların kontrolsüz ve düzensiz bir şekilde kullanılmaması ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen Ağrı Kesici Kullanım İlkelerine uyulmasıdır. Bu ilkeler ağrı kesicilerin kullanım yolunu, dozunu, ağrı kesici ilaca başlama zamanını, ilaç kullanımı sırasında karşılaşılabilecek yan etkilerle başa çıkma yollarını belirler. Yapılan araştırmalarda tüm ağrı tiplerinin %90'ından fazlasının doğru ağrı kesici ilaç tedavisiyle kesilebileceği ortaya çıkarılmıştır. Ağrı kesici ilaçların etkili ve yeterli olmadığı durumlarda ise ağrının kaynağına göre fizik tedavi yöntemleri, cerrahi operasyonlar veya girişimsel ağrı tedavisi yöntemleri uygulanır. Bu noktada doğru yaklaşım hastaya en uygun tedavi yönteminin belirlenmesi ve zaman kaybetmeden hastanın doğru tedaviye ulaşmasının sağlanmasıdır.

Ağrı kliniklerinde ağrı tedavisi için kullanılan başlıca yöntemler ilaç tedavileri ve girişimsel ağrı tedavisi yöntemleridir. Kronik ağrının ele alınması ve tedavisinin anesteziyoloji içindeki gelişiminin kaynağı girişimsel ağrı tedavisi yöntemleridir. Minimal invaziv yöntemler olarak tanımlanan bu girişimler tedavisi güç ağrılarda hastayı fazla bir zahmete sokmadan kolay ve etkin bir şekilde ağrının kesilmesini sağlamaya yöneliktir. Bu yöntemlerin başlıcaları sinir blokajlarıdır. Vücutta çeşitli tipte sinir lifleri bulunur. Bazı sinirler kasların hareketinden sorumluyken bazıları duyulardan bazıları ise ağrı iletiminden sorumludur. Ağrı hekiminin ilgi alanı bu ağrı sinirleridir. Örneğin, yüzde çok şiddetli elektrik çakması tarzında ağrı şikayetiyle kendini gösteren trigeminal nevraljide trigeminal sinire uygulanan blok işlemleri ile ağrının uzun süreli olarak (3-8 sene arası) ortadan kalkması sağlanır. Benzer şekilde bel ve boyun kireçlenmesine bağlı ağrılarda kireçlenen eklemlerin sinirlerine uygulanan blokla ağrı giderilir. Toplumda sık görülen bel ve boyun fıtıklarında uygulanan çeşitli enjeksiyonlar veya omurlar arasındaki diske uygulanan yöntemlerle fıtığın gerilemesi ve ağrının ortadan kalkması sağlanabilir.

Bu girişimsel yöntemler yaklaşık 30'45 dakika sürer, lokal (bölgesel) anestezi altında ve hasta hafif uyutularak (sedasyon) uygulanır. Bu nedenle hastalar ağrı ya da başka bir rahatsızlık hissetmezler. Enfeksiyondan korunmak amacıyla tüm işlemler, steril ameliyathane koşullarında ve tek kullanımlık malzeme ile yapılır. Girişimsel ağrı tedavisinde uygulanan yöntemlerin tümü görüntüleme yöntemlerinin kılavuzluğunda gerçekleştirilir.

Girişimsel yöntemler konusunda genel bilgiler

Girişimsel yöntemler adı verilen operasyon dışı ağrı tedavi yöntemleri genellikle iğne ya da iğne benzeri elektrotlar kullanılarak yapılır. Birkaçı dışında vücutta bir kesi oluşturulmadan gerçekleştirilen işlemlerdir.
İşlemler ameliyathane ortamında, sterilizasyon kurallarına uyularak ve bir kez kullanılıp atılan malzemeyle gerçekleştirilir. Bir hasta için kullanılan tüm malzemeler işlem sonunda tıbbi atıkların uzaklaştırılması ilkelerine uygun olarak atılır ve yeni bir hasta için tamamen yeni, kullanılmamış aletler açılır.

Hastalara işlem sırasında rahatsızlık hissetmemeleri için sakinleştirici ve ağrı kesici ilaçlar verilir. Bu genel anestezi (narkoz) değildir. Çoğu kez hastanın bilinci açık olduğu halde işlem sonrasında işleme dair bir rahatsızlık hatırlamaz.

Hastalar girişimler sırasında yaşamsal fonksiyonları (Kan basıncı, kalp atışları, kandaki oksijen oranı vs.) gösteren bir monitöre bağlanarak izlenirler.

Tüm girişimler radyolojik görüntüleme yöntemi kullanılarak yani girişimin yapıldığı bölge görülerek uygulanır. Bu, hem işlemin başarısı açısından hem de yan etkilerin ortadan kaldırılması açısından çok gereklidir.

Hastalar işlem sonrası birkaç saat gözlem altında tutulur. Bazı girişimlerden sonra ise bir gece hastanede tutulup ertesi gün evlerine gönderilirler.

Uygulanan Girişimsel Ağrı Tedavisi Yöntemleri Nelerdir ?

Epidural ve transforaminal enjeksiyon: Omurganın bel, boyun ve sırt bölümlerinden kaynaklanan fıtıklarda, fıtığın sinirlere bası oluşturarak ağrıya yol açtığı omurilik bölgesine çeşitli ilaçlar enjekte edilerek bası ortadan kaldırılıp ağrı tedavi edilir.

Radyofrekans termokoagülasyon: Yüksek frekanslı radyo dalgaları yardımıyla ısı oluşturularak ağrıyı ileten sinirlerin devre dışı bırakılması yöntemidir. Bu yöntemle ilgili özellikle vurgulanması gereken nokta, iletimi engellenen sinirlerin hareket sinirleri değil ağrıyı ileten duyu sinirleri olduğudur. Dolayısıyla, işlem sonrasında hastada herhangi bir hareket kısıtlanması oluşmaz, sadece ağrı ortadan kalkar. Nevraljiler (trigeminal sinir bloğu), zona ağrıları, kanser ağrıları, bel ve boyun eklemlerinin kireçlenmeleri (faset denervasyonu) kullanıldığı başlıca ağrılı hastalıklardır.

Epidural lizis: Bel veya boyun fıtığı ameliyatları sonrası ameliyat bölgesindeki sinirlerin çevresinde oluşan yapışıklıklar şiddetli ağrıya neden olabilir. Bu yapışıklıların oluşması cerrahın hatasına bağlı olmayıp tamamen hastanın bünyesi ile ilgilidir. Bu durumda omurga kanalına gitar teli inceliğinde özel bir sonda yerleştirilerek 2-3 gün süreyle özel ilaçların verilerek oluşan yapışıklıkların ortadan kaldırılmasına çalışılır.

Nörolitik bloklar: Kanser ağrılarında, nevraljilerde, geçmeyen hıçkırıkta sinirlerin ilaçlarla bloke edilmesi ve ağrı iletiminin engellenmesi yöntemidir.

Sempatik bloklar: Sempatik sinir sistemi insan vücudundaki istemsiz fonksiyonları kontrol eden ve ağrı iletiminde önemli rol oynayan bir sistemdir. Sempatik sinir iletimi uygun şekilde kesildiğinde hastanın ağrısı ortadan kalkar, ancak diğer fonksiyonlarında istenmeyen bir değişiklik görülmez. Nöropatik ağrı adı verilen şiddetli ağrı tiplerinde ve kanser ağrısında çeşitli sempatik bloklar uygulanır.

Morfin pompaları: Cilt altına yerleştirilen özel bir pompaya bağlı sondalar aracılığıyla omurilik kanalına morfin verilerek ağrını kesilmesi işlemidir. Çoğunlukla kanser ve damar tıkanıklarına bağlı ağrılarda uygulanır. Ağrıyı etkin bir şekilde kesmesinin yanı sıra bu yöntemin önemli bir avantajı düşük doz ilaç kullanımıdır.

Tetik nokta enjeksiyonu: Tetik noktalar kas dokusu içinde oluşan ve yayılan ağrıya neden olan bantlardır. Bu noktalar bulundukları bölgeye göre baş, boyun, omuz, sırt ve bel ağrılarına neden olurlar. Bu tip ağrılar bu tetik noktalara ilaç enjeksiyonu ile tedavi edilirler.

Nükleoplasti: Bel fıtıklarının çok büyük bir bölümü ameliyatsız tedavi edilebilmektedir. Nükleoplasti bu konuda tıp dünyasının ulaştığı en son noktalardan biridir. Bu işlemde hastanın fıtıklaşan diskine elektrot aracılığıyla girilir. Disk içine özel bir akım gönderilerek disk basıncının düşmesi ve fıtığın gerilemesi sağlanır.

Tanısal yöntemler: Bazı ağrılı hastalarda ağrının nedeninin saptanması zor olabilir. Bu durumlarda girişimsel yöntemlerle ağrının vücuttaki hangi sinirlerden kaynaklandığını saptamak mümkündür. Ağrının nedeninin anlaşılmadığı durumlarda olası sinir sistemi bölgesine görüntüleme yöntemlerinden yararlanılarak yerleştirilen sondalardan verilen ilaçlarla ağrıya yol açan kaynak saptanabilir.

Yaşam Kalitesi

Kronik ağrının en önemli zararlarından biri de kişinin yaşam kalitesini bozmasıdır. Yaşam kalitesi; insanların toplum içinde yaşadıkları kültür ve değer sistemlerinden beklentileri, standartları ve ilgi alanları ile bağlantılı olarak kendi durumlarını algılamalarıdır. Bu kavram; fiziksel ve ruhsal sağlık; aile ve iş yaşamı, ekonomik durum, eğitim düzeyi, bağımsız olarak fonksiyonlarını yerine getirebilme yeteneği, kendine güven, sosyal ilişkilerdeki başarı ve kendinden memnun olma hali ile özdeşleşir.

Kısacası; yaşam kalitesi kişinin kendinden beklentileri ile yaşadıkları arasındaki ilişki olarak da özetlenebilir. Bu ilişki kişiden kişiye farklılık gösterir. Bir hasta için yaşam kalitesinin bozulmamış olması "düzenli spor yapabilecek kadar ağrısız olmak" şeklinde ifade edilirken bir başka hasta için yardım almadan günlük işlerini yapabiliyor olmak olabilir. Ayrıca, aynı şiddette bir ağrı kimileri için hafif olarak algılanırken kimileri içinse dayanılmaz olarak nitelendirilebilir.

Ağrı subjektif bir duyudur, kişiye özgüdür. Ağrıyı değerlendirmek için en iyi yol hastanın ifadesine güvenmek ve hastanın ağrısını ciddiye almaktır. Çünkü ağrıyı çeken hastanın kendisidir ve bu ağrı hastanın yaşam kalitesinin bozulmasına yol açmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı ağrılı hasta değerlendirilirken her hastanın ağrısı kendine özgü olarak değerlendirilmeli ve buna göre yaklaşım belirlenmelidir.

Ağrı Polikliniği (Algoloji) Soru ve Cevaplar

Neresi Ağrıyorsa Oraya Özel Tedavi Mümkün mü?

Günümüzde girişimsel ağrı tedavisi yöntemleriyle ağrının algılanışından, taşınması ve işlenmesine kadar geçen süreçlere etki edilerek ağrılar dindirilebiliyor. Özellikle radyofrekans ve ozon uygulamalarıyla, bel fıtığı ağrıları, baş ve boyun ağrıları, ameliyat sonrası ağrılar ve kanser ağrıları tedavi edilebiliyor.

Hangi Ağrılar Nasıl Tedavi Ediliyor?

Ameliyat sonrası ağrılar çoğunlukla sinirlerin bulunduğu bel bölgesinden küçük dozda ağrı kesici uygulanarak tedavi edilebiliyor, Ayrıca ağrının hissedildiği merkeze ağrıyı taşıyan siniri etkisiz hale getirerek de ağrıları tedavi etmek mümkün.

Bel fıtığı ve omurga sistemindeki bozukluklardan kaynaklı ağrılar boyun ya da sırttaki sinirler üzerinde baskı ve yangı yaratarak ağrıya neden oluyor. Yangıyı gideren ilaçlar özel görüntüleme sistemleriyle ilgili sinir çevresine uygulanıyor. Omurga kemikleri arasında bulunan disklerin hacmini azaltan girişimler de yapılıyor. Kanser ve kanser dışı ağrılarda da aynı yöntemler uygulanabiliyor.

Ağrı Tedavisinde Uygulama Nasıl Gerçekleştiriliyor?

Uygulamalar, ameliyathane koşullarında, lokal anestezi altında yapılıyor. Ağrı tedavisi uygulanacak bölgeye gelişmiş görüntüleme sistemleri kullanılarak kateterle giriş yapılıyor. Ağrıyı taşıyan sinirler, radyofrekans uygulanarak kalıcı ya da geçici olarak uyutuluyor.

Ozon Tedavisinin Ağrı Üzerindeki Etkisi Nedir?

Ozonu pek çok tedavide uygulayabiliyoruz. Çünkü ozon antienflamatuar, yani kuvvetli ödem çözücü bir ajandır. Bu tedavide Oksijeni (O2) birtakım cihazlarla O3’e dönüştürüyoruz. Bu ödem çözücü gazı disk içine yani omurgalar arasındaki yastıkçıklara enjekte ediyoruz. Bu işlem o diski yaşlandırıp küçültmeye yarıyor. Böylece disk içi ozon uygulaması, diske bağlı bel ve boyun ağrılarında elimizde önemli bir araca dönüşüyor. Ayrıca bu uygulamayı seçmemizdeki nedenlerden biri de hiçbir yan etkisinin bulunmaması.

**Etiketler :ağrı polikliniği olan hastaneler,ağrı polikliniği neye bakar,ağrı merkezi ankara,algoloji bölümü olan hastaneler,algoloji nedir nasıl uygulanır,algoloji izmir,algoloji tedavisi yorumları,algoloji tedavisinin yan etkileri

Sağlıkla Kal .....
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap
Linkleri görebilmeniz için izniniz yok! Üye ol veya Giriş yap